avrupa birligi-turkiye iliskileri
->
yardım sağlanması, amacıyla o üye devlet veya kamu hukukuna tâbi bir kuruluş tarafından tahakkuk ettirilen masrafların yüzde 50’sini karşılar.33
Yeniden mesleki eğitim masraflarının karşılanabilmesi için, işsiz kalanlara yeni bir meslek dışında iş bulamamış olmaları ve yeniden eğitildikleri meslekte en az altı aydır üretken bir şekilde çalışıyor bulunmaları gerekmektedir.
Bir teşebbüsün, faaliyet türünün değişmesi halinde, işçilere yapılacak yardımların verilmesi;
söz konusu işçilerin en az altı aydır bu teşebbüste yeniden tam olarak istihdam ediliyor olmaları,
ilgili hükümetin, söz konusu değişiklik ve finansmanı ile ilgili olarak, teşebbüs tarafından hazırlanmış bir tasarıyı daha önceden takdim etmiş olması ve
Komisyonun bu değişiklik tasarısına ön onay vermiş olması şartına bağlıdır ( Roma Antlaşması, madde 125).
Fon, Roma Antlaşması ile kendisine verilen bu görevleri yerine getirmek üzere 1960 yılında uygulamaya konulmuştur. Başlangıçta özellikle İtalya ve Hollanda’ya yönelik faaliyetler yapması kararlaştırılmıştır.
İmkânlarının oldukça küçük olması, sadece ilgili devletlerce yapılan harcamaların yüzde 50’sini karşılaması ve yardımların işçilerin en az altı ay çalışmalarından sonra verilmesi gibi sebeplerle, Fonun çalışmasına yönelik eleştiriler artmaya başlamış ve bu eleştiriler sonucu Fonun işleyiş ve çalışma şartları 1971 yılında yeniden düzenlenmiştir. Yapılan düzenlemelerle Fona yeni görevler verilirken, yapısı da değiştirilmiş ve iki bölüme ayrılmıştır.
Fonun birinci bölümü, istihdamın Topluluk politikaları ve tedbirlerinden etkilendiği veya etkilenmesinin muhtemel olduğu zamanlarda ve işgücü piyasasında arz ve talep dengesinin düzeltilmesi için üye devletlerle Topluluğun ortak hareket etmesi gerektiği taktirde mali destek sağlamaktadır. Amaç, tüm Topluluğu etkileyen istihdam dengesizliğini gidermede ortak bir yaklaşım sağlamaktır. Fon, böylelikle milli istihdam politikalarına rehberlik etmekte, onları koordine etmekte ve yeni tedbirler alınmasını sağlamaktadır.
Fonun ikinci bölümü ise, yapısal işsizlik ve gizli işsizlik ile mücadele için uzun vadeli tedbirlerin finansmanına katkıda bulunmaktadır. Bu tedbirler genellikle üye devletlerin daimi politikalarının olduğu alanlarda yapılmaktadır.
Fon, gelişmemiş veya mevcut sanayilerin çökmekte olduğu alanlarda , teknik ilerlemelere ayak uydurmak için işçilerin eğitilmeleri, sakat işçilerin yeniden işe yerleştirilmeri ve 50 yaşın üzerinde olan yaşlı kişilerin istihdamı gibi konularda üye ülke politikalarını desteklemektedir.34
Fon, Toplulukta ve dünyada meydana gelen şartlar da dikkate alınarak 1977 yılında yeniden düzenlemeye tâbi tutulmuştur. Yeni düzenleme ile gençlere ve kadınlara yönelik programlar ön plana çıkarılmış ve ekonomik kaynakların sınırlı olduğu ülke ve bölgelere kaynakların yönlendirilmesi benimsenmiştir. Ayrıca, Fon kaynaklarının yüzde 50’si Bölgesel Fon kaynaklarının yöneldiği bölgelerdeki projelere ayrılmış ve Grönland, Fransa’nın deniz aşırı bölgeleri, Kuzey İrlanda, Yunanistan gibi özelliği olan bölge ve ülkelere yapılan yardımlarda bu oranın yüzde 10 oranında artırılması kabul edilmiştir.
1977 yılında Fonda yapılan bu değişiklikler ile, ilk defa kaynakların kullanılması esnasında Topluluk Fonları arasında bir illiyet bağı kurulmuş ve bu suretle Fonların etkili hale getirilmesi amaçlanmıştır. Nitekim, 1987 yılında Tek Senetin kabul edilmesinden sonra kabul edilen bir tüzükle, Topluluğun Yapısal Fonları ile Avrupa Yatırım Bankası kaynaklarının kullanılması da yeni esaslara bağlanmıştır.
28 Haziran 1988 tarih ve 2052/88 (EEC) sayılı Tüzükle Yapısal Fonların görevleri, etkileri, birbirleri, Avrupa Yatırım Bankası ve diğer mali araçların işlemleri arasındaki faaliyetlerinin koordinasyonu sağlanmaya çalışılmıştır. Anılan Tüzük, ilk defa Fonların tâbi olacağı genel kurallar hakkında düzenlemeler yapmış ve bunları altı Kriter altında toplamıştır. Ayrıca, Fon harcamalarını da tespit edilen bu Kriterlerle doğrudan ilişkilendirmiştir. Aynı yıl çıkarılan 4255/88 (EEC) sayılı Tüzükle, fon harcamalarını düzenleyen kurallar bu Tüzük ile uygun hale getirilmiştir.
1993 yılında ise söz konusu Tüzük, 2081/93 (EEC) sayılı Tüzükle değiştirilmiştir. Yapılan değişiklikle Yapısal Fonlara ilaveten balıkçılık sektörü için mali araçlar da Yapısal Fonlar kapsamına dahil edilmiş ve Fon harcamalarından yaralanacak projelerde biribirlerini tamamlama ve benzeri hususlara öncelik tanınmıştır.
ASF ile ilgili son düzenleme ise, bütün bu gelişmeler de dikkate alınarak 20 Haziran 1993 tarih ve 2084/93 (EEC) sayılı Tüzükle gerçekleştirilmiştir. Söz konusu Tüzük çerçevesinde, Fon kaynaklarından, Topluluk tarafından belirlenen Kriter 1, 2, 3, 4, 5b ve 6 kapsamında kalmak şartıyla, aşağıda belirtilen özellikleri taşıyan projeler faydalanabilmektedir:
1. Kriter 3 kapsamında kalan bölgelerde olan ve aşağıdaki özellikleri taşıyan projeler birinci önceliğe sahiptir:
Uzun dönemli işsizliğe maruz kalmış işsizlerin mesleki entegrasyonlarına yönelik faaliyetler, özellikle;
mesleki eğitim, basit becerilerin geliştirilmesine yönelik eğitim;
geçici çalışma yardımları;
sağlık hizmetlerinin iyileştirilmesi ve yöneticilerin eğitimi de dahil olmak üzere uygun yapıda istihdam ve eğitim faaliyetlerinin geliştirilmesi;
sonunda gençlerin emek piyasasına katılabilecekleri yaşa gelmeleri şartıyla, bir mesleki formasyona yönelik iki yıla kadar veya daha fazla süreli ön mesleki eğitim veya mecburi eğitime eş değer mesleki eğitim dahil (a) şıkkında tanımlanan işlemler aracılığı ile gençlerin mesleki entegrasyonunun kolaylaştırılmasına yönelik eğitim faaliyetleri;
(a) şıkkında tanımlanan işlemler aracılığı ile emek piyasasından dışlanan kişilerin entegrasyonuna yardımcı olmaya yönelik faaliyetler;
(a) şıkkında tanımlanan işlemler veya eşzamanlı diğer işlemler aracılığı ile belirli bir süre emek piyasasının dışında kalan kişilerin yeniden emek piyasasına dönüşlerini kolaylaştıran veya özellikle kadınların mesleki gelişmelerinin sağlanmadığı veya daha az temsil edildikleri alanlar başta olmak üzere kadın ve erkekler arasında fırsat eşitliğini geliştirmeye yönelik faaliyetler.
2. Kriter 4 kapsamında olan bölgelerde, sosyal Fon imkânlarından faydalanmak için belirlenen Kriterlerden birden fazlasının kapsamında olan alanlarda ve bütün Toplulukta özellikle endüstriyel değişimler ve üretim sistemlerinde meydana gelen değişiklikler nedeniyle işsizlik tehdidi altında kalan kadın ve erkek işçilerin uyumlarını kolaylaştırmayı öngören faaliyetlerin finansmanına Fon tarafından katkı sağlanmaktadır.
Bu kapsamda yürütülecek faaliyetler, özellikle küçük ve orta boy işletmelerin özel ihtiyaçlarına da cevap verecek nitelikte düzenlenmiş olmalıdır.
3. Kriter 1, 2 ve 5(b) kapsamında kalan bölgelerde olan ve aşağıdaki özellikleri taşıyan projelere Fon kaynaklarından finansman desteği verilmektedir:
Özellikle erkek ve kadın işçiler için devamlılık gösteren, eğitim ve yönlendirme yoluyla istihdamı artıran ve istihdamda istikrar sağlamaya yönelik faaliyetler; ayrıca küçük ve orta boy işletmelere, işsizlik tehdidi altında bulunan işçilere ve işini kaybedenlere yönelik uygun eğitim sistemlerinin geliştirilmesi faaliyetleri;
yüksek lisans ve yöneticilerle teknik elemanların eğitimi yoluyla araştırma, bilim ve teknolojik alanlarda insan potansiyelinin yükseltilmesi faaliyetleri.
Kriter 1 kapsamındaki bölgelerde olmak ve aşağıdaki özellikleri taşımak şartıyla Fon, yapılan harcamalara mali katkı sağlamaktadır:
Özellikle ekonomik gelişme veya yeni teknoloji, emek piyasası ile belirgin bir ilişkiye sahip yüksek eğitim sistemleri ve ulusal orta dereceli ve dengi eğitimin finansmanı ve yüksek eğitim tesisleri ve yatırımları veya eğitim merkezleri arasında ilişkileri teşvik yoluyla öğretmen, eğitmen ve idari personelin eğitim ve öğretimlerini güçlendiren ve geliştiren faaliyetler;
yapısal uyum politikaları ve kalkınmanın gerçekleştirilmesi için mümkün olan yerlerde kamu görevlilerinin eğitimi yoluyla kalkınmaya yardımcı olacak faaliyetler.
