avrupa birliğinin kurumları ve işleyişi

AVRUPA BİRLİĞİ - TÜRKİYE İLİŞKİLERİ

Tarihsel Gelişim

2000
25 Şubat: Türkiye-AB Gümrük Birliği Ortak Komitesi 8 inci dönem toplantısı yapıldı.
11 Nisan: Türkiye-AB Ortaklık Konseyi’nin 39 uncu dönem toplantısı yapıldı.

1999
1 Ocak: ’nde Tek Para (Euro) uygulamasına geçildi.
18-19 Şubat: Türkiye-AB Karma Parlamento Komisyonu 44 üncü dönem toplantısı yapıldı
23 Şubat: Türkiye-AKÇT Ortak Komitesi’nin Çalışma Usullerinin kabul edildiği ilk toplantısı yapıldı.
26 Şubat: Türkiye-AB Gümrük Birliği Ortak Komitesi’nin 8 inci toplantısı yapıldı.
30 Mart: Türkiye-AB Ortaklık Komitesi 109 uncu dönem toplantısı yapıldı.
28 Mayıs: Türkiye-AB Gümrük İşbirliği Komitesi 23 üncü dönem toplantısı yapıldı.
8 Temmuz: Türkiye-AKÇT Ortak Komitesi’nin ikinci toplantısında Türkiye-AKÇT Serbest Ticaret Anlaşması’nın Menşe Protokolü’nde Türkiye’nin 1 Ocak 1999 tarihi itibariyle Pan-Avrupa Menşe Kümülasyonu Sistemi’ne dahil olması çerçevesinde gerekli değişiklikler yapıldı.
13 Ekim: AB Komisyonu tarafından hazırlanan ve AB’ne üyelik için belirlenmiş olan Kopenhag kriterleri ışığında kaydedilen gelişmelere ilişkin Komisyon görüşlerini içeren ikinci “İlerleme Raporu” yayımlandı.
11-12 Aralık: Helsinki’de gerçekleştirilen Avrupa Konseyi Zirve Toplantısında Türkiye’ye adaylık statüsü tanındı.
13 Aralık: Türkiye-AB Gümrük İşbirliği Komitesi 24 üncü dönem toplantısı yapıldı.

1998
1 Ocak : Türkiye ile AB arasında karşılıklı tarım tavizlerine ilişkin 1/98 sayılı Ortaklık Konseyi Kararı yürürlüğe girdi.
9-10 Şubat: Türkiye-AB Karma Parlamento Komisyonu 41 inci dönem toplantısı yapıldı.
16 Şubat: Gümrük Birliği Ortak Komitesi 7 nci dönem toplantısı yapıldı.
3 Mart: Türkiye-AB ilişkilerinin geliştirilmesine yönelik olarak AB Komisyonu tarafından hazırlanan”European Strategy for Turkey” başlıklı belge açıklandı.
20-22 Nisan: Türkiye-AB Karma Parlamento Komisyonu 42 nci dönem toplantısı yapıldı.
28 Mayıs: Türkiye-AB Gümrük İşbirliği Komitesi 21 inci dönem toplantısı yapıldı.
30 Haziran: Ortaklık Komitesi 108 inci dönem toplantısı yapıldı.
4 Kasım: AB Komisyonu tarafından hazırlanan ve AB’ne üyelik için belirlenmiş olan Kopenhag kriterleri ışığında kaydedilen gelişmelere ilişkin Komisyon görüşlerini içeren “İlerleme Raporu” yayımlandı.
9-10 Kasım: Türkiye-AB Karma Parlamento Komisyonu 43 üncü dönem toplantısı yapıldı.
15 Aralık: Türkiye-AB Gümrük İşbirliği Komitesi 22 nci dönem toplantısı yapıldı.

1997
20 Mart: Ortaklık Komitesi 106 inci dönem toplantısı yapıldı.
14-16 Nisan: Türkiye-AB Karma Parlamento Komisyonu 40 inci dönem toplantısı yapıldı.
24 Nisan: Ortaklık Komitesi 107 inci dönem toplantısı yapıldı.
29 Nisan: Ortaklık Konseyi’nin 38 uncu dönem toplantısı yapıldı.
30 Mayıs: Gümrük İşbirliği Komitesi’nin 19 uncu dönem toplantısı yapıldı.
23 Temmuz: Gümrük Birliği Ortak Komitesi 6 inci dönem toplantısı yapıldı.
12-13 Aralık: ’nin Lüksemburg’ta gerçekleştirdiği devlet ve hükümet başkanları zirvesi sonucunda Çek Cumhuriyeti, Slovak Cumhuriyeti, Macaristan, Polonya, Slovenya, Romanya, Bulgaristan, Litvanya, Letonya, Estonya ve Kıbrıs Rum Yönetimi tam üyelik için aday ülkeler olarak belirlenmiştir. Türkiye ise aday ülkeler arasında zikredilmemiş, tam üyeliğe ehil olduğu teyid edilmiştir.

1996
1 Ocak: Türkiye, AB ile entegrasyonunda 22 yil süren “Geçis Dönemi”ni 31 Aralık 1995 tarihinde tamamlayarak, 1.1.1996 tarihi itibariyle, tam üyelik sürecinde “Son Dönem”e, sanayi ürünlerinde ve işlenmiş tarım ürünlerinde sağlanan Gümrük Birliği ile girmiştir.
19 Şubat: Gümrük Birliği Ortak Komitesi 1 inci dönem toplantısı yapıldı.
25 Temmuz: Türkiye-AB AKÇT Anlaşması Brüksel’de imzalandı.
1 Ağustos: Türkiye-AB AKÇT Anlaşması TCRG’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.

1995
6 Mart: Türkiye ile AB arasında Gümrük Birliği’nin gerçekleştirilmesi ile ilgili ve Gümrük Birliği döneminde uygulanacak usul, esas ve süreleri belirleyen 1/95 ve 2/95 sayılı kararlar Ortaklık Konseyi’nin 36 nci dönem toplantısında kabul edildi.
30 Ekim: Ortaklık Konseyi, 1/95 sayili Gümrük Birliği Kararı çerçevesinde, Türkiye’nin Gümrük Birliği’nin iyi işlemesi için gerekli teknik koşulları yerine getirdiğini tesbit eden 37 nci toplantısını gerçekleştirdi.
13 Aralık: 1/95 Sayılı Türkiye-AB Ortaklık Konseyi Kararı Avrupa Parlamentosu tarafindan onaylandı (343 Kabul, 149 Red, 36 Çekimser).
21 Aralık: AB ile Türkiye arasinda, AKÇT ürünlerini kapsayan Serbest Ticaret Anlaşması parafe edildi.

1994
19 Aralık: Ortaklık Konseyi’nin 35 nci dönem toplantısı yapıldı.

1993
24-25 Şubat: 9 Kasım 1992 tarihli Ortaklık Konseyi’nde, Ortaklık Komitesi gözetimi altinda çalışması kararlaştırılan teknik komitelerden Gümrük Birliği Alt Komitesi toplantısı Brüksel’de yapıldı.
8 Kasım: Ortaklık Konseyi’nin 34 ncü dönem toplantısı yapıldı.

1992
21 Ocak: Türkiye - AT arasında bir Teknik İşbirliği Programı imzalandı.
9 Kasım: Türkiye - AT Ortaklık Konseyi’nin 33 ncü dönem toplantısı yapıldı.
3 Aralık: Türkiye - AT ilişkilerinin yürütülmesinde ortaya çıkan ticaret ve gümrüklerle ilgili teknik sorunların çözümü için kurulmuş olan ve 12 Kasım 1982’den beri toplanamayan Gümrük İşbirliği Komitesi, 10 ncu dönem toplantısını gerçekleştirdi.

1991
30 Eylül: Ortaklık Konseyi 1986 yılından sonra ilk kez toplandı.

1990
6 Haziran: Topluluklar Komisyonu, Türkiye ile her alanda iibirliğinin başlatılması ve hızlandırılması konusundaki önlemleri içeren bir “İşbirliği Paketi”ni hazırlayarak Konsey’in oluruna sundu.

1989
18 Aralık: AT Komisyonu, Türkiye’nin tam üyelik başvurusu konusundaki “Görüş” ünde (Avis), Topluluğun, kendi iç pazarını tamamlayabilme sürecinden önce (1992) yeni bir üyeyi kabul edemeyeceği ve Türkiye’nin katılmadan önce, ekonomik, sosyal ve siyasal alanda gelişmesine ihtiyaç duyulduğu hususlarına yer verdi.

1988
7 Kasım: Türkiye -AET arasındaki ticari ve iktisadi sorunların ele alınması amacıyla oluşturulan Ad- Hoc Komite, birinci toplantısını gerçekleştirdi.
20-21 Aralık: Ad-Hoc Komite ikinci kez toplandı ve Türkiye, 1978 yılında askıya aldığı yükümlülüklerini yerine getirmek üzere, hızlandırımış bir takvimi Topluluğa verdi ve bu takvime işlerlik kazandırdı.

