avrupa birligi ve asilsiz ermeni soykirimi hakkinda bir yazi
->
Avrupa Birliği ve Asılsız Ermeni Soykırımı Hakkında Bir Yazı
Türkiye, Avrupa Birliği’ne girmek için canla başla çalışıyor. AB’ye uyum için yasalar birkaç günde hazırlanıp mecliste kabul ediliyor. Halk heyecanlı bir bekleyiş içinde. AB kapıları Türkiye’ye açılınca Türkiye’deki başta fakirlik sorunu olmak üzere birçok sorunun ortadan kalkacağı sanılıyor. Halbuki öyle olmayacak ! Bu nedenle ben AB’ye karşıyım. Nedenler;
1- Avrupa Birliği ülkeleriyle biz aynı medeniyetlerin insanları değiliz. Kültürler, dinler farklı. Tabii en önemli bu iki öğe aynı olmayınca onlar bizi kendilerinden görmezler. Biz onları görürüz (Batı hayranlığımız yüzünden) ama onlar bizi asla görmez. Dolayısıyla Avrupa Birliği’ne alınsak da birçok istisnaî kural koyarak bizim yarar yerine zarar görmemizi sağlayacaklardır. Dolayısıyla biz sadece uğraştığımızla kalırız. Ya da Hayvan dergisinde çıkan bir karikatürdeki gibi, biz Avrupa Birliği’ne gireriz ama onlar çoktan ondan çıkmış, başka yeni oluşumların içine girmiş olurlar.
2- Üniter devlet yapımız bozulacak. Baksanıza, şimdi bile iç işlerimize karışmakta hiç de geri durmuyorlar. O zaman kimbilir n’olacak … Hani nerede “Bağımsız Türk devleti” ? Atamın kemikleri sızlıyordur. Fransa neden AB anasayasısını kabul etmedi sanıyorsunuz ? Çünkü AB anayasası ulus devleti olacaksınız diyor. O da ben üniter devlet yapımı bozmam diyor. Biz AB’ye girince ne diyecekler ? Kabul et bu anayasayı diyecekler. Biz ne yapacağız ? Paşa paşa kabul edeceğiz. Çünkü etmezsek bizi Avrupa Birliği’nden çıkarırlar.
Kimse kusura bakmasın ama Türk milletini koyun gibi güdüyorlar. Aydın kesim ‘Avrupa Birliği bizim lehimize değil aleyhimizedir’ diye bas bas bağırsa da bu kargaşada onların sesi duyulmuyor. Politikacılarımız halkın gözünü öyle bir boyamışlar ki, AB’ye girersek herşey daha güzel olacak diye, halk gerçeğin bu olduğunu sanıyor. Bu koyunluktan çıkmamız için eğitim seviyemizin bayağı bir yükselmesi gerekiyor. Bu ülkedeki bütün sorunların altında yatan neden olan eğitimsizliğe dayandı yine olay. Ama bu konuda yorum pek yapamayacağım, yaparsam konunun daha ne kadar uzayacağı bilinmez.
Türkiye şu zamanlarda tüm dünya tarafından büyük bir sıkıştırmayla karşı karşıya. Sadece Avrupa Birliği değil tüm dünya üzerimize geliyor. En basit örnek sözde Ermeni soykırımı meselesi !
Dünyada neredeyse hiç bir ülke kalmadı ki ‘Türkiye Ermeni soykırımı yapmıştır’ demesin ! Lan size ne bizim olayımızdan. Siz nereden bileceksiniz ? Ta dünyanın öbür ucundan bizim adamı kesip kesmediğimizi nereden göreceksiniz ? Bir Allah’ın kulu da çıkıp demiyor ki “size ne kardeşim, konu bizimle Ermeniler arasında”. Dedim ya koyunuz. Gerçek aydınlar bas bas bağırıyor yine, onları yine ‘bilinçsiz’ halkımız susturuyor. Kanada bile parlamentoda kabul etti Ermeni soykırımını. Size ne lan biz sizin fokları öldürmenize karışıyor muyuz. Ermeni soykırımını parlamentoda kabul etmekle kalmayıp, bu hükmün değiştirilmesini teklif bile edenlerin yasayla hain ilan edildiği ülkeler var dünyada. Olaya bak, devletin rejiminin cumhuriyet olup da değiştirilmesinin teklif bile edilemez olması gibi birşey. Bu kadar önemsiyorlar kendilerinden bu kadar uzakta olan bir olayı. Onlar bu kadar önemserken biz n’apıyoruz ? Sürekli kendimizi savunuyuruz. Bu savunmada tabii ki haklıyız. Ama bizden sadece savunma gören diğer ülkeler bürokratik anlamda daha güçlü ve çoğunlukta oldukları için sürekli üzerimize gelmeye devam ediyorlar. Unutmayalım ki en iyi savunma, atak yapmaktır. Ama biz onlar gibi strateji yap(a)mıyoruz. Bizim karşı koyma gücümüz dümdüz. Dolayısıyla onların yaptığı ayak oyunlarına karşı gelemiyoruz.