ASF, görüldüğü üzere, faaliyet alanlarını büyük çapta doğrudan veya dolaylı olarak istihdama ve istihdam yaratıcı faaliyetlere yoğunlaştırmıştır. Bilindiği üzere Fon, Topluluğun en eski veya bir başka ifade ile birinci Fonudur. 1960 yılında kuruluşundan 1996 yılı sonuna kadar üye ülkelerde gerçekleştirilen pek çok faaliyetin ve projenin finansmanına katkıda bulunmuştur. Fon söz konusu dönemde toplam 51,528 milyon ECU harcama yapmıştır.
Fon harcamalarından ilk yıllarda en büyük payı İtalya almıştır. 1960-81 döneminde İtalya, toplam Fon kaynaklarının yüzde 31′ini kullanmış ve 1.801 milyon ECU almıştır. Anılan dönemde Fon kaynaklarını en çok kullanan ikinci ülke ise İngiltere olmuştur. İngiltere toplam1.418 milyon ECU ile Fonun yüzde 25′ini kullanmıştır. Görüldüğü üzere bu dönemde sadece bu iki ülke ASF’nun yarıdan fazlasını kullanmışlardır.
Fondan söz konusu dönemde Fransa ve Almanya önemli oranlarda faydalanan ülkeler olmuştur. Fransa 968, Almanya ise 644 milyon ECU ile Fon Bütçesinin sırasıyla yüzde 17 ve 11′ni kullanmışlardır. Bu iki ülkeyi İrlanda 416 milyon ECU ile izlemektedir. İrlanda’nın kullandığı bu miktar ASF Bütçesinin yaklaşık yüzde 7’sine tekabül etmektedir. Topluluğun diğer üyelerinin ASF Bütçesinden aldıkları paylar ise yüzde 2′ler civarındadır.
1970 ve 80′li yıllar, İngiltere’de tekstil ve gemi inşa sanayiilerinin çöktüğü ve bu sektörlerde çalışan insanların işsizlikle karşı karşıya kaldığı yıllardır. Bu nedenle İngiltere, özellikle işini kaybeden insanların başka sektörlerde yeniden işe yerleştirilmelerini sağlamak üzere işçilere yeni beceriler ve meslekler edindirme amacıyla eğitim faaliyetlerini yoğunlaştırmıştır. Yapılan bu faaliyetlerin finansmanına ise, faaliyet alanında bulunması nedeniyle ASF katkıda bulunmuştur.
1982-1987 döneminde ise ASF Bütçesinden en büyük parasal desteği İngiltere almıştır. İngiltere bu dönemde Fon Bütçesinin yaklaşık dörtte birini kullanmış ve toplam 2,609 milyon ECU kaynak sağlamıştır.
Anılan dönemde, ASF kaynaklarından en çok faydalanan ikinci ülke ise İtalya olmuştur. İtalya Fon kaynaklarının yüzde 22’sini kullanmak suretiyle yaklaşık 2,210 milyon ECU’luk bir mali imkândan yararlanmıştır. Bu ülkeyi yüzde 15′lik payla Fransa ve yüzde 10′luk payla İrlanda izlemektedir. Söz konusu ülkeler ASF kaynaklarından sırasıyla 1.475 milyon ve 1 milyar ECU tutarında bir kaynak kullanmışlardır.
ASF harcamalarında Topluluğun diğer ülkeleri ise, yukarıda adı geçen ülkelere nispetle daha az oranlarda faydalanmışlardır. Diğer ülkelerin ASF Bütçesinden aldıkları pay yüzde 5’ler seviyesinde olup, 1985 yılında tam üye olarak Topluluğa katılan İspanya’nın 1986 ve 1987 yıllarında Fon Bütçesinden yüzde 7,5 ve 11,5 gibi paylar alması, bu ülkenin ASF kaynaklarından takip eden yıllarda da önemli ölçüde yararlanacağını göstermektedir.
ASF Bütçesinin hacmi 1987 yılından itibaren diğer Yapısal Fonlarda olduğu gibi reel olarak büyümeye başlamış ve Bütçedeki payı yüzde 5 seviyesinde yüzde 7-7,5 seviyesine yükselmiştir. Burada daha önceki bölümlerde de belirtildiği gibi tarımsal harcamaların Bütçedeki payının nispi olarak azalmasının yanı sıra, Avrupa Tek Senedinin kabulünden sonra Yapısal Fonlara ayrılan kaynakların artırılmasının rolü olmuştur.
1988-1996 döneminde ASF kaynaklarından İspanya en çok faydalanan ülke olmuştur. İspanya anılan dönemde Fon kaynaklarının beşte birine tekabül eden yaklaşık 7,5 milyar ECU kullanmıştır. Bu ülkeyi 5.774 milyon ECU’lük bir kaynak almak suretiyle Fon Bütçesinin yüzde 16’sını kullanan İngiltere izlemektedir.
ASF’nin kurulduğu ilk yıllarda Fondan en çok faydalana İtalya, daha sonraki yıllarda bu konumunu kaybetmiştir. 1988-1996 döneminde İtalya 3.897 milyon ECU kaynak kullanmak suretiyle Fransa’nın gerisinde yer almıştır. Fransa ise aynı dönemde 4,3 milyar ECU’lük bir kullanımla İtalya’nın önüne geçmiştir. Bu ülkelerin Fon Bütçesindeki payları ise yüzde 10,8 ve 11,9 olmuştur.
Topluluk Bütçesine en büyük katkıyı sağlayan Almanya ise ASF Bütçesinin ancak yüzde 9,6’sını alabilmiştir. Almanya, Sovyetler Birliğinin dağılması ve Doğu Almanya ile birleşmesinden sonra ve özellikle 1993 yılından itibaren ASF Bütçesinden daha fazla pay almaya başlamıştır. Kuruluşundan itibaren Fondan aldığı pay hiç bir zaman yüzde 10′u aşmayan Almanya, ilk defa 1994 yılında Fon kaynaklarının yüzde 14′ünü kullanmıştır. Takip eden yıllarda da Almanya’nın ASF Bütçesinden aldığı pay bu seviyelerde seyretmiştir.
Topluluğun iki küçük ülkesi diye nitelendirebileceğimiz Yunanistan ve İrlanda da diğer Topluluk üyesi ülkelerle mukayese edildiğinde nispi olarak Fon kaynaklarından iyi bir şekilde faydalanmışlardır. Bu iki ülke gerek nüfusları, gerekse ekonomik göstergeleri itibarıyla diğer Topluluk üyesi ülkelerden daha geride olmalarına rağmen, ASF kaynaklarının yaklaşık yüzde 7′şerlik bölümünü kullanmışlardır.
Bunu dışında kalan Topluluk ülkeleri ise daha az oranlarda Fon kaynaklarından yararlanma imkânı bulmuşlardır. Şüphesiz Fon imkânlarının kullanılmasında üye ülkelerin özellikle işsizlik problemleri ve değişen sanayi yapılarının büyük payı olmaktadır. Bu nedenle Fon kaynaklarından faydalanmada bu problemlere sahip ülkeler ön plana çıkmaktadır.
ASF kaynaklarından üye ülkelerin aldıkları mali kaynakların yıllar itibarıyla dağılımı Tablo 36 ve yıllar itibarıyla yüzde dağılımları ise Tablo 37′de gösterilmektedir.
Tablo : 36 - Avrupa Sosyal Fonu Harcamalarının Ülkeler İtibarıyla Dağılımı (Milyon ECU)
Ülkeler 1960-81 1982 1983 1984 1985 1986 1987 1982-87 1988 1989 1990 1991 1992 1993 1994 1995 1996 1988-96 1960-96
BELÇİKA 125,2 16,8 20,6 52,1 49,4 79,2 56,5 274,6 32,0 32,8 51,8 65,3 88,9 108,9 87,3 73,6 129,2 1.000,9 1.069,6
DANİMARKA 121,3 17,6 14,7 68,7 33,5 80,7 31,7 246,9 34,3 19,1 38,3 45,8 25,5 75,1 38,7 59,2 53,4 389,4 757,6
ALMANYA 644,6 89,9 81,5 63,8 109,8 134,6 131,6 611,2 147,1 151,7 186,4 239,7 326,9 294,8 611,9 645,3 869,8 3.473,6 4.729,4
YUNANİSTAN 29,8 23,5 20,4 71,3 79,0 107,1 151,9 453,2 147,9 217,5 303,2 349,1 258,4 420,2 444,6 253,5 120,4 2.514,8 2.997,8
İSPANYA 174,9 311,5 486,4 407,1 469,8 633,9 697,0 814,6 832,2 660,2 1.135,4 1.789,6 7.439,8 7.926,2
FRANSA 968,2 119,3 140,5 225,7 255,6 328,4 406,1 1.475,6 292,1 327,7 442,9 513,5 549,0 567,6 453,3 501,3 650,7 4.298,1 6.741,9
İRLANDA 415,5 115,0 134,2 131,4 171,6 203,1 247,4 1.002,7 179,6 189,5 204,4 403,8 298,9 384,8 339,8 294,3 306,0 2.601,1 4.019,3
İTALYA 1.801,1 235,1 221,2 368,5 383,5 462,2 539,2 2.209,7 329,7 457,0 419,5 414,5 384,2 915,2 385,8 258,9 332,2 3.897,0 7.907,8
LÜKSEMBURG 2,7 1,1 0,3 0,5 0,6 1,4 1,7 5,6 1,2 1,6 3,4 1,8 2,3 3,1 4,0 4,2 3,9 25,5 33,8
HOLLANDA 125,0 9,0 12,6 14,1 46,0 50,6 52,1 184,4 46,5 56,8 68,8 122,5 73,5 153,0 173,1 151,1 177,5 1.022,8 1.332,2
AVUSTURYA 54,9 93,9 148,8 148,8
PORTEKİZ 109,2 190,5 299,7 202,4 215,7 69,5 379,3 506,0 782,8 260,8 516,5 538,2 3.471,2 3.770,9
FİNLANDİYA 53,9 34,4 88,3 88,3
İSVEÇ 53,5 23,3 76,8 76,8
İNGİLTERE 1.417,9 278,3 244,9 610,2 284,0 596,2 595,1 2.608,7 478,9 536,9 608,3 636,6 676,8 559,4 685,4 678,5 913,4 5.774,2 9.800,8
Diğer 181,5 0,1 181,6 181,6
TOPLAM 5.651,3 905,6 890,9 1.606,3 1.413,0 2.327,6 2.715,3 9.858,7 2.298,8 2.676,1 3.211,9 3.868,9 4.005,1 5.097,1 4.144,9 4.734,1 6.035,9 36.072,8 51.582,8
KAYNAK :Court of Auditors, Annual Report Concerning the Financial Year 1991-1996;
The General Budget of the European Union for the Financial Year 1997.