1987
14 Nisan: Türkiye, AT’ye, Roma Antlaşması’nın 237nci,AKÇT Antlaşması’nın 98inci ve EURATOM Antlaşması’nın 205 nci maddelerine istinaden tam üye olmak üzere müracaat etti.
27 Nisan: Türkiye’nin tam üyelik talebi Topluluk Bakanlar Konseyi tarafından incelenmek üzere Komisyon’a havale edildi.

1986
16 Eylül: Türkiye - AET Ortaklık Konseyi toplandı. Böylece 12 Eylül 1980 tarihinden itibaren dondurulmuş bulunan Türkiye-AET ilişkilerinin canlandırılması süreci başladı.

1982
22 Ocak: Avrupa Topluluğu, Türkiye ile ilişkilerini dondurma kararı almıştır.

1980
30 Haziran: Ortaklık Konseyi tarım ürünlerinin tamamına yakın bir kısmında Türkiye’ye uygulanan gümrük vergilerinin 1987 yılına kadar sıfıra indirilmesini kararlaştırdı. (1/80 sayılı Karar)

1978
4-11 Ekim: Türkiye, Dördüncü Beş Yıllık Plan süresince yükümlülüklerinin dondurulması ve aynı dönem için yaklaşık 8 milyar dolarlık yardım yapılması talebinde bulundu.
30 Ekim: III. Mali Protokol’ün onay işlemleri tamamlandı.

1977
12 Mayıs: III. Mali Protokol Brüksel’de imzalandı.
1 Temmuz: Topluluk tarafindan Türkiye’ye tanınan yeni tarım tavizleri yürürlüğe kondu.

1976
1 Ocak: Türkiye, Katma Protokol’den kaynaklanan yükümlülüğünü yerine getirerek ikinci gümrük indirimi ve konsolide liberasyon listesi uyumunu gerçekleştirdi.

1974
1 Ocak: Tamamlayıcı Protokol ile ilgili geçici anlaşma yürürlüğe kondu.

1973
1 Ocak: Katma Protokol yürürlüğe girdi. Birinci gümrük indirimi ve konsolide liberasyon listesi uyumu yapıldı.
21 Mayıs: Türkiye - AET genişleme görüşmeleri mutabakat ile sonuçlandı.
30 Haziran: I. Genişleme Anlaşması (Tamamlayıcı Protokol) Ankara’da imzalandı.

1972
13 Ocak: Ortaklık Anlaşması’nın Topluluğa katılacak yeni ülkelerce de kabulünü sağlayacak Türkiye - AET müzakereleri başladı.
20 Temmuz: Ortaklık Konseyi, 1.9.1972 tarihinde sona erecek olan “Geçici Anlaşma” süresini yıl sonuna kadar uzattı.

1971
5 Temmuz: Katma Protokol, TBMM’de 69’a karşı 149 oyla kabul edildi.
22 Temmuz: Senato, Katma Protokolü kabul etti.
1 Eylül: Katma Protokol’ün ticari hükümleri “Geçici Anlaşma” ile yürürlüğe konuldu.

1970
26 Ekim: İlk Gümrük İşbirliği Komitesi toplantısı yapıldı.
19 Kasım: Ortaklık Konseyi’nde Katma Protokol metni kabul edildi.
23 Kasım: Katma Protokol Brüksel’de imzalandı.
23 Kasım: II. Mali Protokol imzalandı.

1968
9 Aralık: Katma Protokol görüşmeleri başladı.

1966
16-17 Mayıs: Birinci Türkiye-AET Karma Parlamento Komisyonu Brüksel’de toplandı.

1964
1 Aralık: Türkiye-AET Ankara Anlaşması yürürlüğe girdi. Birinci Ortaklık Konseyi toplantısı yapıldı.

1963
12 Eylül: Türkiye ile AET’yi Gümrük Birliğine götürecek ve tam üyeliği sağlayacak olan Ortaklık Anlaşması (Ankara Anlaşması) imzalandı.
12 Eylül: I. Mali Protokol imzalandı.

1959
31 Temmuz: Türkiye, AET’ye ortaklık için başvurdu.
11 Eylül: AET Bakanlar Konseyi, Ankara ve Atina’nın Ortaklık başvurularını kabul etti.
28-30 Eylül: Avrupa Toplulukları Komisyonu ile Türkiye arasındaki ilk hazırlık görüşmesi yapıldı.

Ankara Anlaşması
Türkiye ile Avrupa Ekonomik Topluluğu
Arasında bir Ortaklık Yaratan Anlaşma
(12 Eylül 1963)
BAŞLANGIÇ
Bir yandan,
Türkiye Cumhurbaşkanı,

Öte yandan,
Majeste Belçika Kralı,
Federal Almanya Cumhurbaşkanı,
Fransa Cumhurbaşkanı,
İtalya Cumhurbaşkanı,
Altes Ruayal Lüksemburg Büyük Düşesi,
Majeste Hollanda Kraliçesi,
ve Avrupa Ekonomik Topluluğu Konseyi,
Türk halkı ile Avrupa Ekonomik Topluluğu içinde bir araya gelmiş halklar arasında gittikçe daha sıkı bağlar kurmaya AZİMLİ OLARAK;
Türkiye ve Avrupa Ekonomik Topluluğu’ndaki yaşama şartlarının, hızlandırılmış bir ekonomi ilerleyişi ve uyumlu bir alış veriş genişlemesi ile devamlı olarak iyileşmesini, böylece Türkiye ekonomisi ile Topluluk üyesi Devletlerin ekonomileri arasındaki arayı azaltmayı sağlamaya KARARLI OLARAK;
Türk ekonomisinin kalkınmasının ortaya koyduğu özel sorunları ve belli bir sürede Türkiye’ye bir ekonomik yardım yapılması gerekliliğini GÖZÖNÜNDE BULUNDURARAK;
Türk halkının yaşama seviyesini iyileştirme çabasına, Avrupa Ekonomik Topluluğu’nun getireceği desteğin, ileride Türkiye’nin Topluluğa katılmasını kolaylaştıracağını KABUL EDEREK;
Avrupa Ekonomik Topluluğunu kuran Antlaşma’nın esindiği ülküyü birlikte izliyerek, barış ve hürriyet güvencesini pekleştirmeye AZMEDEREK;
Avrupa Ekonomik Topluluğu’nu kuran Antlaşma’nın 238. maddesi uyarınca Türkiye ile Avrupa Ekonomik Topluluğu arasında ortaklık yaratan bir anlaşma aktini KARARLAŞTIRMIŞLAR ve bunun için
TÜRKİYE CUMHURBAŞKANI:
Dışişleri Bakanı Bay Feridun Cemal ERKİN’i

MAJESTE BELÇİKA KRALI:
Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Bay Paul Henri SPAAK’ı

FEDERAL ALMANYA CUMHURBAŞKANI
Dışişleri Bakanı Bay Gerhard SCHROEDER’i

FRANSA CUMHURBAŞKANI:
Dışişleri Bakanı Bay Maurce COUVE de MURVILLE’i

İTALYA CUMHURBAŞKANI:
Hazine Bakanı Bay Emilio COLOUMBO’yu

ALTES RUAYAL LÜKSEMBURG BÜYÜK DÜŞESİ:
Hükümet Başkan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Bay Eugène SCHAUS’u

