Radyosyan ve Radyoaktivite

•RADYOAKTIVITE VE RADYOAKTIF MADDELERLE ÇALISAN KLINIKLERIN ÖZELLIKLERI /TEDBIRLER

•INSAN / RADYASYON ETKILERI
•RADYOAKTIF MATERYAL KULLANAN TIP CIHAZLARI / PRENSIPLERI VE YENI TEKNOLOJILER
•RIA
•RADYOTERAPI
•RADYOAKTIF MADDE ILE ÇALISANLARIN KORUNMA TEDBIRLERI / YASAL HAKLARI

RADYASYON VE RADYOAKTIVITE NEDIR?
Elementlerin kendi özelliklerini tasiyan en küçük parçalari olan atomlar,bir çekirdek ve etrafindaki yörüngelerde dönen elektronlardan meydana gelmis birimlerdir. Atomun çekirdek kismi,pozitif yüklü protonlar ve yüksüz olan nötronlari içerir. Pozitif yüklü protonlarin sayisi atom numarasini (Z) gösterirken,adina nükleon da denilen proton ve nötronlarin toplami atomun kütlesini (A=Atom agirligi)olusturur. Elektronlar bütün elementlerde ayni yapi ve kütle özelliginde oldugundan,degisik elementlerin atomlari arasindaki farklilik tamamen nükleon ve elektron sayilari ile bunlarin dizilislerinin bir sonucudur. Bir elementin,atom numarasi ayni ancak atom agirligi degisik olan çekirdeklerine izotop adi verilir. Bütün izotoplar ayni atom numarasina sahip olduklarindan kimyasal özellikler bakimindan birbirlerine benzerler. Izotoplarin radyoaktif sekillerine radyoizotop denir.
Kararli bir atomda,çekirdekteki pozitif yüklü protonlarin sayisi ile çekirdek çevresindeki yörüngelerde bulunan elektronlarin sayilari esittir. Böyle bir atomdan elektron koparildiginda yada elektron ilave edildiginde mevcut elektriksel yük dengesi bozulacak ve ilgili atom,pozitif(+) veya negatif(-) degerde yüklenerek iyon haline dönüsecektir. Atomda gelisen bu elektriksel yük degisikligine iyonizasyon adi verilir.
Atomlarin çekirdeklerini teskil eden nükleonlarin orani hafif elementlerde 1 iken,agir elementlere dogru gidildikçe nötronlar lehine artmaya baslar ve bir noktadan sonra çekirdek içindeki kararlilik tamamen bozulur. Radyonüklid adi verilen bu tür çekirdekler bol miktarda nükleonlari nedeniyle kararsizdirlar ve bünyelerindeki fazla enerjiyi radyasyon yayarak düzenlemeye çalisirlar. Iste çekirdeklerin gerek bu dogal yol gerekse disaridan verilen bir uyarimla bombardimani neticesinde suni olarak parçalanmasina radyoaktivite veya radyoaktif parçalanma adi verilmektedir

1800′lerin sonlarina dogru, Alman Fizikçisi Wilhelm Röntgen, bir elektron demetinin cama çarpiginda, yeni ve garip bir isinin olustugunu kesfetti. Bu isinlar bilinmeyen bir yapida olduklarindan, “x isinlari” olarak isimlendirildi. Bu kesiften iki ay sonra, Fransiz Fizikçi Henri Becquerel, degisik elementleri siyah foto grafik plakalarla sardigi bir deney yapti. Amaç bu elementlerin isin yayip yaymadiklari idi. Becquerel, uranyum gibi bir kaç elementin herhangi bir enerji girisi olmadan enerjili isinlar yaydiklarini buldu. Becquerel’in deneyinin anlami, bazi dogal olaylarin bazi elementlerin enerjili x isinlari yaymalarindan sorumlu olduklaridir. Bu da göstermektedir ki, bazi elementler natürel olarak kararsizdirlar. Çünkü bu elementler, degisik enerji çesitlerini kendiliklerinden salmaktadirlar. X isinlari gibi, enerjili parçaciklarin kararsiz atomlarin bozunumlarindan salinmalarina radyoaktivite denir. Bundan sonra Fransiz fizikçiler Pierre ve Marie Curie, radyoaktivite üzerine çok egilmislerdir. Uzun seneler süren çalismalar sonunda, radyoaktif olaylardan (radyasyon) olusan birkaç degisik parçacik sinifi tanimlamislardir. Benzer radyoaktif özellikleri bulunan diger elementler üzerinde çalismaya baslamislar ve 1898 yilinda radyumu kesfetmislerdir.
Radyasyon, dalga, parçacik veya foton olarak adlandirilan enerji paketleri ile yayilan enerjidir. Radyasyon, daima dogada var olan ve birlikte yasadigimiz bir olgudur. Radyo ve televizyon iletisimini olanakli kilan radyo dalgalari; tipta, endüstride kullanilan x-isinlari; günes isinlari; günlük hayatimizda aliskin oldugumuz radyasyon çesitleridir.
Radyasyon madde içinde sogurulan ve transfer edilen enerjidir. Nükleer bölünme sonucunda ortaya çikan bu enerji partiküler radyasyon ve elektromanyetik olmak üzere iki ana gruba ayrilmaktadir. Radyasyon maddesel ortamlarda yayilirken önüne çikan atomlarla veya moleküllerle çarpisir. Sayet radyasyon fotonu yeterli enerjiye sahip degilse çarptigi atomdan en az bir elektronunu kaybeden atom iyonlasir. Iste bunu gerçeklestirebilecek enerjiye sahip radyasyon,iyonlastirici radyasyon olarak adlandirilir ve radyasyon ailesinin yüksek enerjili grubunu olusturur. Iyonlasma yaratma yeteneginden yoksun radyasyonlar ise zayif enerjili radyasyonlar grubunda siniflandirilirlar.