Tablo : 37 - Avrupa Sosyal Fonu Harcamalarının Ülkeler İtibarıyla Dağılımı (yüzde)
Ülkeler 1960-81 1982 1983 1984 1985 1986 1987 1982-87 1988 1989 1990 1991 1992 1993 1994 1995 1996 1988-96 1960-96
BELÇİKA 2,2 1,9 2,3 3,2 3,5 3,4 2,1 2,8 1,4 1,2 1,6 1,7 2,2 2,1 2,1 1,6 2,1 2,8 2,1
DANİMARKA 2,1 1,9 1,7 4,3 2,4 3,5 1,2 2,5 1,5 0,7 1,2 1,2 0,6 1,5 0,9 1,3 0,9 1,1 1,5
ALMANYA 11,4 9,9 9,1 4,0 7,8 5,8 4,8 6,2 6,4 5,7 5,8 6,2 8,2 5,8 14,8 13,6 14,4 9,6 9,2
YUNANİSTAN 0,5 2,6 2,3 4,4 5,6 4,6 5,6 4,6 6,4 8,1 9,4 9,0 6,5 8,2 10,7 5,4 2,0 7,0 5,8
İSPANYA 7,5 11,5 4,9 17,7 17,6 19,7 18,0 20,3 16,3 15,9 24,0 29,6 20,6 15,4
FRANSA 17,1 13,2 15,8 14,1 18,1 14,1 15,0 15,0 12,7 12,2 13,8 13,3 13,7 11,1 10,9 10,6 10,8 11,9 13,1
İRLANDA 7,4 12,7 15,1 8,2 12,1 8,7 9,1 10,2 7,8 7,1 6,4 10,4 7,5 7,5 8,2 6,2 5,1 7,2 7,8
İTALYA 31,9 26,0 24,8 22,9 27,1 19,9 19,9 22,4 14,3 17,1 13,1 10,7 9,6 18,0 9,3 5,5 5,5 10,8 15,3
LÜKSEMBURG 0,0 0,1 0,0 0,0 0,0 0,1 0,1 0,1 0,1 0,1 0,1 0,0 0,1 0,1 0,1 0,1 0,1 0,1 0,1
HOLLANDA 2,2 1,0 1,4 0,9 3,3 2,2 1,9 1,9 2,0 2,1 2,1 3,2 1,8 3,0 4,2 3,2 2,9 2,8 2,6
AVUSTURYA 1,2 1,6 0,4 0,3
PORTEKİZ 4,7 7,0 3,0 8,8 8,1 2,2 9,8 12,6 15,4 6,3 10,9 8,9 9,6 7,3
FİNLANDİYA 1,1 0,6 0,2 0,2
İSVEÇ 1,1 0,4 0,2 0,1
İNGİLTERE 25,1 30,7 27,5 38,0 20,1 25,6 21,9 26,5 20,8 20,1 18,9 16,5 16,9 11,0 16,5 14,3 15,1 16,0 19,0
Diğer 0,0 5,7 0,0 0,0 0,0 0,0 0,0 0,0 0,5 0,4
TOPLAM 100,0 100,0 100,0 100,0 100,0 100,0 100,0 100,0 100,0 100,0 100,0 100,0 100,0 100,0 100,0 100,0 100,0 100,0 100,0
KAYNAK : Tablo 36′daki değerler esas alınarak tarafımızdan hesaplanmıştır.
Uyum Fonu
Avrupa Birliğinde üye ülkeler arasında ekonomik ve sosyal uyumun geliştirilmesi büyük önem taşımaktadır. Ekonomik ve sosyal gelişmenin teşvik edilmesi, ülkeler ve bölgeler arasındaki yaşam farklılıklarının ortadan kaldırılması AB’nin başlıca hedefleri arasındadır.
1987 yılında kabul edilen Avrupa Tek Senedinde belli başlı Topluluk politikaları arasında ekonomik ve sosyal uyumun sağlanması hedefi benimsenmiştir. 1992 yılında imzalanan Maastricht Antlaşmasında ise daha da ileri bir adım atılarak ekonomik ve sosyal uyum ile ekonomik ve parasal birliğin oluşturulması arasında doğrudan bir ilişki kurulmuştur. Antlaşmaya, bu amacın gerçekleştirilmesi için bazı kriterler ve takvim de konmuştur.
Topluluğa üye ülkelerin ekonomileri ve ekonomik politikaları arasında yüksek düzeyde bir işbirliği sağlamanın yolu ortak bir para birimi oluşturmaktan geçmektedir. Aynı zamanda, giderek artan yatırımlar ve uyum politikaları sonucunda, Topluluğun nispeten daha fakir ülkelerini, zengin ülkelerini izlemelerine ve onların durumlarına kendilerini uydurmaya yöneltmektedir.
Bütün bunlar, Topluluğun nispeten fakir ülkelerini, aradaki açıkları kapatmak yönünde teşvik emekte, bu ülkeleri yeni yatırımlara yöneltmekte, büyüme ve gelişme konusunda onları yönlendirmektedir. Bu hedeflerin gerçekleştirilmesi ise; altyapıların modernleştirilmesini, geliştirilmesini ve büyük çaplı ilave yatırımlar yapılmasını gerekli kılmaktadır.
Diğer yandan, üye ülkeler, Topluluğun ortaya koyduğu başta para birliği olmak üzere ortak hedeflere ulaşabilmek için, Bütçe açıklarını azaltmak ve kamu açıklarını kontrol altında tutmak suretiyle kamu giderlerini kontrol etmek zorundadırlar.
Bir yandan kamu giderlerinin kontrol altında tutulması, diğer yandan gelişmişlik farklarının azaltılmasına yönelik başta alt yapı olmak üzere büyük yatımların gerçekleştirilmesi gibi birbirleri ile çelişen durumlarla karşı karşıya kalan Topluluğun az gelişmiş ülkelerinin bu darboğazdan çıkmaları, ancak, onlara mali yardım yapılması ile mümkün olacaktır.
Topluluğun en fakir ülkelerinin hızla kalkınmalarını sağlamak ve ülkeler arasındaki gelişmişlik farklılıklarını azaltmak amacıyla hareket eden Topluluk, Maastricht Antlaşması’nda, bu amacın gerçekleştirmesini kolaylaştırmak için Uyum Fonu adı altında bir fonun kurulmasını hükme bağlamıştır.
Uyum Fonunun kurulmasına ilişkin çalışmalar, Maastricht Antlaşmasından sonra başlamış ve 30 Mart 1993 tarihi EEC 792/93 sayılı Konsey Tüzüğü26 ile ilk adım atılmıştır. Söz konusu Tüzük ile Topluluk mali uyum konusunda mali araçların oluşturulmasını karara bağlamıştır. Topluluk, satın alma gücü paritesi ile kişi başına Gayri Safi Milli Hasılası (GSMH) Topluluk ortalamasının yüzde 90′ından daha düşük olan ülkelerin, oluşturulan bu mali araçlardan yararlanabileceklerine karar vermiştir.
Söz konusu Konsey Tüzüğünün ekinde ise, kişi basına GSMH hesabına göre uyum konusunda oluşturulan mali araçlardan faydalanabilecek ülkeler yer almaktadır. Buna göre oluşturan mali araçların;
- İspanya, yüzde 52 ilâ 58′ini,
- Yunanistan, yüzde 16 ilâ 20’sini,
- Portekiz, yüzde 16 ilâ 20’sini ve
- İrlanda, yüzde 7 ilâ 10′unu kullanabileceklerdir..
Konsey, 16 Mayıs 1994 tarihinde kabul ettiği (EC 1164 / 94) sayılı Tüzük ile Uyum Fonunu34 kurmuştur. Tüzük, Fondan faydananabilme şartlarını ortaya koymaktadır.
Fondan faydalanmaya ehil olan ülkelerde kamu açığının büyümesi halinde, bu ülkelerden gelecek yeni projelere, Fondan destek sağlanması hiçbir şekilde mümkün değildir. Ancak, kamu açıklarının kontrol altına alınması halinde, ilgili ülkeden gelen talepler, değerlendirmeye alınmaktadır.
Uyum Fonu, kamu veya özel ayırımı yapmaksızın, aşağıda belirtilen özelliklere sahip her türlü projeye mali destek sağlamakta olup, toplam kamu harcamalarının yüzde 80-85′ine kadar kısmını karşılamaktadır.
16 Mayıs 1994 tarihli Konsey Tüzüğü gereğince, Uyum Fonu aşağıdaki projelerin desteklenmesine katkı sağlayacaktır.
Çevre Projeleri : Uyum Fonu, Roma Antlaşmasının 130r maddesinde ifadesini bulan Topluluğun çevre ile ilgili politikaları ile 130s maddesinde belirtilen Topluluk politikalarındaki hedeflere ulaşılmasında faydalı olabilecek projelere katkıda bulunmaktadır. Bu kapsamda :
Çevrenin korunması ve geliştirilmesi,
insan sağlığının korunması ve
doğal kaynakların rasyonel kullanımı gibi faaliyetler sayılmaktadır.
Tüzük, içme suyu temini, atık suların arıtılması ve katı atıkların berteraf edilmesi gibi alanlardaki projelere öncelik tanımaktadır.
b) Ulaşım Alt Yapı Projeleri : Uyum Fonu, üye ülkeler tarafından finanse edilen ve Topluluğun ortak ilgi alanında olan ulaştırma ile ilgili alt yapı yatırımlarının (Trans-European Transport Network=NET gibi) finansmanına mali destek sağlamaktadır.
Ulaşım alt yapı projeleri ile çevre projelerine aynı derece değer veren Topluluk, Uyum Fonu kaynaklarının bu iki kategorideki projeler arasında eşit olarak paylaştırılması konusunda mutabakata varmıştır.
Fondan faydalanmaya ehil olan ülkeler, projelerini Komisyona sunacaklar ve Komisyona sunulan bu projelerle ilgili inceleme üç ay içinde sonuçlandırılacaktır. Üye ülkeler, Komisyon tarafından onaylanan projelerin, program ve finansman anlaşmalarına uygun olarak gerçekleştirilmesini sağlamakla yükümlüdürler. Ayrıca, söz konusu projeler Komisyon tarafından da belirli aralıklarla kontrol edilmektedir. Komisyon;
projelerin orta dönemde maliyet/fayda ve/veya maliyet/verimlilik analizlerini yapmak suretiyle ekonomik ve sosyal faydalarını,
çevre ve ulaşım alt yapı politikaları ile uyumlu olup olmadığını,
üye ülkelerce ortaya konan önceliklerle projelerin uyumluluğunu ve
projelerin Topluluk politikaları ve Yapısal Fon faaliyetleri ile uyum içinde olup olmadığını,
kontrol etmek ve anılan husular ile uyumlu olmasını sağlamakla yükümlüdür.