MAJESTE HOLANDA KRALİÇESİ:
Dışişleri Bakanı Bay Joseph M. A. H. LUNS’u ve
AVRUPA EKONOMİK TOPLULUĞU KONSEYİ:
Avrupa Ekonomik Topluluğu Konseyinin şimdiki Başkanı ve Hollanda Dışişleri Bakanı Bay Joseph M. A. H. LUNS’u
tam yetki ile atamışlardır. Adları geçenler, yetki belgelerinin karşılıklı olarak verilmesinden ve bunların usul ve şekil bakımından uygunluklarının anlaşılmasından sonra, aşağıdaki hükümler üzerinde uyuşmuşlardır;
KISIM: I
İlkeler
Madde - 1.
Bu Antlaşma ile Türkiye ile Avrupa Ekonomik Topluluğu arasında bir Ortaklık kurulmuştur.
Madde - 2.
1. Anlaşma’nın amacı, Türkiye ekonomisinin hızlandırılmış kalkınmasını ve Türk halkının çalıştırılma seviyesinin ve yaşama şartlarının yükseltilmesini sağlama gereğini tümü ile gözönünde bulundurarak, Taraflar arasındaki ticari ve ekonomik ilişkileri aralıksız ve dengeli olarak güçlendirmeyi teşvik etmektir.
2. Yukarıdaki fıkrada belirtilen amaçların gerçekleştirilmesi için 3, 4 ve 5. maddelerde gösterilen şartlara ve usullere göre bir gümrük birliğinin gittikçe gelişen şekilde kurulması öngörülmüştür.
3. Ortaklığın:
a) Bir hazırlık dönemi,
b) Bir geçiş dönemi,
c) Bir son dönemi,
vardır.
Madde - 3.
1. Hazırlık döneminde Türkiye, geçiş dönemi ve son dönem boyunca kendisine düşecek yükümlülükleri üstlenebilmek için, Topluluğun yardımı ile ekonomisini güçlendirir.
Bu hazırlık dönemine ve özellikle Topluluğun yardımına ilişkin uygulama usulleri, Anlaşma’ya ekli Geçici Protokol ile Mali Protokol’de belirtilmiştir.
2. Hazırlık döneminin süresi, Geçici Protokol’de öngörülen usullere uygun uzatma dışında, beş yıldır.
Geçiş dönemine, Geçici Protokol’ün 1. maddesinde öngörülen şartlara ve usullere uyularak geçilir.
Madde - 4.
1. Geçiş döneminde Akit Taraflar, karşılıklı ve dengeli yükümlülükler esası üzerinden:
- Türkiye ile Topluluk arasında bir gümrük birliğinin gittikçe gelişen şekilde yerleşmesini,
Ortaklığın iyi işlemesini sağlamak için Türkiye’nin ekonomik politikalarının Topluluğunkilere yaklaştırılmasını, bunun için de gerekli ortak eylemlerin geliştirilmesini sağlar.
2. Bu dönemin süresi, birlikte öngörülebilecek istisnalar saklı kalmak üzere, on iki yılı geçemez. Bu istisnalar, gümrük birliğinin makûl bir süre içinde kurulup tamamlanmasına engel olamaz.
Madde - 5.
Son dönem gümrük birliğinin dayanak ve Akit Tarafların ekonomi politikaları arasındaki koordinasyonun güçlendirilmesini gerektirir.
Madde - 6.
Ortaklık rejiminin uygulanmasını ve gittikçe gelişmesini sağlamak için Akit Taraflar, Anlaşma ile verilen görevlerin sınırları içinde eylemde bulunan bir Ortaklık Konseyi’nde toplanırlar.
Madde - 7.
Akit Taraflar, bu Anlaşma’dan doğan yükümlülüklerin yerine getirilmesini sağlayıcı her türlü genel ve özel tedbirleri alırlar.
Taraflar, Anlaşma hedeflerinin gerçekleştirilmesini tehlikeye düşürülebilecek her türlü tedbirden sakınırlar.
KISIM: II
Geçiş döneminin uygulanmaya konması
Madde - 8.
4. maddede anılan amaçların gerçekleşmesi için Ortaklık Konseyi, geçiş döneminin başlamasından önce ve Geçici Protokolün 1. maddesinde öngörülen usule göre, Topluluğu kuran Antlaşma’nın kavradığı ve gözönünde bulundurulması gereken alanlarla, özellikle bu kısımda gözetilenlere mahsus hükümlerin uygulama şartlarını, usullerini, sıra ve sürelerini yararlı görülecek her türlü korunma kurallarını tespit eder.
Madde - 9.
Akit Taraflar, Anlaşma’nın uygulanma alanında, 8. maddenin uygulanması ile ilgili olarak ortaya konabilecek özel hükümler saklı kalmak üzere, uyrukluk dolayısıyla uygulanan her türlü ayrımın, Topluluğu kuran Anlaşmanın 7. maddesinde anılan ilke uyarınca yasak olduğunu kabul ederler.

BÖLÜM: 1.
Gümrük Birliği
Madde - 10.
1. Anlaşma’nın 2. maddesinin 2. fıkrasında öngörülen gümrük birliği, mal alış verişlerinin tümünü kavrar.
2. Gümrük Birliği.
- Topluluk üyesi Devletlerle Türkiye arasında, ithalâtta olduğu gibi ihracatta gümrük vergileri ve eşit etkili resimlerin ve miktar kısıtlamalarının, milli üretime, Anlaşmanın hedeflerine aykırı bir koruma sağlamayı gözeten eşit etkili başka her türlü tedbirin yasaklanmasını;
- Türkiye’nin üçüncü memleketlerle ilişkilerinde Topluluğun Ortak Gümrük Tarifesi’nin kabulünü ve Toplulukça dış ticaret konusunda uygulanan sair mevzuata yaklaşmayı kapsar.
BÖLÜM: 2.
Tarım
Madde - 11.
1. Ortaklık rejimi, Topluluğun ortak tarım politikasını gözönünde bulunduran özel usullere göre, tarımı ve tarım ürünleri alış verişini de kavrar.
2. Tarım ürününden, Topluluğu kuran Antlaşma’nın II. Ekinin konusu olan ve sözü edilen Antlaşma’nın 38. maddesinin 3. fıkrası hükümlerinin uygulanması ile halen tamamlanmış bulunan listede sayılı ürünler anlaşılır.