Türkiye Ermeni soykırımı iddialarına karşı 1989 yılında sanırım, Osmanlı arşivlerini açtı. Bütün dünyadan bilim adamları aktı arşivlere. Herkes gelip telgraflar gibi birçok belgeyi inceledi. Herkes gördü ki Osmanlı, Ermeni soykırımı yapmamıştır. Ama haksız olduklarını bildikleri halde sırf Türkiye’yi parçalayabilmek için haklı olduklarını ayak oyunlarıyla kabul ettirmeye çalışıyorlar. Çünkü güçlü olan haklıdır her zaman. Çünkü büyük balık küçük balığı yer. Hiç merak etmeyin, yakın zamanda Türkiye Ermeni soykırımı meselesini baskılara dayanamayıp kabul edecek ve biz yine koyun gibi duracağız. Bir de Avrupa Birliği’nin baskıları, Amerika’nın baskıları derken güzel vatanımız parçalanıp gidecek. Bizim aklımız da belki başımıza gelecek, belki hiç gelmeyecek. Kurtuluş savaşı yıllarında dahi manda, himaye yanlıları hiç de azımsanmayacak kadar çok idi. O zamanki toplumdan çok daha yozlaşmış toplumumuzun günümüzdeki durumuna bakarsak, çoğu kimse Amerika ya da Avrupa himayesini isteyecektir. Ve ‘ben ezelden beridir hür yaşadım hür yaşarım’ diyen asil Türk ulusu böylelikle bu özelliğini de kaybetmiş olacaktır. Bu satırları yazmak ne acı birşey !
Ermenilerin soy kırım iddialarının uluslararası alanda tanınması çalışmalarının amaçları şunlar : 1-Asılsız soy kırımın, başta büyük devletler olmak üzere, mümkün olduğu kadar çok sayıda ülke ve uluslar arası kuruluşlarca tanınması. 2-Türkiye’nin bundan etkilenmesi ve baskı ile soykırımı tanıma mecburiyetinde kalması. 3- Türkiye’nin soykırıma uğrayanların yakınlarına tazminat ödemesi. 4- Türkiye’den toprak talebinde bulunulması.
İlk maddeyi başardılar. Şimdi sıra ikinci maddede. Onu da başarabilirlerse zaten gerisi çorap söküğü gibi gelecek. Yine sonuç Sevr anlaşması uygulamaya geçseydi ortaya çıkacak olan sonuçla aynı olacak. Belki de daha kötüsü.
Soy kırım ne demektir ? Soy kırım suçu, sınırları, Soy Kırımı Sözleşmesi tarafından belirlenmiş bir hukukî kavramdır. Soy kırımı suçu kavramı, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun 9 Aralık 1948′de kabul ettiği soy kırım suçunun önlenmesi ve cezalandırılması sözleşmesine göre şöyle tanımlanmıştır : “Tamamen ya da kısmen yok edilmek istenen ulusal, etnik, ırksal ya da dinsel bir grup üyelerini fiziksel ya da ruhsal bütünlüğüne ya da temel haklarına zarar veren her türlü eylem, soy kırım suçu olarak kabul edilir.” Bu tanımla Ermenilerin iddialarını karşılaştırırsak oratada bir soykırımın olmadığını görürüz. Evet, biz Doğu Anadolu’da Ermeni öldürdük ! Ama onlar da bizi öldürdü. Bu savaşın doğal kanunudur. Karşılıklı savaşırsınız ve birbirinizi öldürürsünüz. Onlar, Van, Muş, Kars, Erzurum gibi illerimizi yakıp yıkmışlar ve insanlarımızı öldürmüşlerdir. Biz de buna karşılık onların çetelerini yakalayıp öldürmüş olabiliriz. Ayrıca Ermeniler biz diğer ülkelerle savaşırken Rusların kışkırtmalarıyla cephe gerisinden ordumuzu yıldırma çalışmaları yürütmüşlerdir. Durum böyle olunca Osmanlı tehcir yasasını çıkartmış ve Ermenilerin toplu göçünü sağlamıştır. Bu göç sırasında da salgın hastalık gibi bazı özel durumlardan dolayı ölenler muhakkak olmuştur. Fakat bunların hiçbiri Almanların Yahudilere yaptığı gibi bir soykırım değildir. Eğer ortada soy kırım olarak kabul edilmesi gereken birşey varsa, o da Ermenilerin bize yaptığı olmalıdır. Çünkü eğer gerçek verileri bulup incelersek onların öldürdüğü Türk sayısının bizim öldürdüğümüz Ermeni sayısından fazla olduğunu görürüz.