Topluluklar Konseyi, belirtilen bu alanlardaki projelerin finansmanı için Aralık 1992′de Edinburg’da yaptığı toplantıda, 1993 yılından itibaren, yedi yıllık bir dönem için toplam 15.150 milyon ECU’lük bir kaynak ayrılmasına karar vermiştir. Söz konusu kaynağın yıllar itibarıyla dağılımı aşağıdaki gibidir:
- 1993 yılında 1.500 milyon ECU;
- 1994 yılında 1.750 milyon ECU;
- 1995 yılında 2.000 milyon ECU;
- 1996 yılında 2.250 milyon ECU;
- 1997 yılında 2.500 milyon ECU;
- 1998 yılında 2.550 milyon ECU;
- 1999 yılında 2.600 milyon ECU.
Uyum Fonu kaynaklarından en büyük payı, Fonun işleyişini düzenleyen Tüzükte de belirtildiği üzere İspanya almaktadır. 1993-1996 yılları arasında İspanya, toplam 8 milyar ECU tutarındaki Fon harcamalarının yüzde 55′ini kullanmıştır. İspanya tarafından kullanılan 4,4 milyar ECU’nün 2 milyar ECU’sü çevre ile ilgili yatımların finansmanında, 2,4 milyar ECU’sü ise ulaştırma alt yapısı ile ilgili alanlarda kullanılmıştır.
Yunanistan tarafından kullanılan 1.4 milyar ECU’lük Fon kaynağının yüzde 41′ine tekabül eden 601 milyon ECU’lük bölümü ulaştırma alt yapısı ile ilgili yatırımlara, yüzde 59′una tekabül eden 837 milyon ECU’sü ise çevre ile ilgili alanlarda kullanılmıştır.
Portekiz ise anılan dönemde Fondan, 622 milyon ECU çevre ile alakalı faaliyetlerde, 823 milyon ECU ise ulaştırma alt yapısı konularında olmak üzere toplam 1.445 milyon ECU kullanmıştır.
Fon kaynaklarından yararlanmaya ehil ülkelerden olan İrlanda ise, 321 milyon ECU çevre projelerine, 401 milyon ECU ulaştırma alt yapısı projelerine olmak üzere toplam Fon kaynaklarının yüzde 9′unu teşkil eden 722 milyon ECU tutarında bir kaynak kullanmıştır ( Tablo 38).
Çevre ile ilgili yapılan harcamaların ülkeler itibarıyla yüzde dağılımı şekil 3′de, ulaştırma alt yapısına yapılan harcamaların yüzde dağılımı ise şekil 4′de gösterilmektedir.
Tablo : 38 - Uyum Fonu Kaynaklarının Ülkeler ve Sektörel Dağılımı (1993-96) (Milyon ECU)
Çevre Ulaştırma TOPLAM
Miktar Yüzde Miktar Yüzde Miktar Yüzde
İspanya 2.004,0 45,5 2.399,0 54,5 4.403,0 54,9
Yunanistan 837,0 58,2 601,0 41,8 1.438,0 17,9
İrlanda 321,0 44,5 401,0 55,5 722,0 9,0
Portekiz 622,0 43,0 823,0 57,0 1.445,0 18,0
Toplam 3.783,0 47,2 4.225,0 52,8 8.008,0 99,9
Teknik Yardım 5,0 0,1
Genel Toplam 3.783,0 47,2 4.225,0 52,7 8.013,0 100,0
KAYNAK : Cohesion Fund,www.inforegio.org., (internet belgesi).
Şekil 3 : - Çevre ile ilgili Projelere Yapılan Harcamaların Ülkeler İtibarıyla Dağılımı
Şekil : 4 - Ulaştırma Alt Yapısına yapılan Harcamaların Ülkeler İtibarıyla Dağılımı
Uyum Fonu kaynaklarından finanse edilen projeler, İspanya, Portekiz, Yunanistan ve İrlanda’da ulaştırma alt yapısının ve çevrenin geliştirilmesine büyük katkıda bulunmuştur. 1993 yılından itibaren birçok proje Fon kaynakları ile desteklenmiştir. Gerçekleştirilen bu projeler sayesinde birçok kişiye iş alanları açılmış ve ekonomik faaliyetler artmıştır. Fondan yararlanma hakkına sahip dört ülkede Fonun mali desteği ile gerçekleştirilen önemli projeler şunlardır:
İspanya;
Deniz Trafik Kontrol Projesi (VTS),
Madrit Çevre Yolu,
Madrit - Barselona - Fransa sınırı arasında hızlı tren hattı,
Ciutat Vella - Barselona, “Pla Central Del Raval”,
SAICA - Balıkçılık alanlarında kontrol istasyonları şebekesi,
Sevilla’da Majarabike aks değiştiricisi.
Yunanistan;
Atina içme suyu şebekesinin geliştirilmesi - Evinos Tuneli,
Gaia ekoloji hizmetleri merkezi,
Su temini ve taşkın önleme projesi - Livadia,
Midilli adasına içme suyu temininin geliştirilmesi.
Portekiz;
Algarve’ye su temininin geliştirilmesi,
Alveilla nehrinin temizlenmesi,
Lizbon’da Tagus’a yeni bir köprü yapılması,
Funchal - Maderia için daha iyi bir içme suyu temini,
İrlanda ;
Dublin çevre yolu - Kuzey kavşağı,
Dublin - Belfast demiryolu hattı,
Dublin havalimanı kargo kapasitesinin artırılması,
Roolare Harbour’un kalkındırılması.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
TÜRKİYE’ NİN ÜYELİĞİNİN AB BÜTÇESİNE ETKİSİ
I. TÜRKİYE’ NİN AB BÜTÇESİNE KATKISI
1. Gümrük Vergileri
1975 yılından itibaren Avrupa Toplulukları Bütçesinin öz kaynaklarından biri haline gelen gümrük vergileri, halen Bütçe gelirleri içinde üçüncü büyük kalemi teşkil etmektedir. Türkiye’nin Avrupa Birliğine tam üye olması halinde, kendi Bütçesinin gelirlerinden birini teşkil eden gümrük vergileri, Türkiye Bütçesi yerine, Topluluk Bütçesinin gelir kalemlerinden biri haline gelecektir.
Bilindiği üzere, Türkiye 1 Ocak 1996 tarihinden itibaren AB ile gümrük birliğini gerçekleştirmiş bulunmakta ve anılan tarihten itibaren üçüncü ülkelere, sanayi ürünleri ithalatında Topluluğun uygulamakta olduğu Ortak Gümrük Tarifesini (OGT) uygulamaktadır. Ayrıca, AB kaynaklı sanayi ürünleri ithalatında ise gümrüklerini tamamen kaldırmıştır.
AB ülkelerinin 1995 ve 1996 yıllarında üçüncü ülkelerden yapmış olduğu ithalat ile Türkiye’nin 1996 ve 1997 yılllarında AB dışı ülkelerden yapmış olduğu ithalat değerleri ve AB ülkelerinin anılan yıllarda AB Bütçesine yapmış oldukları gümrük vergileri tutarları Tablo 39′da verilmiştir.
AB ülkelerinin, AB Bütçesine ödemiş oldukları gümrük vergisi ile toplam ithalatını birbirlerine oranlamak suretiyle, söz konusu ülkelerin ortalama gümrük vergisi oranları hesaplanmıştır. Aynı şekilde, Topluluğun uygulamakta olduğu ortalama gümrük vergisini de hesaplamak mümkündür. Tablo 39′da da görüleceği üzere, AB üyesi ülkelerin ortalama gümrük vergisi oranları arasında farklılıklar görülmektedir. Bu, söz konusu ülkelerin ithalat yapısından kaynaklanmaktadır.
Türkiye için de benzer bir hesaplama yapmak mümkündür. Ancak, burada hesap tersine işletilmelidir. Topluluk ortalama gümrük vergisi oranı ile Türkiye’nin AB dışındaki ülkelerden yapmış olduğu ithalat çarpıldığı zaman bulunacak rakam, Türkiye’nin Topluluk Bütçesine gümrük vergisi nedeniyle yapacağı katkıyı verecektir. Yine Tablo 39′da görüleceği üzere, Türkiye 1996 yılı için AB Bütçesine 461 milyon ECU katkıda bulunacaktır. 1997 yılında ise, Topluluğun 1997 yılı ithalat rakamları belli olmadığından, anılan yıl gümrük vergisi ortalaması hesaplanamamıştır. 1997 yılı için Türkiye ithalatına Topluluğun 1996 yılı gümrük vergisi ortalaması uygulanmak suretiyle hesaplama yapılmıştır.
Türkiye’nin tam üyeliği halinde, yukarıda açıklanan hesaplama yöntemi ile, AB Bütçesine yapması gereken katkı miktarı 1996 yılı için 461, 1997 yılı için ise 536 milyon ECU’dür. İthalatı da dikkate alarak, diğer Topluluk ülkelerinin yaptıkları katkı miktarları ile Türkiye için bulunan rakamları mukayese ettiğimiz zaman, elde edilen sonucun anlamlı olduğu görülmektedir. 1996 yılından 1997 yılına gelindiğinde Türkiye’nin, ithalatında meydana gelen artıştan dolayı ödemesi gereken vergi miktarındaki artış da, bulunan değerlerin doğruluğunu kanıtlayan bir diğer göstergedir. Tablo : 39 - Türkiye ve AB Üyesi Ülkelerin Üçüncü Ülkelerden İthalatı
Ülkeler 1995 1996
İthalat Gümrük Vergisi* Gümrük Vergisi İthalat Gümrük Vergisi* Gümrük Vergisi
(Milyon ECU) (Milyon ECU) Oranı (%) (Milyon ECU) (Milyon ECU) Oranı (%)
Belçika- Lüksemburg 34.263,2 1.022,9 2,99 35.635,1 1.006,9 2,83
Danimarka 9.777,5 263,3 2,69 10.333,8 247,0 2,39
Almanya 140.195,9 3.821,7 2,73 143.503,5 3.377,1 2,35
Yunanistan 5.920,7 144,9 2,45 7.822,2 145,9 1,87
İspanya 27.341,4 609,0 2,23 28.788,7 598,6 2,08
Fransa 69.774,6 1.476,9 2,12 34.263,2 1.326,0 3,87
İrlanda 8.746,2 238,3 2,72 9.024,7 215,2 2,38
İtalya 61.638,4 1.096,5 1,78 63.831,2 1.013,4 1,59
Hollanda 52.118,0 1.658,5 3,18 58.230,8 1.574,5 2,70
Avusturya 12.200,9 229,4 1,88 13.823,1 247,1 1,79
Portekiz 6.495,1 127,5 1,96 6.553,4 114,0 1,74
Finlandiya 7.883,3 136,2 1,73 8.596,4 148,9 1,73
İsveç 15.595,5 371,0 2,38 16.567,4 397,1 2,40
İngiltere 92.860,9 2.702,3 2,91 103.568,7 2.657,3 2,57
TOPLAM 544.811,7 13.898,4 2,55 579.990,1 13.069,0 2,25
Türkiye** 20.488,6 461,0 2,25 23.821,9 536,0 2,25***
KAYNAK : Eurostat; DPT; DİE.