BÖLÜM: 3.
Ekonomik nitelikteki sair hükümler
Madde - 12.
Akit Taraflar, aralarında serbest işçi akımını kademeli olarak gerçekleştirmek için, Topluluğu kuran Antlaşma’nın 48, 49 ve 50. maddelerinden esinlenmekte uyuşmuşlardır.
Madde - 13.
Akit Taraflar, yerleşme serbestliği kısıtlamalarını aralarında kaldırmak için, Topluluğu kuran Antlaşma’nın 52 ilâ 56. (Dahil) maddeleri ile 58. maddesinden esinlenmekte uyuşmuşlardır.
Madde - 14.
Akit Taraflar, hizmet edimi serbestliği kısıtlamalarını aralarında kaldırmak için, Topluluğu kuran Antlaşma’nın 55, 56 ve 58 ilâ 65. (Dahil) maddelerinden esinlenmekte uyuşmuşlardır.
Madde - 15.
Topluluğu kuran Antlaşma’nın ulaştırma ile ilgili hükümlerinin ve bunların uygulanması dolayısıyla girişilmiş olan tasarrufların Türkiye’ye teşmili şartları ve usulleri, Türkiye’nin coğrafya durumu gözönünde bulundurularak düzenlenir.
Madde - 16.
Akit Taraflar, Topluluğu kuran Antlaşma’nın üçüncü büyük bölümünün 1. kısmında yer alan rekabet, vergileme ve mevzuatın yaklaştırılması ile ilgili hükümlerde anılan ilkelerin, ortaklık ilişkilerinde uygulanması gerektiğini kabul ederler.
Madde - 17.
Anlaşma’ya Taraf olan her Devlet, ekonomisine, fiyat seviyesi kararlılığı içinde devamlı ve dengeli bir genişleme sağlarken, genel ödeme bilançosuna denge sağlamak ve parasına olan güveni devam ettirmek için gerekli ekonomi politikasını uygular.
Taraf Devlet, bu hedeflere ulaşmak için konjonktür politikası ve özellikle mali politika ve para politikası uygular.
Madde - 18.
Anlaşma’ya Taraf olan her Devlet, kambiyo kurları konusunda Ortaklık amaçlarının gerçekleştirilmesini sağlamaya elverişli bir politika uygular.
Madde - 19.
Türkiye ve Topluluk üyesi Devletler, Anlaşma’nın uygulanmasında mal, hizmet, sermaye ve kişi akımının aralarında serbestleştirildiği ölçüde, mal, hizmet ve sermaye alış verişlerine ilişkin ödeme veya transferlerle ücret ve sermaye transferlerinin, alacaklının veya faydalananların ikamet ettikleri memleket parasıyla yapılmasına müsaade ederler.
Madde - 20.
Akit Taraflar, Anlaşma amaçlarının gerçekleştirilmesine yarayan Türkiye ile Topluluk üyesi Devletler arasındaki sermaye hareketlerini kolaylaştırmak için aralarında danışırlar.
Akit Taraflar, Topluluk memleketlerinden gelen ve Türk ekonomisinin kalkınmasına yardımı olabilecek sermayelerin Türkiye’de yatırımını teşvik eden her çeşit aracı araştırmaya çabalarlar.
Her üye Devlet ülkesinde ikamet edenler, Türkiye’nin başka bir üye Devlete veya üçüncü bir memlekete tanıdığı bütün kolaylıklardan, özellikle yabancı sermaye eylemi ile ilgili kambiyo ve vergi konularındaki kolaylıklardan yararlanırlar.
Madde - 21.
Akit Taraflar, üçüncü memleketlerin ileride Topluluğa katılmaları veya ortak olmaları halleri de dahil olmak üzere, üçüncü memleketler karşısındaki ticaret politikalarının koordinasyonunu ve bu alandaki karşılıklı çıkarlarının korunmasını sağlamaya elverişli bir danışma usulünü hazırlama konusunda uyuşmuşlardır.
KISIM: III
Genel ve son hükümler
Madde - 22.
1. Anlaşma ile belirtilen amaçların gerçekleştirilmesi için, Anlaşma’nın öngördüğü hallerde Ortaklık Konseyi’nin karar yetkisi vardır. İki taraftan her biri, verilmiş kararların yerine getirilmesinin gerektirdiği tedbirleri almakla yükümlüdür. Ortaklık Konseyi yararlı tavsiyelerde de bulunabilir.
2. Ortaklık Konseyi, Anlaşma’nın hedeflerini gözönünde tutarak, ortaklık rejimi sonuçlarını belli aralıklarla inceler. Bununla beraber, hazırlık dönemi boyunca bu incelemeler bir görüş teatisi sınırları içinde kalır.
3. Geçiş döneminin başlaması ile, ortaklık rejiminin gerçekleşmesi yolunda, Anlaşma amaçlarından birine ulaşmak için, Akit Taraflar’ın bir ortak davranışı gerekli görüldüğü takdirde, Anlaşma bunun için gerekli davranış yetkisini öngörmese bile, Ortaklık Konseyi uygun kararları alır.
Madde - 23.
Ortaklık Konseyi’ni, bir yandan Türkiye Hükümeti’nden üyeler, öte yandan, Topluluk üyesi Devletler Hükümetleri’nden, Konseyi’nden ve Komisyonu’ndan üyeler meydana getirir.
Ortaklık Konseyi üyeleri, İçtüzüğün öngördüğü şartlarla kendilerini temsil ettirebilirler.
Ortaklık Konseyi, kararlarını oy birliği ile alır.
Madde - 24.
Ortaklık Konseyi başkanlığı, altışar aylık süreler için Türkiye ile Topluluk temsilcilerinden biri tarafından, sıra ile yapılır. İlk başkanlık süresi Ortaklık Konseyi kararı ile kısaltılabilir.
Ortaklık Konseyi İçtüzüğünü yapar.
Ortaklık Konseyi, görevlerinde kendisine yardım edebilecek her komiteyi ve özellikle Anlaşma’nın iyi yürütülmesi için gerekli işbirliği devamlılığını sağlayacak bir komite kurmaya karar verebilir.
Ortaklık Konseyi bu komitelerin görev ve yetkilerini belirtir.
Madde - 25.
1. Her Akit Taraf, Anlaşma’nın uygulama ve yorumu ile ilgili ve Türkiye’yi veya Topluluğu, Topluluk üyesi bir Devleti ilgilendiren her anlaşmazlığı Ortaklık Konseyine getirebilir.
2. Ortaklık Konseyi Anlaşmazlığı karar yolu ile çözebilir; keza, anlaşmazlığı Avrupa Toplulukları Adalet Divanı’na ve mevcut herhangi bir başka yargı merciine götürmeyi kararlaştırabilir.
3. Taraflardan her biri, kararın veya hükmün yerine getirilmesinin gerektirdiği tedbirleri almakla yükümlüdür.
4. Anlaşmazlık, işbu maddenin 2. fıkrasına göre çözülememiş ise, Akit Taraflar’ın geçiş dönemi ve son dönemde başvurabilecekleri tahkim ve sair yargı usulü yollarını, Anlaşma’nın 8. maddesi uyarınca Ortaklık Konseyi düzenler.
Madde - 26.
Anlaşma’nın hükümleri, Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu’nun yetki alanına giren maddelere uygulanmaz.
Madde - 27.
Ortaklık Konseyi, bir yandan Avrupa Parlamenter Asamblesi, Topluluğun Ekonomik ve Sosyal Komitesi ve öteki organları ile, öte yandan, Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Türkiye’nin yukarıdaki maddeleri karşılayan organları arasında işbirliğini ve temasları kolaylaştırmak için her türlü yararlı tedbiri alır.
Bununla beraber, hazırlık dönemi süresince, bu temaslar, yalnız Avrupa Parlamenter Asamblesi ile Türkiye Büyük Millet Meclisi arasındaki ilişkilerle sınırlanır.
Madde - 28.
Anlaşma’nın işleyişi, Topluluğu kuran Antlaşma’dan doğan yükümlerin tümünün Türkiye’ce üstlenebileceğini gösterdiğinde, Akit Taraflar, Türkiye’nin Topluluğa katılması olanağını incelerler.
Madde - 29.
1. Anlaşma bir yandan Türkiye Cumhuriyeti ülkesinde, öte yandan Belçika Krallığı, Federal Almanya Cumhuriyeti, Fransa Cumhuriyeti, İtalya Cumhuriyeti, Lüksemburg Büyük Dükalığı ve Hollanda Krallığının ülkelerinde uygulanır.
2. Genel Anlaşma, Topluluğu kuran Antlaşma’nın 227. maddesinin 2. fıkrasının 1. bendinde gözetilenleri karşılayan alanlar bakımından Fransız denizaşırı illerine de uygulanır.
Anlaşma’nın başka alanlarla ilgili hükümlerinin, sözü geçen illerde uygulanma şartları, Akit Taraflar arasında ileride varılacak anlaşma ile belirlenir.
Madde - 30.
Akit Taraflarca Anlaşma’ya eklenmesi uygun bulunan protokoller, Anlaşma’nın ayrılmaz parçalarıdır.
Madde - 31.
Anlaşma, imza eden Devletlerin kendi anayasa usullerine uyularak onaylanır; Topluluk yönünden Konseyce, Topluluğu kuran Antlaşma hükümleri uyarınca bir karar alınması ve bunun Akit Taraflar’a tebliği ile, geçerli olarak aktedilmiş olur.
Yukarıdaki fıkrada anılan akdin tasdik ve tebliğ belgeleri Brüksel’de karşılıklı olarak verilir.
Madde - 32.
Anlaşma, 31. maddede sözü geçen tasdik belgelerinin karşılıklı olarak verilmesi tarihini kovalayan ikinci ayın ilk günü yürürlüğe girer.
Madde - 33.
İşbu Anlaşma, her metin eşitlikle geçerli olmak üzere, Türk, Alman, Fransız, İtalyan ve Hollanda dilleri ile ikişer nüsha olarak yazılmıştır.
PROTOKOL NO. 1
GEÇİCİ PROTOKOL
Akit Taraflar,
Türk ekonomisi için, özellikle hazırlık döneminde, tütün, kuru üzüm, kuru incir ve fındık ihracatının önemine inanarak,
Ortaklık Anlaşmasının 3. maddesinde öngörülen Geçici Protokolü tesbit etmek isteğiyle,
Aşağıdaki hükümler üzerine uyuşmuşlardır:
Madde - 1.
1. Anlaşma’nın yürürlüğe girmesinden dört yıl sonra, Ortaklık Konseyi, Türkiye’nin ekonomik durumunu gözönünde bulundurarak, Anlaşmanın 4. maddesinde gözetilen geçiş döneminin gerçekleşme şartları, usulleri, sıra ve süreleri ile ilgili hükümlerin, bir Katma Protokol ile tespit edip edemeyeceğini inceler.
Katma Protokol Akit Taraflar’ca imzalanacak ve her birinde uyulması gereken anayasa usullerinin tamamlanmasından sonra yürürlüğe girecektir.
2. Beşinci yılın sonunda Katma Protokol tespit edilememiş ise, Ortaklık Konseyi’nde kararlaştırılarak ve 3 yılı geçmeyecek bir süreden sonra 1. fıkrada öngörülen usule yeniden başvurulur.
3. Bu protokol hükümleri, Katma Protokol yürürlüğe girinceye ve en geç onuncu yılın sonuna değin uygulanır.
Bununla beraber, Katma Protokol tespit edilmiş, fakat onuncu yıl sonunda yürürlüğe girememiş ise, Geçici Protokol en çok bir yıllık bir süre için uzatılır.