PARTIKÜLER(KORPUSKÜLER) RADYASYON
Alfa( ) ve Beta() isinlari bu tür radyasyona örnektir. Yüklü taneciklerden ibaret olan bu iki örnekten  isinlari aslinda bir Helyum (He) atomudur. 2 proton,2 nötrondan olusur. Pozitif yüklüdür. Hizlari 15000-25000km/sn arasinda degisir. Delip geçtigi maddelerde kuvvetli bir iyonizasyona sebep olmaktadir.  isinlari ise negatif yüklü olup proton ve nötron ihtiva etmezler.  isinlari  isinlarina göre hem daha hizli hem de daha penetrandir. Hizlari 120000-299000 km/sn olup hemen hemen isik hizina yakindir. Gamma () isinlari ise kütlesi olmayan yüksek enerjili elektro manyetik bir dalga özelligindedir.

ELEKTROMANYETIK RADYASYON
Bir tür enerji yayilimi olan elektromanyetik radyasyon,manyetik ve elektriksel olmak üzere iki vektöriyel yöne sahip sinüzoidal bir dalga seklindedir. Yayilmalari sirasinda belirli bir ortama ihtiyaç göstermeyen ve yollari üzerinde bir cisme çarpmadiklari sürece enerjilerinden bir sey kaybetmeyen elektromanyetik dalgalar boslukta yayilimlari sirasinda ayni hiza sahiptir (300.000km/sn). Ancak elektromanyetik radyasyonlar yollari üzerinde bir cisimle çarpistiklarinda enerji transferi gerçeklesir ve çarpisma sonrasi ikinci bir elektromanyetik dalga olustugunda ,ikinci dalganin enerjisi birinciye göre farklilik gösterir. Bütün elektromanyetik dalgalar ayni hiza sahip olmakla beraber frekanslari ile dogru, dalga boylari ile ters orantili olan enerji seviyelerine göre bir spektruma sahiptirler. Bu dizilimde dalga boyu en yüksekten en düsüge yada enerji seviyesi en düsükten en yüksege dogru elektrik dalgalari > radyo dalgalari > mikro dalgalar> kizil ötesi(infrared) > görülebilir isik> mor ötesi(ultraviyole) >X-isinlari>gamma isinlari yer almaktadir. Spektrum içinde gamma isinlari,atomun çekirdeginden kaynaklanan radyasyona örnek teskil ederken,X-isini ile kizilötesi isik gruplar arasindaki atomun yörüngelerinden kaynaklanan radyasyonlara örnektir. X ve gamma isinlari iyonlastirici radyasyon olustururken spektrumdaki diger dalgalar iyonlasma yeteneginden yoksun zayif enerjili radyasyon etkisi yaratirlar.
RADYASYON ILE ILGILI BAZI KAVRAMLAR
Biyolojik dozun geleneksel birimi Roentgen Equivalent of man” sözcüklerinin bas harflerinden olusturulmus rem’dir. Rem,rad ile KF(Kalite Faktörü)’nün çarpimindan olusmaktadir. Rem’in Sl sistemdeki yeni birimi Sievert (Sv) olup Gray (Gy)’in KF ile çarpimindan elde edilmektedir. Yani Sv=1xGy (Sv=Gy) yada rem=1xrad (rem=rad)’tir. Bu birimlerin birlikte dönüsümü ise 1Sv=100 rem veya 10Sv=1 m rem seklindedir.
RADYASYONUN ZARARLI ETKILERI
Ömrü 250 bin yil ile 34 milyon yil arasinda degisen Plütonyum, Trityum, Iyot 129 ve Sezyum 137 gibi radyoaktif elementler tipki Kobalt 60 gibi nükleer reaktörlerin çalismasi sirasinda nükleer atik olarak ortaya çikar. Hepsinin ortak özelligi yaydiklari isinlarla üreme hücrelerinde, kromozomlarda kusaklar boyu süren genetik yikimlara, sakatliklara ve basta kanser olmak üzere birçok hastaliga yol açmalaridir.
Radyasyonun canlilar üzerindeki zararli etkilerinin bilinmedigi yillarda,bu islerle ugrasanlarin yada radyasyona maruz kalanlarin ellerinde ülserasyonlarin,vücutlarinda geçmeyen yaralarin olustugunun görülmesi,cilt kanserleri ve hematopoetik sistem bozukluklari ile karsilastirilmasi ve iyonize radyasyonun insan sagligina zararli etkilerinin olabileceginin anlasilmasi üzerine radyasyondan korunmak amaciyla Uluslar arasi Radyasyondan Korunma Komitesi olusturulmustur. 1928 yilinda faaliyete geçen bu komite,1950 yilinda Radyolojik Korunmada Uluslar arasi Komisyon (ICRP) adi altinda yeniden sekillendirilerek günümüze kadar gelmistir. Bu komisyonun yaptigi çalismalar neticesinde teshis ve tedavi amaçli radyasyonun deterministik ve stokastik etkilere yol açtigi;bu türden zararli etkilerin olusmasi için kisa veya uzun süreli bir latent periyodun geçmesi gerektigi belirtilmistir. Ayrica radyasyonun,vücudun her doku veya organi üzerinde farkli tesirler yarattigi ve radyasyonun zararli etkilerinin vücudun tümü veya bir bölümünün isinlanmasina göre de degiskenlik gösterdigi ifade edilmistir. Radyasyonun canli dokular üzerindeki etkileri erken ve geç dönem etkiler olmak üzere iki ana baslik altinda toplanmaktadir.

Related posts

Etiketler:,

Korku Oyunları

Komik Videolar

Aşk Şiirleri