* Topluluk Bütçesinde yer alan değereleri ifade etmektedir.
** Türkiye’nin ithalat değerleri 1996 ve 1997 yıllarına aittir.
*** Topluluğun 1996 yılı ortalama gümrük vergisi oranı Türkiye’nin 1997 yılı ithalatına oranlanmıştır.
Ayrıca, Türkiye’nin gelişmekte olan bir ülke olması nedeniyle, diğer Topluluk ülkelerine nazaran ithalatı daha hızlı artmaktadır.Bu ise, önümüzdeki yıllarda, ithalatındaki artış nedeniyle, Türkiye’nin AB Bütçesine yapacağı katkının giderek artacağını ifade etmektedir.
2. Tarım Ürünleri İthalatından Alınan Vergiler
1 Ocak 1971 tarihinden itibaren Bütçenin öz kaynaklarından biri haline gelen ve başlangıçta değişken bir gümrük vergisi niteliğinde olan tarımsal vergiler, Topluluğun üçüncü ülkeler kaynaklı ithalatından alınan ve gümrük vergileri dışında uygulanan vergiler, telafi edici vergiler, ek vergiler ve primlerden oluşmaktadır.
Topluluk Bütçesine üye ülkelerin 1995 ve 1996 yıllarında sağlamış oldukları tarımsal vergiler ile üçüncü ülkelerden yapılan tarım ürünleri ithalatı Tablo 40′da gösterilmiştir. Yine aynı Tabloda Türkiye’nin 1996 ve 1997 yıllarına ilişkin tarım ürünleri ithalatına da yer verilmiştir.
Bilindiği üzere Türkiye, Topluluğa tam üye olarak katılacak olursa, ithalatta uygulamakta olduğu tarım vergilerinin tamamını da, gümrük vergileri gibi, Topluluk Bütçesine devredecektir. Burada, Türkiye’nin bu kalemden Bütçeye yapacağı mali katkı, yine gümrük vergilerinde uygulanan metotla hesaplanmıştır.
Önce, Topluluk toplam tarım ürünleri ithalatı ile Topluluk Bütçesine üye ülkeler tarafından yapılan ödemeler toplamı birbirlerine oranlanmıştır. Daha sonra Topluluk ortalaması hesabıyla, 1995 yılı için yüzde 1,80 ve 1996 yılı için ise 1,63 olarak bulunan bu oranlar, Türkiye’nin 1996 yılı ve 1997 yılı Topluluk dışı tarım ürünleri ithalatı ile çarpılmak suretiyle Türkiye’nin Bütçeye yapacağı katkı miktarları hesaplanmıştır. Ancak1997 yılı için Topluluk ithalatı henüz belli olmadığından, anılan yıla ait Türkiye katsayısı olarak 1996 yılı Topluluk katsayısı kullanılmıştır.
Yapılan hesaplamada, Türkiye’nin 1996 yılında tarım vergileri nedeniyle Bütçeye yapacağı katkı 27 milyon ECU, 1997 yılında ise 30 milyon ECU’dür. Bulduğumuz bu rakamlar diğer ülkelerin rakamları ile mukayese edildiğinde, elde edilen değerlerin oldukça anlamlı olduğu görülmektedir.
Burada bir hususa da dikkat etmek gerekmektedir. Topluluk ithalat rakamları her yıl makul bir şekilde artarken, kalkınmakta olan bir ülke olması ve üretim ve tüketimde, ithalat ve ihracatta henüz doyuma ulaşmamış bir ülke olan Türkiye’nin ithalatı her geçen yıl Topluluğa oranla daha hızlı bir şekilde büyümektedir. Bunun anlamı ise, Türkiye’nin ithalatı önümüzdeki yıllarda da Topluluk ithalatına oranla daha hızlı büyüyecek ve dolayısıyla Türkiye tam üye olacak olursa, diğer Topluluk ülkelerine oranla daha fazla Bütçeye kakı sağlayacaktır.
Türkiye’nin Bütçeye bu şekilde katkısının diğer ülkelere nispetle daha da artması, sadece tarım vergilerinde değil, aynı zamanda gümrük vergilerinde de söz konusudur.
Tablo : 40 - Türkiye ve AB Üyesi Ülkelerin Üçüncü Ülkelerden Tarım Ürünleri İthalatı
1995 1996
Ülkeler İthalat Tarımsal Vergiler Tarımsal Vergiler İthalat Tarımsal Vergiler Tarımsal Vergiler
(Milyon ECU) (Milyon ECU) Oranı (%) (Milyon ECU) (Milyon ECU) Oranı (%)
Belçika- Lüksemburg 3.248,1 28,5 0,88 3.543,4 35,4 1,00
Danimarka 1.873,4 7,2 0,38 1.979,5 7,4 0,37
Almanya 10.200,8 104,6 1,03 9.893,2 179,6 1,82
Yunanistan 473,7 9,7 2,05 612,0 7,9 1,29
İspanya 4.714,8 137,9 2,92 4.720,4 35,8 0,76
Fransa 5.232,4 49,4 0,94 5.308,8 59,1 1,11
İrlanda 315,4 0,8 0,25 333,7 0,5 0,15
İtalya 4.445,3 91,0 2,05 4.501,1 44,6 0,99
Hollanda 3.543,4 95,5 2,70 6.326,7 133,6 2,11
Avusturya 534,0 7,0 1,31 571,3 12,3 2,15
Portekiz 1.217,8 100,6 8,26 1.319,8 36,3 2,75
Finlandiya 295,8 12,6 4,26 446,3 9,5 2,13
İsveç 1.025,0 11,3 1,10 1.091,5 6,5 0,60
İngiltere 6.926,2 187,7 2,71 7.863,1 241,4 3,07
TOPLAM 46.897,8 844,2 1,80 49.600,8 809,9 1,63
Türkiye* 1.673,3 27,3 1,63 1.860,9 30,3 1,63
* Türkiye için kullanılan değerler 1996 ve 1997 yıllarına aittir.
KAYNAK : Eurastat; DPT; DİE.
3. Şeker ve Glikoz Vergileri
1 Ocak 1971 tarihinden itibaren Topluluk Bütçesinin öz kaynaklarından biri haline gelen şeker ve glikoz vergileri, şeker üreticilerinden alınan vergiler ile depolama vergilerinden meydana gelmektedir. Dolayısıyla, söz konusu vergilerden hangi ülkenin ne kadar ödemesi gerektiği konusu da, ülkelerin yapmakta oldukları üretim miktarı ile doğrudan ilişkilidir.
Tablo 41′de, 1991-1996 yıllarına ilişkin olarak Topluluk üyesi ülkelerle Türkiye’nin yapmış olduğu şeker üretimi görülmektedir. Tabloda ayrıca, AB üyesi ülkelerin aynı yıllarda şeker ve glikoz vergileri olarak Topluluk Bütçesine yapmış oldukları katkı miktarları da yer almaktadır. Tablodan da görüleceği üzere, şeker üretimi yüksek olan ülkelerin Bütçeye yaptıkları ödeme miktarı da yüksek, şeker üretimleri az olan ülkelerin yaptıkları ödemeler ise daha azdır. Bu durum bize şeker üretimi ve ödenen vergiler arasında doğrusal bir ilişki olduğunu göstermektedir.
Türkiye’nin tam üyeliği halinde bu kalemden Topluluk Bütçesine yapması gereken ödeme tutarının hesaplanması için öncelikle üye ülkelerin Bütçeye yaptıkları ödeme tutarları ile üretimleri birbirlerine oranlanmak suretiyle, üretim ile olan bağlantı tespit edilmiştir. Bu tespit her üye ülke için ayrı ayrı yapıldığı gibi, bir bütün olarak Topluluk için de yapılmıştır. Ayrıca 1991-1996 yılları için genel bir ortalama alınmak suretiyle, elde edilen bu rakamların doğruluğu test edilmiştir.
Elde edilen bu kat sayı, daha sonra Türkiye üretimi ile oranlanmış ve Türkiye için anılan yıllarda Topluluğun tam üyesi olması durumunda Bütçeye ödeyeceği şeker ve glikoz vergileri hesaplanmıştır. Yine 1991-1996 yılları için genel bir hesaplama yapılmak suretiyle, yıllar itibarıyla bulunan değerlerin doğruluğu test edilmiştir. Her iki halde de elde edilen rakamların ve değerlerin birbirlerine yakın olması, yapılan hesapların doğruluğunu ortaya koymaktadır.
Türkiye için bulunan değerler ve Türkiye’nin üretim rakamları diğer ülkelerin rakamları ile mukayese edildiğinde, bulunan bu rakamların oldukça anlamlı olduğu görülmektedir. 1991- 1996 yılları arasında, Türkiye eğer AB tam üyesi bir ülke olsaydı, Bütçeye şeker ve glikoz vergileri kaleminden yılda ortalama 100 milyon ECU katkı sağlayacaktı. Türkiye’nin gümrük vergileri ve tarım ürünleri ithalatından alınan vergilerinde gelecek yıllarda Türkiye ithalatında meydana gelecek artışlar nedeniyle Bütçeye katkısı da artmaya devam ederken, şeker üretim rakamlarının optimal düzeye ulaştığı ve anılan dönemde ortalama 1.6 milyon ton civarında olduğu da dikkate alınacak olursa, Türkiye’nin şeker ve glikoz vergilerinden dolayı Bütçeye katkısının gelecek yıllarda da aynı seviyelerde seyredeceği ortaya çıkmaktadır.