Not- 1.9.1971 tarihine kadar geçerli olan işbu Geçici Protokol yerine, 1.9.1971-31.12.1972 devresinde 7/2905 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile tasdik edilen Geçici Anlaşma kaim olmuş ve 1.1.1973 tarihinden itibaren de Katma Protokol yürürlüğe girmiştir.
Katma Protokol dokuzuncu yılın sonunda tespit edilemediği takdirde, Ortaklık Konseyi, hazırlık döneminin onuncu yılının bitiminden sonra uygulanacak rejimi kararlaştırır.
Madde - 2.
İşbu Protokolün yürürlüğe girişi ile birlikte Topluluk Üyesi Devletler, Türkiye kaynaklı ve Türkiye çıkışlı ithalatları için aşağıdaki yıllık tarife kontenjanlarını açarlar:
a) 24.01 - Ham ve mamul olmayan tütün: Tütün döküntülüri
Belç. - Lüks. Eko. Birl. 1.250 ton
Federal Almanya Cumhuriyeti 6.600 ”
Fransa 2.550 ”
İtalya 1.500 ”
Hollanda 600 ”
Bu tarife kontenjanlarının sınırı içinde her üye Devlet, Toplulukça 9 Temmuz 1961 tarihinde imzalanan Ortaklık Anlaşması çerçevesinde aynı ürünler ithalatına uyguladığına eşit bir gümrük vergisi uygular.
b) 08.04 - Yalnız kuru üzüm (İçinde 15 Kg. veya daha az mal bulunan ambalajlarla)
Belç. - Lüks. Eko. Birl. 3.250 ton
Federal Almanya Cumhuriyeti 9.750 ”
Fransa 2.800 ”
İtalya 7.700 ”
Hollanda 6.500 ”
Bu tarife kontenjanlarının sınırı içinde her üye Devlet, Toplulukça 9 Temmuz 1961 tarihinde imzalanan Ortaklık Anlaşması çerçevesinde aynı ürünler ithalatına uyguladığına eşit bir gümrük vergisi uygular.
c) 08.03 - Yalnız kuru incir (İçinde 15 Kg. veya daha az mal bulunan ambalajlarla)
Belç. - Lüks. Eko. Birl. 840 ton
Federal Almanya Cumhuriyeti 5.000 ”
Fransa 7.000 ”
Hollanda 160 ”
Bu tarife kontenjanları çerçevesinde Topluluk üyesi her Devlet, milli gümrük vergilerinin kuru incir için Ortak Gümrük Tarifesi’nde son yaklaşma anına kadar, Topluluğu kuran Antlaşma’nın 14. maddesinin 1. fıkrası anlamındaki esas vergiden, Topluluk üyesi Devletlerin kendi aralarında yaptıkları indirimlerin yarısının düşülmesi ile elde edilene eşit bir gümrük vergisi uygular.
Geçici Protokol hükümleri, Topluluk üyesi Devletler milli gümrük vergilerinin kuru incir Ortak Gümrük Tarifesine son yaklaşma anında yürürlükte bulunuyorsa, Topluluk, 3. madde hükümlerini gözönünde bulundurarak, yukarıdaki bent gereğince Türkiye’ye sağlananlara eşit ticari faydaların saklı tutulması için gerekli tarife tedbirlerini alır.
d) 08.05 - Dış ve iç kabukları çıkarılmış olanlar da dahil olmak üzere yaş veya kuru sert kabuklu meyvalar: Yalnız fındık
Belç. - Lüks. Eko. Birl. 540 ton
Federal Almanya Cumhuriyeti 14.500 ”
Fransa 1.250 ”
Hollanda 710 ”
Bu tarife kontenjanları çerçevesinde Topluluk Üyesi her Devlet %2,5 ad valorem gümrük vergisi uygular.
Bunun dışında, Topluluk Üyesi Devletler, Anlaşma’nın yürürlüğe girmesi ile birlikte bu ürün için, Topluluk içi gümrük vergilerinin tamamen kaldırılmasını ve Ortak Gümrük Tarifesi’nin tüm olarak uygulanmasını gerçekleştirirler.
Madde - 3.
2. maddede gösterilen ürünler için, Topluluk Üyesi Devletler milli gümrük vergilerinin Ortak Gümrük Tarifesi’ne son yaklaşmasından itibaren, Topluluk her yıl, Türkiye yararına o tarihte açılmış milli tarife kontenjanlarının tutarına eşit hacimde tarife kontenjanları açar. Bu usul Ortaklık Konseyi’nce ertesi takvim yılı için, 4. madde gereğince alınan kararlara zarar vermeksizin uygulanır.
Bununla beraber, fındık bakımından bu usul, ancak Topluluk Üyesi Devletler’in milli gümrük vergilerinin öteki üç ürünün tümü ile Ortak Gümrük Tarifesi’ne uyumu anında uygulanır.
Madde - 4.
Anlaşma’nın yürürlüğe girişini kovalayan ikinci yıldan başlayarak, Ortaklık Konseyi 2 ve 3. maddelerde gösterilen tarife kontenjanlarının hacmini artırmayı kararlaştırabilir. Ortaklık Konseyi’nin aksine kararı olmadıkça, bu artırmalar iktisap edilmiş olur. Her artırma, ancak ertesi takvim yılından başlayarak uygulanır.
Madde - 5.
Anlaşma’nın yürürlüğe girişi, takvim yılı başına rastlamaz ise, Topluluk Üyesi Devletler, Anlaşma’nın yürürlüğe girişinden, ertesi takvim yılının başına kadar ki süre için, bu sürenin beher ayı hesabıyla, 2. maddede anılan miktarların onikide birini karşılayan hacimde tarife kontenjanları açarlar.
Bununla beraber, Ortaklık Konseyi, Anlaşma yürürlüğe girer girmez, sözü geçen ürünler ihracatının mevsimlik niteliğini gözönünde tutarak, yukarıdaki bendin uygulanması ile elde edilen tarife kontenjanları hacimlerinin artırılmasını kararlaştırabilir.
Madde - 6.
Anlaşma’nın yürürlüğe girmesinden itibaren üçüncü yılın bitiminde Ortaklık Konseyi, 2. maddede gösterilenlerden başka ürünlerin Topluluk pazarında sürümünü teşvike elverişli tedbirleri kararlaştırabilir.
Madde - 7.
Tütün, fındık veya kuru incir için ortak tarım politikasının uygulanmaya konması ile birlikte, Topluluk, işbu Protokol gereğince Türkiye’ye sağlananlara eşit ihracat imkanlarını saklı tutmak üzere, bu ortak tarım politikası için öngörülen rejimi gözönünde bulundurarak, gerekebilecek tedbirleri alır.
Madde - 8.
İşbu Protokol’ün 2. maddesinde gösterilen ürünler için Toplulukça tarife kontenjanları açılması halinde, bu tarife kontenjanları çerçevesinde uygulanacak gümrük vergileri seviyesi bakımından, Türkiye’ye anlaşmaya taraf olmayan bir memleketten daha az elverişli bir işlem yapılamaz.
Madde - 9.
Türkiye, Topluluk Üyesi Devletlerden birine veya bir kaçına tanıdığı en elverişli işlemi üye Devletlerin hepsine teşmile gayret eder.
Madde - 10.
Her Akit Taraf, hazırlık dönemi ile birlikte, yerleşme hakkı, hizmet edimi, ulaştırma ve rekabetle ilgili her çeşit güçlükleri Ortaklık Konseyi’ne getirebilir. Ortaklık Konseyi gerekirse, bu güçlükleri gidermek için, Akit Taraflar’a her türlü yararlı tavsiyelerde bulunabilir.
Madde - 11.
İşbu Protokol Anlaşma’ya eklenmiştir.
PROTOKOL NO. 2
MALİ PROTOKOL
Akit Taraflar,
Ortaklık Anlaşması amaçlarının izlenmesini kolaylaştırmak için Türk ekonomisinin hızlandırılmış bir şekilde kalkınmasına faydalı olmak KAYGISIYLA,
aşağıdaki hükümler üzerinde UYUŞMUŞLARDIR:
Madde - 1.
Türk ekonomisinin verimliliğini artırmaya yardımcı, Anlaşma’nın amaçlarının gerçekleştirilmesine faydalı olan ve Türk kalkınma planı çerçevesinde yer alan yatırım projeleri için finansman işlemleri, Türk Devleti ile Türk teşebbüsleri tarafından, Avrupa Yatırımlar Bankası’na sunulabilir. Banka, bunların tabi tutulacağı işlemden müracaat sahiplerine bilgi verir.
Madde - 2.
Olumlu bir sonuca bağlanan istemler ödünçler vasıtasıyla finanse edilir. Bu ödünçlerin tutarı 175 milyon hesap birimine erişebilir ve Anlaşma’nın yürürlüğe girişini kovalayan beş yıl içinde bağlanabilir.
Madde - 3.
Finansman istemleri, Türk teşebbüslerinden geldiği zaman, ancak Türk Hükümeti’nin oluru ile olumlu sonuca bağlanabilir.
Madde - 4.
1 - Ödünçler, finansmanına ayrıldıkları projelerin ekonomik özelliklerine göre verilir.
2 - Özellikle kârlılığı uzun vadeli veya yazılı yatırımlara ilişkin ödünçler, indirilmiş faiz haddi, uzatılmış ödeme süresi, ödemesiz dönem gibi özel şartlar ve gereği halinde, bu ödünçlerin Türkiye tarafından ödenmesini kolaylaştırabilecek başka özel ödeme şartları ile donatılabilir.
3 - Bir ödünç, Türk Devleti’nin dışında bir teşebbüs veya topluluğa verildiği zaman, Türk Devleti’nin garantisine bağlanır.
Madde - 5.
1. Banka, bu ödünçlerin verilmesini, ihale veya teklif almalar düzenlenmesine bağlayabilir. Bu ihale veya teklif almalara katılma, Türkiye ve Topluluk Üyesi Devletler uyruklu her gerçek veya tüzel kişiye eşit rekabet şartları ile açıktır.
2. Ödünçler, kabul edilen yatırım projelerinin gerçekleşmesi için gerekli ithalat giderleri kadar iç giderlerin karşılanmasında da kullanılabilir.
3. Banka, fonların en rasyonel şekilde ve Anlaşma hedeflerine uygun olarak kullanılmasını gözetir.
Madde - 6.
Türkiye, bu ödünçlerden faydalanan borçluların, ödünçlerin ana para ve faizlerinin ödenmesinin gerektirdiği dövizleri edinmelerine imkan vermekle yükümlüdür.
Madde - 7.
Bazı projelerin gerçekleştirilmesi için bu Protokol çerçevesinde yapılacak yardım, özellikle üçüncü devletler, milletlerarası mali kuruluşlar veya Türkiye ya da Topluluk Üyesi Devletler kalkınma ve kredi müesseseleri ve resmi makamlarının dahil olacakları finansmanlara katılma şeklinde olabilir.
Madde - 8.
Anlaşma’da ve bu Protokol’de gösterilen şartlarla Türkiye’nin ekonomik ve sosyal kalkınmasına getirilen yardım, Türk Devletininkini tamamlayıcı bir çaba teşkil eder.
Madde - 9.
İşbu Protokol Anlaşma’ya eklenmiştir.
SON SENET
Bir yandan,
Türkiye Cumhurbaşkanı’nın ve
Öte yandan,
Majeste Belçika Kralının,
Federal Almanya Cumhurbaşkanı’nın,
Fransa Cumhurbaşkanı’nın,
İtalya Cumhurbaşkanı’nın
Altes Ruayal Lüksemburg Büyük Düşesi’nin,
Majeste Hollanda Kraliçesi’nin
ve Avrupa Ekonomik Topluluğu Konseyi’nin
Türkiye ile Avrupa Ekonomik Topluluğu arasında bir Ortaklık yaratan Anlaşma’nın imzası için
Ankara’da 12 Eylül 1963 gününde toplanan tam yetkili temsilcileri aşağıdaki metinleri tespit etmişlerdir:
Türkiye ile Avrupa Ekonomik Topluluğu arasında bir Ortaklık yaratan ANLAŞMA ile aşağıda sayılan protokolleri:

