Doğal Afet Etkisi

Öldüren sıcaklar… Milyonlarca insanı evsiz bırakan seller… Art arda gelen depremler… Eriyen buzullar… Dünyayı etkisi altına alan kasırgalar…Küresel ısınma artık bilimsel bir kehanet olmaktan çıkıp dünyamızı tehdit eden önemli bir gerçek haline geldi.

Geçtiğimiz yıl yaz aylarında Paris’in hastanelerindeki morglar sıcaklardan ölen insanların cesetleriyle dolup taşmıştı. Aynı aylarda Londra son yüzyılın en sıcak yazını yaşamışt. Dünyanın çeşitli coğrafyalarında depremler, kasırgalar ve sel felaketleri haberlerinin ardı arkası kesilmedi. Bu yıl yine aynı haberlerle sarsılıyoruz. İngiltere’nin güneyinde meydana gelen aşırı yağışlar nedeniyle meydana gelen sellerde evler ve işyerlerini su basarken, birçok aile günlerce sokakta kaldı. Türkiye’de de aşırı yağışlar nedeniyle seller oluştu ve insanlar öldü. Japonya’da peşpeşe meydana gelen depremlerin ardında büyük bir tayfunla sarsıldı. Amerika’nın Florida kıyılarını vuran kasırga, kısa bir süre sonra Jamaika ve Küba’yı silip süpürdü. Yine tüm bu felaketlerde onlarca insan hayatını kaybetti, binlerce insan evsiz kaldı.

Küresel ısınmanın ne olduğunu artık herkes biliyor.

İnsan tarafından atmosfere verilen gazların sera etkisi yaratması sonucunda dünya yüzeyinde sıcaklığın artmasına küresel ısınma deniyor. Sera etkisinin artması, atmosferin üst bölümünün yani stratosferin soğumasına, alttaki troposferin ise ısınmasına yol açıyor. Sera etkisi, dünyanın yeterince sıcak olmasını sağlıyor. Ancak bazı bilim adamları, insan tarafından fazla miktarda sera gazının atmosfere verilmesinin bu karmaşık dengeyi zedelediği ve küresel ısınmaya neden olduğu görüşünde.

Dünyanın en önde gelen biliminsanları küresel ısınmayı tamamen durdurmak için artık çok geç olduğu konusunda hemfikir. Stanford Üniversitesi Çevre Bilimleri Merkezi’nin yöneticisi Stephen Schneider “Korbondioksit emisyonunu yarın tamamen durdurduğumuzu varsaysak bile şimdiye kadar atmosfere yolladığımız gazlar ısınmanın en az 150 yıl daha sürmesine sebep olacak” diye görüş belirtiyor.

Küresel ısınmanın etkilerini azaltmak için çok katı politikaların uygulanması ve özellikle de ABD’nin tam katılımının sağlanması gerekiyor. Çünkü ABD dünyadaki karbondioksit emisyonunun dörtte birine neden oluyor. The Observer gazetesi tarafından ele geçirilen ve ABD çevre uzmanlarının hazırlamış olduğu raporun, çevre sorunlarına duyarsız politikalarıyla tanınan Bush yönetimini zor duruma sokacağı belirtiliyor. Nitekim Bush, Mart 2001′de, küresel ısınmaya yol açan gazların emisyonunun 10 yıl içinde yüzde 5.2 azaltılmasını öngören Kyoto Protokolü’nü imzalamayacağını açıklamış, bu gazların yüzde 36’sının emisyonundan sorumlu olan ülkesinin ekonomik çıkarlarını çevre sorunlarının önünde tutmayı yeğlemişti

Küresel ısınmayla mücadele için yakıt tüketimine sınırlamalar getirmek gerekiyor. Arabalar, gemiler, uçaklar küresel emisyonun üçte birine neden oluyor. Daha fazla doğal ormanlara ve daha az enerji tüketmeye ihtiyaç var. Yoksa “Yarından Sonra” filmini aratmayacak kötü sürprizlerle karşılaşmamız uzak değil.

Küresel ısınmanın meydana getirdiği , sadece can kaybı değil, dünya ekonomisine de olumsuz etkiler de bulunuyor. Britanya Sigortacılar Derneği (ABI) iklim değişiminin sigorta endüstrisi üzerindeki etkileri hakkında bir rapor yayımladı. Raporun sonuç noktası, iklim değişiminin etkilerinin şu anda bile hissediliyor olduğu ve toplumun giderek artan sıcaklık, fırtına ve sel risklerine karşı hazırlıklı olması gerektiğiydi. Doğal afetlerin neden olduğu finansal kayıplar son 40 yıl içinde yedi kat artarken, rapora göre hava felaketleri riski yılda yüzde 2′den yüzde 4′e yükseldi. Bu, küçük bir artış gibi görünebilir, ancak 2050′de Londra’yı vuracak büyük bir kıyı selinde, sadece sigorta tazminat taleplerinde 40 milyar pound fark demektir. ABI raporu, küresel ısınmayı yaz mevsiminin uzaması olarak görüp sevinme eğilimi gösterenlerin keyfini kaçıracak. Bu rapor aynı zamanda sıcaklık stresi, cilt kanseri, gıda zehirlenmesi, sıtma gibi egzotik hastalıklar ve kıtlık anlamına da geliyor.

Bilim adamları küresel ısınmayı yüzyılın en büyük güvenlik sorunu olarak gösteriyor. Terörden bile daha tehlikeli olduğu açık olan küresel ısınma sonucu olarak, geçen 30 yılda artmaya başlayan iklimsel değişiklikler, önümüzdeki yıllarda da hızlı bir artış gösterecek. Deniz seviyesindeki yükselme, buzullardaki erime devam ederken, şiddetli fırtınalar, hortum, sıcak hava dalgaları, sel gibi daha sık hale gelebilecek. Küresel ısınma dünyamızı tehdit ederken, dünyamızı yönetenler bu konuda hala sessizliğini korumayı sürdürüyor. İnsanlığın belki de günümüzdeki en büyük sorununu hala görmezden gelmeye devam ediyorlar.

Related posts

Etiketler:, , , , , , , ,

Korku Oyunları

Komik Videolar

Aşk Şiirleri