TABLO : 41 - AB Ülkelerinin Şeker Üretimleri ve Bütçeye Ödedikleri Şeker Vergileri
1991 1992 1993 1994 1995 1996 1991-96
Ülkeler Üretim Ödenen Üretim Ödenen Üretim Ödenen Üretim Ödenen Üretim Ödenen Üretim Ödenen Üretim Ödenen
Miktarı Vergi Yüzde Miktarı Vergi Yüzde Miktarı Vergi Yüzde Miktarı Vergi Yüzde Miktarı Vergi Yüzde Miktarı Vergi Yüzde Miktarı Vergi Yüzde
(Bin Ton) MECU Oranı (Bin Ton) MECU Oranı (Bin Ton) MECU Oranı (Bin Ton) MECU Oranı (Bin Ton) MECU Oranı (Bin Ton) MECU Oranı (Bin Ton) MECU Oranı
Fransa 4.615,0 323,3 7,0 4.634,0 301,2 6,5 4.589,0 321,7 7,0 4.227,0 393,7 9,3 4.480,0 375,3 8,4 4.428,0 328,9 7,4 26.973,0 2.044,1 7,6
İtalya 1.458,0 117,2 8,0 1.868,0 102,9 5,5 1.419,0 121,1 8,5 1.492,0 150,4 10,1 1.560,0 130,3 8,4 1.510,0 105,9 7,0 9.307,0 727,8 7,8
İspanya 953,0 60,6 6,4 955,0 41,2 4,3 1.234,0 43,3 3,5 1.118,0 68,6 6,1 970,0 61,0 6,3 1.083,0 57,4 5,3 6.313,0 332,1 5,3
Portekiz 2,0 0,1 5,0 2,0 0,1 5,0 4,0 0,1 2,5 6,0 0,4 6,7 7,0 0,6 8,6 10,0 0,4 4,0 31,0 1,7 5,5
Yunanistan 287,0 17,7 6,2 354,0 11,3 3,2 306,0 18,7 6,1 250,0 24,5 9,8 300,0 14,4 4,8 260,0 12,6 4,8 1.757,0 99,2 5,6
Hollanda 1.232,0 81,2 6,6 1.150,0 69,5 6,0 1.133,0 81,8 7,2 966,0 99,3 10,3 1.044,0 94,1 9,0 975,0 80,0 8,2 6.500,0 505,9 7,8
Belçika 1.030,0 72,0 7,0 893,0 63,5 7,1 1.043,0 71,1 6,8 867,0 90,3 10,4 910,0 85,6 9,4 900,0 73,3 8,1 5.643,0 455,8 8,1
Danimarka 544,0 40,0 7,4 411,0 35,2 8,6 521,0 36,7 7,0 448,0 51,0 11,4 486,0 47,7 9,8 462,0 40,7 8,8 2.872,0 251,3 8,8
Almanya 4.298,0 350,0 8,1 4.049,0 296,0 7,3 4.352,0 339,2 7,8 3.666,0 411,6 11,2 3.803,0 384,7 10,1 3.919,0 332,4 8,5 24.087,0 2.113,9 8,8
İrlanda 226,0 12,6 5,6 223,0 11,4 5,1 177,0 12,5 7,1 213,0 11,9 5,6 214,0 14,3 6,7 211,0 14,0 6,6 1.264,0 76,7 6,1
Avusturya 440,0 391,0 418,0 10,3 2,5 438,0 33,7 7,7 1.687,0 44,0 2,6
Finlandiya 144,0 160,0 157,0 3,6 2,3 156,0 10,3 6,6 617,0 13,9 2,3
İsveç 333,0 339,0 404,0 8,1 2,0 406,0 22,4 5,5 1.482,0 30,5 2,1
İngiltere 1.237,0 66,4 5,4 1.473,0 70,0 4,8 1.433,0 68,9 4,8 1.263,0 80,3 6,4 1.300,0 86,4 6,6 1.250,0 101,5 8,1 7.956,0 473,5 6,0
TOPLAM 15.598,0 1.141,8 7,3 16.831,0 1.002,3 6,0 17.133,0 1.115,1 6,5 15.402,0 1.382,0 9,0 15.958,0 1.316,4 8,2 16.008,0 1.213,5 7,6 96.930,0 7.171,1 7,4
Türkiye 1.582,0 115,5 7,3 1.798,0 107,9 6,0 1.641,0 106,7 6,5 1.737,0 156,3 9,0 1.717,0 140,8 8,2 1.280,0 97,3 7,6 9.755,0 724,4 7,4
KAYNAK : The Agricultural Situation in the European Union,1991-1996 Reports;
DPT; DİE.
4. Katma Değer Vergisi
Topluluk tarafından belirlenen ortak kurallar çerçevesinde tüm üye ülkelerde tek tip olarak belirlenen katma değer vergisinin yüzde biri, 21 Nisan 1970 tarih ve 70/243/CECA, CEE, Euratom sayılı Konsey Kararı ile Bütçenin öz kaynakları arasına dahil edilmiştir. Anılan Karar ile yüzde bir olarak belirlenen KDV oranı, 7 Mayıs 1985 tarih ve 85/257/EEC sayılı Konsey Kararı ile yüzde 1,4′e yükseltilmiştir. 24 Haziran 1998 tarihinde kabul edilen 88/376/EEC, Euratom sayılı Konsey Kararı ile bu oran korunurken, KDV matrahının üye ülkelerin GSMH’nin yüzde 55′ini aşamayacağı hükme bağlanmıştır.
KDV ile ilgili son düzenleme ise, 12 Kasım 1994 tarihinde kabul edilen 94/728/EEC, Euratom sayılı Kararla ile yapılmıştır. Bu Karar ile, KDV ve GSMH oranlarının, 1995 yılından başlamak üzere, 1999 yılına kadar kademeli olarak sırasıyla yüzde bir ve 50′ye indirilmesi kabul edilmiştir.
Topluluk, üye ülkeler tarafından Bütçeye ödenecek KDV’nin hesaplanmasında iki kıstas kullanmaktadır:
- Topluluk tarafından belirlenen kurallar çerçevesinde, bütün üye ülkeler için tek tip olarak belirlenen KDV matrahı;
-Topluluk ülkeleri için tek tip olarak belirlenen GSMH’nin her yıl için belirlenmiş olan yüzdesi.
Bu kıstaslara göre belirlenen değerlerden küçük olanı üzerinden üye ülkeler KDV katkısını Bütçeye ödemektedir. Diğer bir ifade ile üye ülkelerin KDV nedeniyle Bütçeye yapacakları azami ödeme miktarı, GSMH’lerinin yüzde 52’sine (1997 yılı için) tekabül eden değerin ilgili yıl için tespit edilen oranı kadardır.
Türkiye de, Topluluğun tam üyesi olması halinde, yukarıda açıklanan metotlarla yapılacak bir hesaplama sonucu elde edilen miktar kadar bir parayı Topluluk Bütçesine ödemek durumundadır. Tablo 42′de AB üyesi ülkelerle Türkiye’nin KDV ve GSMH katkıları nedeniyle Bütçeye yapacakları azami ödemeler görülmektedir.
Tablonun birinci ve dokuzuncu sütunlarında Topluluk tarafından her ülke bakımından 1996 ve 1997 yılları için hesaplanan KDV matrahları yer almaktadır. Bu matrahların hesaplanmasında üye ülkelerin herhangi bir müdahaleleri söz konusu değildir. Tablonun ikinci ve 10′uncu sütunlarında ise, yine Topluluk tarafından hesaplanan üye ülkelerin aynı yıllara ait GSMH rakamları yer almaktadır. Türkiye’nin hizasında yer alan rakamlar ise 1998 yılı Programından alınan değerler esas alınmak suretiyle hesaplanmıştır.
1996 ve 1997 yılları için KDV’nin hesaplanmasında baz olacak değerlerin hesaplanmasında kullanılacak GSMH matrahları, ilgili ülkenin GSMH’sının belirtilen yıllar için tespit edilen yüzde 55 ve 52 oranlarına tekabül eden miktardır. Bu şekilde elde edilen GSMH matrahı ile KDV matrahları mukayese edildiğinde, rakamlardan küçük olanı KDV matrahı olarak kabul edilmektedir. Ancak, bu çalışmada ülkelerin ödemeleri gereken azami miktarın bulunabilmesi için, KDV matrahları olarak, GSMH değerleri esas alınmıştır.
1996 ve 1997 yılları için ülkelerin ödemeleri gereken azami KDV miktarı, GSMH matrahının bu yıllara tekabül eden oranı olan 1,4 ve 1,16’sı kadar olacaktır. Bu rakamalar ise Tablomuzun 6 ve 14′üncü sütunlarında yer almaktadır. Burada hemen şunu da belirtmekte yarar vardır: 1996 ve 1997 yıllarında Topluluk, tespit edilmiş olan yüzde 1,4 ve 1,16′lık üst limitler yerine, 1.248 ve 1.053 oranlarını ve daha küçük bir değer olan KDV matrahını kullanmıştır. Bunun bir diğer anlamı ise, üye ülkelerin Bütçeye katkılarının henüz belirlenen limitlerin altında olmasıdır.
Türkiye’nin konumu bu açıdan değerlendirildiğinde, 1996 yılında KDV nedeniyle Topluluk Bütçesine azami katkısı 1.119 milyon ECU, 1997 yılında ise 1.017 milyon ECU olarak hesaplanmıştır.
Türkiye’nin tam üyeliği, bir yandan yukarıda belirtilen ve 1996 ve 1997 yıllarında uygulanan 1.248 ve 1.053 şeklindeki KDV limitlerini daha yukarılara doğru, yani üst limitlere yakın noktalara çekecektir; diğer yandan Türkiye için bulunan ve 1996 ve 1997 yıllarında Bütçeye ödenmesi gereken miktarlarda üst limitler üzerinden bulunmuş değerler olup, gerçekte Türkiye’nin Bütçeye yapacağı KDV katkısı bulunan bu değerin bir miktar daha altında olacaktır.