Protokol no. 1: Geçici Protokol
Protokol no. 2: Mali Protokol
Tam yetkili temsilciler bundan başka
Aşağıda sayılan ve işbu Senede ekli:
1. Geçici Protokol’ün 2. maddesi ile ilgili olarak kuru üzüme ilişkin niyet bildirisini;
2. Mali Protokol’ün 2. maddesinde sözü geçen hesap biriminin değerine ilişkin yorum bildirisini;
3. Ortaklık Anlaşmasında geçen “Akit Taraflar” deyiminin yorumu ile ilgili bildiriyi kabul etmişler;
Ve Federal Almanya Cumhuriyeti Hükümeti’nin aşağıda sayılan ve işbu Senede ekli bulunan bildirilerini not etmişlerdir:
1. Alman uyrukluların tanımı ile ilgili bildiri;
2. Anlaşma’nın Berlin’e uygulanmasına ilişkin bildiri.
Tam yetkili temsilciler işbu Senede ekli bildirilerin icabında Türkiye ile Avrupa Ekonomik Topluluğu arasında bir Ortaklık yaratan Anlaşma ile aynı şartlarda geçerliklerinin sağlanması için gerekli usullere tabi tutulacağı hususunda uyuşmuşlardır.
BUNUN BELGESİ OLARAK, aşağıda adları yazılı tam yetkili temsilciler işbu son Senedin altına imzalarını atmışlardır.