Türkiye Cumhuriyeti başbakanı geçen günlerde Times gazetesinin, Türk sosyal kuruluşlarının Ermeni soykırımı iddialarına karşı çıkan bildirisini yayınlamamasını art niyetlilik olarak değerlendirmiş. Günaydın ! Osmanlı arşivlerinde olaylar gün gibi açıkken hala üstümüze gelmeleri, Türkiye’nin ‘ortak kurul oluşturup soykırımı araştıralım’ teklifine karşı Ermenilerin buna yanaşmaması bunun aleni kanıtlarıdır.
Ermeni konusuna son noktayı koymadan önce şunları söylemek istiyorum. Boğaziçi Üniversitesi geçen günlerde bir Ermeni soykırımı konferansı düzenliyordu, sonra gelen yoğun tepkiler üzerine ertelendi. Tabii ki demokrasi adına fikirlerin paylaşılması güzel bir şey. Boğaziçi Üniversitesi Tarih Bölüm Başkanı’nın ‘Ermeni soykırımı vardır’ demesine de birşey demiyorum. Ama yapılacak konferansa farklı görüşte olanların alınmaması ne demektir ? Açıkça ‘Biz konuşup birleşeceğiz. Üstünde büyüdüğümüz bu vatana göz göre göre ihanet edip, onu içten vurup, Ermeni soykırımının kabul edilmesine katkıda bulunacağız.’ demek değil midir ? Ya da Türk Tarih Kurumu başkanımızın ‘Ermeni soykırımı diye birşey yoktur’ söyleminden dolayı, onu kırmızı bültenle aramak, ne demek oluyor ? Neyse bu konuda daha çok söylenecek söz var ama yeterince uzadı zaten. Burada bitiriyorum Ermeni konusunu.
Related posts
Etiketler:asilsiz ermeni soykırımı, Avrupa Birliği, ödev siteleri, dönem ödevleri, edebiyat ödevi, ermeni soykırımı
Korku Oyunları
Komik Videolar
Aşk Şiirleri
ödev sitesi
Bu ödev Hakkında
Anahtar Kelimeler
» avrupa birligi ve asilsiz ermeni soykirimi hakkinda bir yazi Ödevini İndirin » avrupa birligi ve asilsiz ermeni soykirimi hakkinda bir yazi Hakkında Geniş; Bilgi » avrupa birligi ve asilsiz ermeni soykirimi hakkinda bir yazi Kitap özeti indir » avrupa birligi ve asilsiz ermeni soykirimi hakkinda bir yazi ödevi » avrupa birligi ve asilsiz ermeni soykirimi hakkinda bir yazi ödevini bedava indirin » avrupa birligi ve asilsiz ermeni soykirimi hakkinda bir yazi bedava indir » avrupa birligi ve asilsiz ermeni soykirimi hakkinda bir yazi tezini indir tez indir » avrupa birligi ve asilsiz ermeni soykirimi hakkinda bir yazi ödev kapağı ödev kapakları » avrupa birligi ve asilsiz ermeni soykirimi hakkinda bir yazi öss soruları testleri çözümleri öss deneme » avrupa birligi ve asilsiz ermeni soykirimi hakkinda bir yazi müfredat öğretmen kaynakları » avrupa birligi ve asilsiz ermeni soykirimi hakkinda bir yazi nedir » avrupa birligi ve asilsiz ermeni soykirimi hakkinda bir yazi nasıl olur
Åu anda Bilgi Güçtür.com'da avrupa birligi ve asilsiz ermeni soykirimi hakkinda bir yazi adlı ödevi inceliyorsunuz.
- Gönderme Tarihi:
- 2.24.07 / 9am
- Kategori:
- Avrupa Birliği
Henüz yorum yok
Yorum yaz | comments rss [?] | trackback uri [?]