5. Gayri Safi Milli Hasıla Katkısı
GSMH katkısı, 24 Haziran 1988 tarih ve 88/376/EEC, Euratom sayılı Konsey Kararı ile ilk defa Bütçenin öz kaynakları arasına dahil edilmiştir. Söz konusu Karar ile, üye ülkelerin milli gelirlerinin azami yüzde 1,20’si Topluluk Bütçesine devredilecektir. 31 Ekim 1994 tarih ve 94/728/EEC, Euratom sayılı Konsey Kararı ile bu oran 1995 yılından itibaren kademeli bir şekilde artırılmak suretiyle 1999 yılından itibaren yüzde 1,27′ye yükseltilmiştir.
GSMH katkısının hesaplanması, KDV katkısına göre daha basit ve daha kolaydır. Çünkü Topluluk tarafından hesaplanan üye ülkelerin GSMH’lerinin belirlenen oranı Bütçeye devredilecektir. Tablo 42′de üye ülkeler tarafından ödenebilecek azami GSMH katkıları ve uygulanacak oranlar görülmektedir. Ancak, anılan yıllarda azami limitin 1,22 ve 1,24 olmasına karşılık Bütçe uygulamasında, bu oranlar 0,39019 ve 0,46931 olarak gerçekleşmiştir. Ancak, Türkiye’nin tam üyeliği halinde bu oranların uygulanması söz konusu olamayacaktır. Türkiye’nin getirdiği yük de hesaplanmak suretiyle bulunacak giderler dikkate alınarak, daha yüksek bir oran tespit edilecektir.
Türkiye’nin tam üyeliği halinde, diğer Bütçe gelirlerinde olduğu gibi, bu kalemden de Topluluk Bütçesine katkıda bulunması gerekmektedir. 1996 ve 1997 yıllarında Bütçeye GSMH katkısı olarak Türkiye’nin azami 1.773 ve 2.090 milyon ECU katkıda bulunacağı hesaplanmıştır. Bulunan bu değer, azami miktarı ifade etmekte olup, Topluluk tarafından henüz üst limitler uygulanmadığından, Türkiye’nin katkısı, bulunan bu miktardan daha az olacaktır.
Tablo : 42 - Bütçenin Öz kaynaklarından KDV ve GSMH Katkısının Hesaplanması (Milyon ECU)
1996 1997
GSMH’nın KDV KDV Ödenecek GSMH Ödenecek GSMH’nın KDV KDV Ödenecek GSMH Ödenecek
KDV Yüzde Matrahına Esas Oranı Azami Oranı Azami GSMH KDV Yüzde Matrahına Esas Oranı Azami Oranı Azami
Ülkeler Matrahı GSMH Oranı Değeri Limiti* KDV Katkısı Limiti** Katkısı Matrahı GSMH Oranı Değeri Limiti KDV Katkısı Limiti** GSMH Katkısı
Belçika 91.020 217.340 55 119.537 1,4 1.674 1,22 2.652 89.554 220.970 52 114.904 1,16 1.333 1,24 2.740
Danimarka 54.300 135.520 55 74.536 1,4 1.044 1,22 1.653 57.150 141.270 52 73.460 1,16 852 1,24 1.752
Almanya 970.000 1.920.500 55 1.056.275 1,4 14.788 1,22 23.430 991.695 1.931.700 52 1.004.484 1,16 11.652 1,24 23.953
Yunanistan 48.000 95.000 55 52.250 1,4 732 1,22 1.159 49.800 103.300 50 51.650 1,16 599 1,24 1.281
İspanya 210.100 442.000 55 243.100 1,4 3.403 1,22 5.392 229.160 497.030 50 248.515 1,16 2.883 1,24 6.163
Fransa 570.980 1.230.000 55 676.500 1,4 9.471 1,22 15.006 598.420 1.264.130 52 657.348 1,16 7.625 1,24 15.675
İrlanda 25.460 46.020 55 25.311 1,4 354 1,22 561 27.180 47.710 50 23.855 1,16 277 1,24 592
İtalya 357.390 928.370 55 510.604 1,4 7.148 1,22 11.326 358.300 977.900 52 508.508 1,16 5.899 1,24 12.126
Lüksemburg 8.300 14.660 55 8.063 1,4 113 1,22 179 8.510 15.200 52 7.904 1,16 92 1,24 188
Hollanda 146.210 311.500 55 171.325 1,4 2.399 1,22 3.800 152.000 328.100 52 170.612 1,16 1.979 1,24 4.068
Avusturya 87.070 186.500 55 102.575 1,4 1.436 1,22 2.275 91.165 186.217 52 96.833 1,16 1.123 1,24 2.309
Portekiz 50.230 85.720 55 47.146 1,4 660 1,22 1.046 53.029 89.385 50 44.693 1,16 518 1,24 1.108
Finlandiya 41.750 100.060 55 55.033 1,4 770 1,22 1.221 44.510 102.530 52 53.316 1,16 618 1,24 1.271
İsveç 70.130 179.000 55 98.450 1,4 1.378 1,22 2.184 80.263 191.898 52 99.787 1,16 1.158 1,24 2.380
İngiltere 470.000 953.640 55 524.502 1,4 7.343 1,22 11.634 466.000 922.930 52 479.924 1,16 5.567 1,24 11.444
TOPLAM 3.191.840 6.845.830 55 3.765.207 1,4 52.713 1,22 83.519 3.296.736 6.991.908 52 3.635.792 1,16 42.175 1,24 86.700
TÜRKİYE 145.367 55 79.952 1,4 1.119 1,22 1.773 168.575 52 87.659 1,16 1.017 1,24 2.090
Kaynak :AB Bütçesi 1996 ve 1997, OJ L22,29 1.1996 ve OJ L44, 14.2.199, 1998 yılı Programı, DPT, 1977.
* 1996 yılında uygulanması gereken azami KDV oranı 1,40 olmasına karşılık, bütçede 1,248 olarak uygulanmıştır.
1997 yılında uygulanması gereken azami KDV oranı1,16 olmasına karşılık, bütçede 1,053 olarak uygulanmıştır.
** 1996 yılında GSMH’nın yüzde 1,22 si, 1997 yılında yüzde 1,24′nün Bütçeye devredilmesi gerekirken, Bütçeye GSMH’nin anılan yıllar için sırasıyla 0,39019 ve 0,46931′i devredilmiştir.
II. TÜRKİYE’ NİN AB BÜTÇESİNDEN YARARLANMA İMKÂNLARI
Avrupa Birliği Bütçesinin en önemli gider kalemlerini ATYGF-Garanti Bölümü ile Yapısal Fonlar ( ABKF, ASF, ATYGF-Yönverme Bölümü ve BSMA) teşkil etmektedir. Türkiye’nin AB’ye tam üye olması halinde, diğer üye ülkeler gibi, Topluluk Bütçesine katkıda bulunacağı gibi, Topluluk Bütçesinden de eşit şartlarda yararlanması sonucu doğacaktır. Diğer bir ifade ile, Topluluk Bütçesinin yaklaşık yüzde 50’sini teşkil eden ATYGF-Garanti Bölümü ile yüzde 32’sini oluşturan Yapısal Fonlardan Türkiye’de faydalanma imkânına kavuşmuş olacaktır.
Topluluğun gerek Garanti Fonundan, gerekse Yapısal Fonlarından faydalanabilmek, büyük çapta sistemin nasıl işlediğini bilmekten geçmektedir. Yani, Topluluk hiçbir üye ülkeye doğrudan yardım yapmamakta ve üye ülkelerin taleplerine göre mali imkânlardan faydalanmalarına imkân sağlamaktadır.
Bu bölümde, Türkiye’nin tam üyeliği halinde, Topluluk Fonlarından (ATYGF-Garanti Bölümü ve Yönverme Bölümü, ASF, ABKF ve BSMA) faydalanma imkânları üzerinde durulacak ve 1995 ve 1996 yıllarına ilişkin veriler dikkate alınarak Türkiye’nin tam üyeliğinin Topluluk Bütçesine getireceği yük hesaplanacaktır.
1. Avrupa Tarımsal Yönverme ve Garanti Fonu-Garanti Bölümü
AB Bütçesinin en büyük gider kalemini teşkil eden Avrupa Tarımsal Yönverme ve Garanti Fonu-Garanti Bölümü (ATYGF-GB), AB ortak piyasa düzenine tâbi tarım ürünlerinin iç piyasa düzenlemelerine yönelik çeşitli müdahaleler için gerekli harcamalar ile, iç ve dış fiyatlar arasındaki farkın telafisi yoluyla Topluluk ürünlerinin dünya pazarlarına ihracatını sağlamaya yönelik iadelerin finansmanına mali destek sağlamaktadır.
AB OTP kapsamında yer alan tarım ürünleri ana başlıklar itibarıyla toplam 20 kalemde toplanmaktadır. OTP kapsamında yer alan tarım ürünleri;
Tahıllar,
Şeker,
Yağlı Tohumlar,
Şarap,
Meyve ve Sebzeler,
Hayvan Yemleri,
Keten ve Kendir Elyafı,
Pamuk,
Patates,
Süt ve Süt ürünleri,
Yumurta,
Büyükbaş hayvanlar,
Et,
İpek Böceği,
Balık,
Bitkisel yağlar,
Zeytinyağı,
Tütün,
Şerbetçi otu ve
Tohumluklardır.
OTP kapsamında yer alan bu ürünlere ilişkin Topluluğun önde gelen altı ülkesine ait ( Fransa, İtalya, İspanya, Hollanda, Yunanistan ve Portekiz) 1990-1996 yılları üretim verileri ile Türkiye’nin üretim verileri Ek 1′de sunulan Tablolarda görülmektedir. OTP kapsamına dahil ürünlere ilişkin karşılaştırmalı veriler ile altı ülkenin toplam üretimlerinin toplam Topluluk üretimleri içindeki payı EK 2′de yer alan Tablolarda verilmiştir.
Tabloların incelenmesinden de görüleceği üzere, seçilen altı AB ülkesinin üretimleri, toplam Topluluk üretiminin yüzde 70′inin üzerindedir. Bu nedenle anılan ülkelerin üretimleri ile Türkiye’nin üretim miktarları mukayese edilmiştir. Ayrıca, söz konusu ülkeler, Hollanda hariç, Türkiye gibi bir Akdeniz ülkesi olup, ürettikleri tarım ürünleri ile Türkiye’nin üretmiş olduğu tarım ürünleri arasında büyük çapta benzerlikler mevcuttur. Hollanda ise, Topluluğun adeta hayvansal ürünler ve süt ürünleri deposu gibidir. Bu nedenlerle AB’nin bu altı ülkesine ilişkin verilerle Türkiye verileri karşılaştırılmıştır.