Ankara’da 12 Eylül 1963 gününde yapılmıştır.
Türkiye Cumhurbaşkanı adına:
Feridun Cemal ERKİN
Majeste Belçika Kralı adına:
Paul Henri SPAAK
Federal Almanya Cumhurbaşkanı adına:
Gerhard SCHROEDER
Fransa Cumhurbaşkanı adına:
Maurice COVUE de MURVİLLE
İtalya Cumhurbaşkanı adına:
Emillo COLOMBO
Altes Ruayal Lüksemburg Büyük Düşesi adına:
Eugène SCHAUS
Majeste Hollanda Kraliçesi adına:
Joseph M. A. H. LUNS
Avrupa Ekonomik Topluluğu Konseyi adına:
Joseph M. A. H. LUNS
Avrupa Ekonomik Topluluğu’nu kuran Antlaşma’da gereken usullerin yerine getirildiğinin, özellikle Avrupa Parlamenter Asamblesi’ne danışıldığının Öteki Akit Tarafa bildirilmesinden sonra ancak Topluluğu kesin olarak bağlayacağı ihtiyat kaydı ile
GEÇİCİ PROTOKOL’ÜN 2. MADDESİ İLE İLGİLİ OLARAK
KURU ÜZÜME İLİŞKİN NİYET BİLDİRİSİ
Topluluk, kuru üzüm için ortak bir pazar örgütü kurmayı tasarlamadığını bildirir.
MALİ PROTOKOL’ÜN 2. MADDESİNDE SÖZÜ GEÇEN
HESAP BİRİMİNİN DEĞERİNE İLİŞKİN YORUM
BİLDİRİSİ
Akit Taraflar aşağıdaki hususları bildirirler:
1. Mali Protokol’ün 2. maddesinde öngörülen tutarın açıklanmasında kullanılan hesap biriminin değeri 0.88 867 088 gram saf altındır.
2. 1. fıkrada tanımlanan hesap birimi bakımından Topluluk üyesi bir devletin para paritesi, bir hesap biriminin içindeki saf altının ağırlığı ile Milletlerarası Para Fonu’na bu para için bildirilmiş olan pariteye tekabül eden saf altın ağırlığı arasındaki orandır. Bildirilmiş bir paritesi yoksa veya cari işlemlerde Para Fonu’nun müsaade ettiği sınırın dışında pariteden uzaklaşan kur uygulaması varsa, paranın paritesine tekabül eden altın; dolaylı veya dolaysız olarak tamamlanmış ve altına çevrilebilen bir paranın Fon’a bildirilmiş paritesi esası ile, hesap gününde Üye Devlet’e, cari ödemeler için sözü edilen altına çevrilebilir paraya uygulanmakta olan kambiyo rayicine göre hesaplanır.
3. Yukarıdaki 1. fıkrada belirtilen hesap birimi Mali Protokol’ün uygulama süresince değişmeyecektir. Bununla beraber, uygulama süresinin bitiminden önce Milletlerarası Para Fonu’nca, Statülerinin 7. Kısmının 4. maddesi gereğince bütün paraların seyyanen altına olan paritelerinin aynı oranda değişmesi kararlaştırılırsa, hesap biriminin saf altın ağırlığı bu ayarlamanın ters fonksiyonuna göre değiştirilecektir.
Topluluk Üyesi Devletler’den birinin veya bir kaçının, Milletlerarası Para Fonu’nun yukarıdaki bendde öngörülen kararını uygulamaması halinde hesap biriminin saf altın ağırlığı, Milletlerarası Para Fonu’nca kararlaştırılmış ayarlamanın ters fonksiyonuna göre değiştirilecektir. Ancak, Avrupa Ekonomik Topluluğu Konseyi böylece ortaya çıkan durumu inceleyecek ve Komisyonun önermesi üzerine ve Para Komitesi’nin görüşü alınarak gerekli tedbirleri mevsuf çoğunlukla kararlaştıracaktır.
ORTAKLIK ANLAŞMASI’NDA GEÇEN “Akit Taraflar”
DEYİMİNİN YORUMU İLE İLGİLİ BİLDİRİ
Akit Taraflar, Ortaklık Anlaşması’nın, metinde geçen “Akit Taraflar” deyimine, bir yandan Türkiye Cumhuriyeti, öte yandan, Topluluk ile Üye Devletler veya sadece, ya Üye Devletler ya da Topluluk anlamı verilmek suretiyle, yorumlanması hususunda anlaşmışlardır. Bu deyime her defasında verilecek anlam, Anlaşmanın bunları karşılayan hükümlerinden çıkarılacaktır. Bazı hallerde “Akit Taraflar” deyimi, Topluluğu kuran Antlaşma’nın geçiş dönemi süresince Üye Devletler, bu dönemin bitiminden sonra Topluluk anlamına gelebilecektir.
FEDERAL ALMANYA CUMHURİYETİ HÜKÜMETİ’NİN
BİLDİRİLERİ
1. Alman uyrukluların tanımı ile ilgili bildiri:
Federal Almanya Cumhuriyeti Temel Kanunu anlamında bütün Almanlar Federal Almanya Cumhuriyeti uyruğunda sayılır.
2. Anlaşma’nın Berlin’e uygulanmasına ilişkin bildiri:
Federal Almanya Cumhuriyeti Hükümeti’nce üç aylık bir süre içinde Akit Taraflar’a aksine bir bildiri de bulunmadıkça, Ortaklık Anlaşması Berlin Eyaletine de uygulanır.

TÜRKİYE’NİN SERBEST TİCARET ANLAŞMALARI

Türkiye’nin, üçüncü ülkelerle serbest ticaret anlaşmaları akdetmesinin temelleri esasen 1980 yılında başlayan ihracata dayalı büyüme stratejisi ile atılmıştır. Bu stratejinin dış ticaret politikası açısından en önemli hedefleri, yeni pazarlar bulmak ve ihracatı ürün bazında çeşitlendirmektir.
Diğer taraftan, aynı dönemde özellikle Avrupa’da önemli değişiklikler gerçekleşmiş ve SSCB’nin dağılması ertesinde kendilerine yeni bir ekonomik model arayan Merkezi ve Doğu Avrupa Ülkeleri (MDAÜ), dış ticaret politikalarında AB’ne yönelerek, bir dizi ticari hüküm ihtiva eden anlaşmalar imzalama yoluna gitmişlerdir. Bu anlaşmalarla, anılan ülkeler AB pazarına uygun koşullarla girme imkanına sahip olarak Türk malları ile rekabet şansını yakaladıkları gibi, AB’ye verilen tavizler, bu ülke pazarlarında Türk ürünlerinin rekabet şansını azaltan bir etki yaratmıştır.
Bu aşamada ihracata dayalı büyüme stratejisinin yeni bir ivmeye ihtiyaç duyduğu somut bir şekilde ortaya çıkmıştır. Bu amaca dönük olarak bilinen en uygun araç ise, GATT’ın XXIV’üncü maddesi kapsamında kurulacak “Serbest Ticaret Alanları” olmuştur. Esasen bu gelişmeler daha önceden tespit edilmiş ve EFTA ülkeleri ile serbest ticaret anlaşmaları imzalanmasına yönelik müzakereler 1990 yılında başlatılmış ve 1992 yılında anlaşmanın yürürlüğe girmesi ile sonuçlandırılmıştır. Aynı şekilde 1992 yılında Macaristan ve Çekoslovakya ile de müzakere süreci başlatılmıştır.
1996 yılına gelindiğinde ise, bir yandan yukarıda sayılan nedenler diğer yandan da AB ile gerçekleştirilen Gümrük Birliğinin taraflar arasında Ortak Ticaret Politikası uygulanmasını zorunlu kılması, AB’nin tercihli anlaşmalarından başlayarak üçüncü ülkelerle serbest ticaret anlaşması müzakerelerinin hızla ele alınmasını gerektirmiştir.
Zira, Türkiye-AB Gümrük Birliği’nde malların serbest dolaşımı ilkesi bulunduğundan, gümrük vergileri tahsil edilmek suretiyle ithal işlemleri tamamlanan tüm sanayi ürünleri taraflar arasında serbest ticarete konu olabilmektedir. Bu durum, tarafların üçüncü ülkeler ile tercihli ticaret rejimlerindeki farklılıklardan kaynaklanabilecek ticaret sapması tehlikesini gündeme getirmiştir.
Böyle bir ticaret sapmasının engellenmesi amacıyla, Gümrük Birliği’nin tamamlanmasına ilişkin 1/95 sayılı Ortaklık Konseyi Kararı’nın 16 ncı Maddesi ile, Türkiye’nin, bu Karar’ın yürürlüğe girmesini izleyen beş yıl içinde AB’nin tercihli ticaret anlaşmaları ve tek taraflı ticari tavizlerin tanındığı otonom rejimlerine uyum sağlaması öngörülmüştür. Türkiye’nin üstlenmekle yükümlü olduğu tercihli ticaret anlaşmaları ve otonom rejimler, Ortaklık Konseyi Kararı’nın 10 sayılı ekinde sayılmaktadır.
Bu çerçevede, Türkiye, AB’nin Ortak Ticaret Politikası’na paralel olarak EFTA’nın yanı sıra AB’nin Merkezi ve Doğu Avrupa Ülkeleri (MDAÜ) ile serbest ticaret anlaşmalarını tamamlamış ve ayrıca bölge içerisinde malların serbest dolaşımını sağlayan Pan-Avrupa Menşe Kümülasyonu Sistemi’ne 1 Ocak 1999 tarihi itibariyle taraf olmuştur. Böylece, Türkiye, AB’ne ilave olarak, tüketim eğilimi yüksek 120 milyon nüfuslu yeni bir pazara sahip olmuş ve bu ülkeler ile şimdiden derin bir ekonomik entegrasyon için altyapı oluşturulmuştur.
Ülkemiz, MDAÜ ile serbest ticaret anlaşmalarından sonra AB’nin Ortak Ticaret Politikasına uyum süreci içerisinde yeni bir aşamaya geçmiş ve Akdeniz ülkelerine doğru ticari açılım sürecini başlatmıştır. Büyük ölçüde Türkiye’nin Gümrük Birliği yükümlülükleri ile ortaya çıkan ancak yine Türkiye için önemli ticari potansiyel yaratacak olan bu süreç, AB’nin Yenileştirilmiş Akdeniz Politikası ve 1995 tarihli Barselona Deklarasyonu ile şekillendirilmektedir. Barselona Deklarasyonu, AB ve Akdeniz’e kıyısı olan 12 ülke (Türkiye, Fas, Tunus, Cezayir, Mısır, Ürdün, Filistin, İsrail, Lübnan, Suriye, Malta ve Kıbrıs) arasında 2010 yılına kadar tedricen bir serbest ticaret alanı kurmayı hedeflemektedir.
Avrupa-Akdeniz Serbest Ticaret Bölgesi, AB’nin MDAÜ ile genişleme stratejisine de bağlı olarak, 600 ila 800 milyon potansiyel tüketiciyi içeren, 30 ila 40 ülke arasında oluşturulacak dünyadaki en büyük serbest ticaret alanı olacaktır. Türkiye’nin her iki grup ülke ile anlaşmaları sanayi ürünlerinin serbest dolaşımını, tarım ürünleri ticaretinin karşılıklı ticari tavizler yoluyla ve tarım politikalarının izin verdiği ölçüde aşamalı olarak serbestleştirilmesini; taraf ülkelerin karşılıklı olarak birbirlerine teşebbüs hakkı tanımalarını ve hizmetler sektörü ve sermaye hareketlerinin serbestleştirilmesini öngörmektedir. Anlaşmalar ülkemizin bu ülkeler ile ticaretinin yanı sıra, sınai işbirliği ve ortak yatırım imkanlarını arttırarak dünya pazarlarındaki konumunu güçlendirecektir.Türkiye, bu süreç içerisinde karşılıklı tavizler içeren serbest ticaret anlaşmalarına öncelik vermiştir. Bugüne kadar Türkiye, EFTA, İsrail, Macaristan, Romanya, Litvanya, Estonya, Çek Cumhuriyeti, Slovakya, Letonya, Slovenya, Bulgaristan, Makedonya ve Polonya ile serbest ticaret anlaşmaları imzalamıştır. Halen, Hırvatistan, Fas, Tunus, Mısır, Faroe Adaları ve Filistin ile müzakereler sürdürülmekte olup, Ürdün, Malta, Güney Afrika ve Meksika’ya taslak anlaşma metinleri tevdi edilmiştir.
1/95 sayılı Ortaklık Konseyi Kararı’nda sayılan otonom rejimlerin üstlenilmesi sürecinde ise, AB’nin Bosna-Hersek’e ilgili Konsey Yönetmelikleri ile tek taraflı olarak tanıdığı tavizler 99/12868 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile 31 Haziran 1999 tarihinden geçerli olmak üzere İthalat rejimine yansıtılmıştır. Türkiye’nin serbest ticaret anlaşmalarından beklentileri aşağıdaki şekilde özetlenebilir:
1.Üçüncü ülkelerden alınacak gümrük vergisi tavizleri sayesinde, ihracata yeni pazar yaratmak: Müzakere yapılmakta olan ülkelerin hemen tamamında ithalatta yüksek korumalar olduğu dikkate alındığında, Türk ürünlerinin vergisiz olarak bu ülke pazarlarına girişi temin edilmektedir. Böylece anlaşması olmayan diğer ülkelere göre Türk ürünlerinin rekabet şansı yükseltilmiş olmaktadır.2.Bu pazarlara daha önce tavizli koşullarla girme imkanı bulmuş ülke malları karşısında Türk mallarının sahip olduğu dezavantajı yok etmek: AB ve aynı bölgede bulunan diğer ülkeler arasında daha önceden imzalanmış ve yürürlüğe girmiş anlaşmalar mevcuttur. Bu nedenle, halen bu ülkeler Türk mallarına oranla daha tavizli bir rejimden istifade etmektedir. Bu ülke pazarlarının yeni açılmaya başladıkları dikkate alındığında, pazarlara öncelikli olarak giren ülkelerin önemli avantajlar yakaladığı aşikardır. Anlaşmalar, Türk mallarının diğer ülke malları ile eşit koşullarda pazara girmesini temin ederek rekabet şansını yükseltecektir. Ayrıca, ileride önemli pazarlar haline gelecek olan bu ülkelerin piyasalarında garantili pazar payı elde edilmiş olacaktır.
3.Türk sanayicisinin ihtiyaç duyduğu hammadde ve yarı mamullerin daha uygun koşullarda temini: Bu ülkelere uygulanmakta olan vergilerin kaldırılması, sanayi üretiminin maliyetlerini düşürecektir. Böylece, tüm dünya ülkelerine karşı rekabet gücümüze olumlu katkı yapacak, diğer üçüncü ülkelere ihracatımızı olumlu yönde etkileyecektir. Dahilde işleme rejimi kapsamındaki hükümler nedeniyle, AB ve EFTA ülkeleri sanayicilerinin sahip olduğu düşük maliyetli mal temini avantajı Türk sanayicisine teşmil edilecektir. AB ve EFTA ülkeleri, üçüncü ülkelerle imzaladıkları Serbest Ticaret Anlaşmaları veya Genelleştirilmiş Preferanslar Sistemi gibi otonom rejimler kapsamında tavizli vergi hadlerinden mal temin edebilmektedir. Buna mukabil, aynı ürünler ülkemiz sanayicisi tarafından ancak üçüncü ülkelere karşı uygulanan gümrük vergileri ödendikten sonra üretimde kullanılabilmektedir. Örneğin, bu durum özellikle Renkli Televizyon Tüplerinde önemli sorunlar yaratmıştır. AB sanayicisinin bu tüpleri serbest ticaret anlaşmaları kapsamında Litvanya ve Polonya’dan “0″ gümrükle ithal etmesine karşılık, Türk sanayicisi % 14 oranında gümrük vergisi ödemek zorundaydı. Bu durum Türk sanayicisinin AB ve EFTA sanayicisi karşısındaki rekabet gücünü son derece olumsuz etkilemekteydi. Anlaşmaların imzalanması bu tür sorunların da aşılmasını sağlamıştır.
4.Türkiye’nin Pan-Avrupa Menşe Kümülasyonu Sistemine katılması için altyapının tesis edilmesi:Birliği, EFTA ve Merkezi ve Avrupa Doğu Avrupa Ülkelerini içine alan menşe kümülasyonu sistemini 1.1.1997 tarihinde tesis etmiş bulunmaktadır. Böylece, sisteme taraf olan ülkeler menşeli mallar, yeterli işçilik görmese de tavizli ticaretten yararlanma imkanına sahip olabilmektedir. Türkiye, EFTA ve MDAÜ’ler ile Serbest Ticaret Anlaşması müzakerelerini tamamlayarak, sisteme 1.1.1999 tarihinde sanayi ürünleri itibariyle katılmıştır.
5.Beklenen yararlar ticaretle sınırlı kalmayacaktır: Türkiye’nin coğrafi konumu ve kültürel ve tarihi bağları nedeniyle Türk Cumhuriyetleri ve Orta Doğu ülkelerine yakınlığı dikkate alındığında, AB ile Gümrük Birliği ve diğer ülkelerle serbest ticaret anlaşmalarının aynı zamanda ortak yatırımlar bakımından da yeni imkanlar yaratması beklenmektedir.
6.Bunlara ek olarak, Gümrük Birliğinden kaynaklanan bir yükümlük yerine getirilmiş olacaktır: Bilindiği üzere,Türkiye 1.1.2001 tarihine kadar AB’nin ikili anlaşmalar ve otonom rejim kapsamındaki tercihli düzenlemelerini üstlenme yükümlülüğü altındadır. Anlaşmaların tamamlanması, en azından ikili tercihli düzenlemelere ilişkin yükümlülüğün yerine getirilmesini sağlayacaktır. Otonom rejimlerinin üstlenilmesi ise, Türkiye’de sanayiinin ihtiyaç duyduğu girdilerin AB ile aynı koşullarda temin edebilmesine imkan tanıyabilecek ve bu kapsamdaki ülkeler ile ikili ticaretin geliştirilmesi için zemin oluşturabilecektir. Türkiye’nin imzaladığı serbest ticaret anlaşmaları, yürürlüğe giriş tarihleri ve onay süreci içerisinde kaydedilen aşamalar itibariyle şu şekilde sıralanabilir:
• Türkiye - EFTA Anlaşması: Anlaşma 10 Aralık 1991 yılında imzalanarak 1992 yılı Nisan ayında yürürlüğe konulmuştur.Halen EFTA ülkeleri AB ülkeleri ile eşit muamele görmektedir. Aynı şekilde, bu ülke pazarlarına yapılmakta olan ihracatımız önünde herhangi bir engel bulunmamaktadır.
• Türkiye - İsrail Anlaşması: Türkiye ile İsrail arasında 1992 yılında başlatılan görüşmeler 1996 yılında tamamlanarakAnlaşma 14 Mart 1996 tarihinde Tel-Aviv’de imzalanmıştır. ABD, AB ve EFTA serbest ticaret anlaşmaları akdetmiş tek ülke olan İsrail ile imzalanan bu anlaşma, sadece İsrail pazarına değil, özellikle ABD pazarına giriş açısından da önem arzetmektedir. Ayrıca, Akdeniz ülkeleri ve AB arasında 2010 yılına kadar tesis edilmesi öngörülen serbest ticaret alanı ile bütünleşme için gerekli ilk adım atılmış olmaktadır. Sözkonusu Anlaşma, 1 Mayıs 1997 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere uygulamaya konulmuş bulunmaktadır.
• Türkiye - Macaristan Anlaşması: Taraflar arasında 1992 yılında başlayan görüşmeler, 1996 yılında sonuçlandırılmış ve Anlaşma 19 Eylül 1996 tarihinde paraflanmıştır. 8 Ocak 1997 tarihinde imzalanan Anlaşma 1998 yılı Nisan ayı başında yürürlüğe girmiştir.
• Türkiye - Romanya Anlaşması: Türkiye ile Romanya arasında 28 Nisan 1997 tarihinde parafe edilen Serbest Ticaret Anlaşması 29 Nisan 1997 tarihinde imzalanmıştır. Anlaşma 17 Ocak 1998 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak 1 Şubat 1998 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yürürlüğe konulmuştur.
• Türkiye - Litvanya Anlaşması: Türkiye ile Litvanya arasında 28-29 Kasım 1996 tarihlerindeAnkara’da yapılan toplantılarla başlayan müzakere süreci 13-15 Nisan 1997 tarihinde yapılan görüşmelerle tamamlanmıştır. 2 Haziran 1997 tarihinde imzalanan Anlaşma1 Mart 1998 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
• Türkiye - Estonya Anlaşması: Türkiye ile Estonya arasında bir serbest ticaret alanı kurulmasına ilişkin görüşmeler 1997 tarihlerinde başlamış ve Anlaşma 7 Mayıs 1997 tarihinde parafe edilmiştir. 3 Haziran 1997 tarihinde imzalanan Anlaşma, 1 Temmuz 1998 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
• Türkiye - Çek ve Slovak Cumhuriyetleri Anlaşmaları: Çekoslovakya ile 1992 yılında başlatılan görüşmeler 1993 yılında Çekoslovakya’nın bölünme sürecine girmesi ile kesintiye uğramıştır. Çek ve Slovak Cumhuriyetleri ile 1996 yılında yeniden başlayan görüşmeler sonucu, anlaşmalar 15 Temmuz 1997 tarihinde parafe edilmiştir. Çek Cumhuriyeti ile anlaşma 3 Ekim 1997 tarihinde, Slovak Cumhuriyeti ile de 20 Ekim 1997’de Ankara’da imzalanmış olup, her iki Anlaşma da1 Eylül 1998 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
• Türkiye – Bulgaristan Anlaşması: Bulgaristan ile Anlaşma, 1997 yılında başlayan görüşmeler sonucu 19 Haziran 1998 tarihlerinde parafe edilmiştir. 11 Temmuz 1998 tarihinde imzalanan Anlaşma 1 Ocak 1999 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
• Türkiye - Slovenya Anlaşması: Slovenya ile Anlaşma, 1997 yılında başlayan görüşmeler sonucu 31 Mart 1998 tarihlerinde parafe edilmiştir. 5 Mayıs 1998 tarihinde imzalanan Anlaşma 1 Haziran 2000 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
• Türkiye - Letonya Anlaşması: Letonya ile Anlaşma, 1997 yılında başlayan görüşmeler sonucu 10 Eylül 1997 tarihinde parafe edilmiştir. Anlaşma 16 Haziran 1998 tarihinde imzalanmış olup, 1 Temmuz 2000 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
• Türkiye - Makedonya Anlaşması: Makedonya ile Anlaşma, 1998 yılında başlayan görüşmeler sonucu 18 Mart 1999 tarihinde parafe edilmiştir. Anlaşma 7 Eylül 1999 tarihinde imzalanmış olup, 1 Eylül 2000 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
• Türkiye - Polonya Anlaşması: Polonya ile görüşmelere 1997 yılında başlanmış ve sonuncusu 7-8 Temmuz 1999 tarihinde yapılan sekiz tur görüşme sonunda Anlaşma üzerinde mutabakat sağlanmıştır. 4 Ekim 1999 tarihinde imzalanan Anlaşma 1 Mayıs 2000 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
• Türkiye ile Hırvatistan Serbest Ticaret Anlaşması, 13 Mart 2002 tarihinde Devlet Bakanı Sayın Tunca TOSKAY tarafından Zagreb’de imzalanmıştır. Bahsekonu Anlaşma, AB ile Gümrük Birliği sonrasında Türkiye’nin imzalamış olduğu 13 üncü, toplamda ise 14 üncü Serbest Ticaret Anlaşması’dır.

Related posts

Etiketler:, , , , , ,

Korku Oyunları

Komik Videolar

Aşk Şiirleri