ATYGF-GB, bilindiği üzere, tarımsal piyasaları düzenlemeye yönelik müdahaleler ve ihracatta yapılan iadeler olmak üzere iki ana başlık altında tarım ürünlerine destek sağlamaktadır. Bu nedenle burada, konuya bu iki ayrı perspektiften yaklaşılacak ve değerlendirilecektir.
Tarımsal Piyasaların Düzenlenmesine Yönelik Müdahaleler
ATYGF-GB tarafından Tarımsal Piyasaların Düzenlenmesine Yönelik Müdahaleler (TPDYM) kapsamında 1994-1997 yıllarında ürün bazında yapılan harcamlara ilişkin veriler Tablo 43′de görülmektedir. Tablonun incelenmesinden de görüleceği üzere Fon harcamalarının önemli bir bölümü (ortalama yüzde 75) müdahalelere yapılmaktadır.
TPDYM için yapılan harcamalardan en büyük payı; 1994 yılından itibaren tarla bitkileri olarak tanımlanan tahıllar, yağlı tohumlar,bezelye, tarla baklası ve nadasa bırakılan araziler için yapılan ödemeler almaktadır. 1994 yılında TPDYM kapsamında yapılan toplam 23 milyar ECU tutarındaki harcamaların yüzde 35′ine tekabül eden 11,2 milyar ECU su bu ürünler için harcanmıştır. Söz konusu rakamlar, 1997 yılında ise 32,5 ve 17,6 milyar ECU olarak gerçekleşmiştir.
TPDYM kapsamındaki ikinci büyük payı süt ürünleri almıştır. Süt ürünleri için 1994 yılında 2,3 milyar ECU harcama yapılırken, 1997 yılında bu rakam 2 milyar ECU’ye gerilemiştir. Süt ürünleri için yapılan ödemelerin yaklaşık üçte biri tereyağının imhası için harcanmıştır.
Dana ve sığır etleri, zeytinyağı ve şeker, ATYGF-GB harcamalarından bu kapsamda önemli ölçüde yardım alan diğer tarım ürünleri olmuştur.
Türkiye’nin OTP kapsamında olan tarım ürünleri üretimleri ile, kısmen üretim kompozisyonları ve yapıları Türkiye’ye benzeyen AB’ye üye Akdeniz ülkeleri, Fransa, İspanya, Portekiz, İtalya ve Yunanistan ile büyük bir hayvansal ürünler üreticisi olan Hollanda’nın üretimleri ve Topluluk toplam üretim verileri ek Tablolarda sunulmuştur.
Türkiye’nin ATYGF-GB’nin TPMYM kapsamında yararlanabileceği mali imkânların hesaplanmasında ekte sunulan Tablolar ile Tablo 43′deki veriler esas alınmıştır. Hesaplamada önce Topluluğun her ürün grubu için birim başına ( ton) yaptığı ortalama harcama miktarı bulunmuştur. Bulunan bu miktar, Türkiye’nin üretimi ile çarpılmak suretiyle Fondan alabileceği ortalama değer hesaplanmıştır. Bu şekilde yapılan hesaplamada, Türkiye’nin Fondan TPDYM kapsamında yaklaşık 5.400 milyon ECU tutarında bir mali imkândan yararlanacağı ortaya çıkmıştır. Bu hesabın yapılmasında 1990-1996 yılı verileri ve mevcut Topluluk politikaları esas alınmıştır. Ayrıca OTP kurallarının uygulanması halinde Türkiye’nin ürün ve üretim kompozisyonunun değişmeyeceği ve üretiminin artmayacağı varsayılmıştır.
Türkiye’nin anılan kalemden sağlayacağı hesaplanan 5.400 milyon ECU’nün ürün grupları itibarıyla dağılımı şu şekildedir.
- Tarla Bitkileri 2.250 milyon ECU
- Şeker 60 ”
- Zeytinyağı 50 ”
- Kuru Yemler 200 ”
- Meyve ve Sebzeler 520 ”
- Şarap 170 ”
- Tütün 640 ”
- Süt ve Süt Ürünleri 140 ”
- Dana ve Sığır Eti 850 ”
- Koyun ve Keçi Eti 520 ”
TOPLAM 5.400 ”
Üçüncü Ülkelere Yönelik İhracatta İadeler
AB, OTP çerçevesinde tarım ürünlerinin üçüncü ülkelere ihracatını kolaylaştırmak amacıyla dünya fiyatları ile Topluluk fiyatları arasındaki farkı ihracatta iadeler adı altında ATYGF-GB’den ödemektedir. Ülkelerin bu şekilde Fon imkânlarından yararlanabilmeleri yapacakları ihracat ile doğrudan orantılıdır. Bu nedenle, Türkiye’nin de mevcut üye ülkeler gibi bu imkândan sağlayabileceği mali imkânlar ihracat yapısı ve miktarı ile yakından ilgilidir.
Tablo : 43a - Avrupa Tarımsal Yönverme ve Garanti Fonu-Garanti Bölümü Harcamalarının Ürünler İtibarıyla Dağılımı
1990 1991 1992 1993
Ürünler MECU % MECU % MECU % MECU %
Tahıllar 3.856,0 14,6 5.077,4 15,7 5.456,9 17,0 6.560,3 18,9
İadeler 2.499,9 3.601,5 3.139,7 2.788,8
Müdahaleler 1.356,1 1.475,9 2.317,2 3.771,5
Üretim İadeleri 275,9 419,1 360,7 415,7
Durum Buğdayı için Yardım 419,5 516,1 456,4 425,9
Depolama 1.251,4 1.419,4 2.497,4 2.723,8
Ortak Sorumluluk Vergisi -656,2 -924,3 -1.098,8 89,6
Küçük Üretici Yardımları 66,3 38,7 30,8 60,1
Pirinç 94,2 0,4 119,9 0,3 87,3 0,3 69,5 0,2
İadeler 38,2 77,8 91,8 59,3
Müdahaleler 56,0 34,1 -4,5 10,2
Şeker 1.391,1 5,3 1.814,9 5,6 1.937,4 6,0 2.188,6 6,3
İadeler 928,7 1.251,2 1.305,6 1.531,4
Müdahaleler 462,4 563,7 631,8 657,2
Depolama Yardımları 383,3 460,9 496,1 501,7
Zeytin Yağı 1.169,6 4,4 1.874,2 5,8 1.754,3 5,5 2.468,2 7,1
İadeler 136,3 111,8 48,4 68,8
Müdahaleler 1.033,3 1.762,4 1.705,9 2.399,4
Katı ve SıvıYağlar 3.477,0 13,1 3.549,4 11,0 4.132,0 12,9 3.063,4 8,8
İadeler 1,0 0,5 0,1 0,0
Müdahaleler 3.476,0 3.549,0 4.131,9 3.063,4
Protein Ürünler 834,8 3,2 959,0 3,0 862,0 2,7 1.083,8 3,1
İadeler
Müdahaleler 834,8 959,0 862,0 1.083,8
Bezelye ve Tarla Baklası 536,4 550,8 480,3 558,7
Kuru Yemler 298,0 403,9 380,2 523,7
Tekstil Ürünleri Tohumları 580,3 2,2 521,8 1,6 771,3 2,4 860,6 2,5
Keten ve Kenevir 40,3 33,6 29,0 29,6
Pamuk 539,8 487,9 742,1 830,8
Meyve ve Sebzeler 1.253,0 4,7 1.106,5 3,4 1.261,7 3,9 1.672,2 4,8
İadeler 80,6 94,8 116,7 187,5
Taze 67,0 76,9 91,6 156,4
İşlenmiş 13,6 17,9 25,1 31,1
Müdahaleler 1.172,4 1.011,7 1.145,0 1.484,7
Taze 603,4 412,0 516,0 919,5
İşlenmiş 569,0 599,7 629,0 565,2
Şarap 745,2 2,8 1.047,8 3,2 1.087,2 3,4 1.509,6 4,3
İadeler 54,7 55,5 77,3 100,2
Müdahaleler 690,5 992,3 1.009,9 1.409,4
Özel Stoklama Yardımları 39,9 41,1 40,4 57,5
Damıtma 267,4 367,2 320,7 464,3
Şarap İşleme Ürünlerine
Zorunlu Damıtma 68,3 72,3 89,2 76,7
Tütün 1.232,1 4,7 1.329,6 4,1 1.233,0 3,8 1.165,1 3,4
İadeler 61,9 65,3 71,9 36,2
Müdahaleler 1.170,2 1.264,3 1.611,1 1.128,9
Diğer Tarımsal Ürünler 84,5 0,3 67,6 0,2 302,7 1,0 190,0 0,5
Tohumlar 73,5 66,7 81,5 70,4
Hops 10,6 0,9 9,9 24,5
Süt Ürünleri 4.971,7 18,8 5.636,6 17,4 4.006,8 12,5 5.211,3 15,0
İadeler 1.946,6 2.249,0 2.056,1 2.287,5
Müdahaleler 3.025,1 3.387,6 1.950,7 2.923,8
Yağsız Süt İçin Yardımlar 843,9 1.052,7 1.086,5 857,0
Yağsız Süttozu Depolanması 394,7 270,5 -432,9 -44,6
Tereyağı Depolama 580,5 661,4 88,3 161,6
Tereyağının İmhası 524,9 669,6 508,3 684,9
Süt Üreticilerinden Kesintiler -348,3 -352,4 -368,0 -299,1
Yeni Pazarların Geliştirilmesi 268,6 248,3 301,8 421,7
Dana ve Sığır Eti 2.833,2 10,7 4.295,0 13,2 4.413,8 13,7 3.986,3 11,5
İadeler 1.110,0 1.282,4 1.332,5 1.711,2
Müdahaleler 1.723,2 3.012,6 3.081,3 2.275,1
Kamu ve Özel Stoklama 997,7 2.302,8 2.190,6 1.383,1
Süt İnekleri Primleri 292,4 366,9 436,7 558,2
Özel Primler 401,5 334,9 435,5 318,7
Gelir Kaybı Telafisi
Koyun ve Keçi Eti 1.452,3 5,5 1.790,4 5,5 1.749,2 5,4 1.800,4 5,2
İadeler
Müdahaleler 1.452,3 1.790,4 1.749,2 1.800,4
Domuz Eti 246,9 0,9 252,2 0,8 141,6 0,4 200,9 0,6
İadeler 174,0 199,5 130,4 193,5
Müdahaleler 72,9 52,7 11,2 7,4
Yumurta ve Kümes Hay. Eti 178,5 0,7 169,2 0,5 193,2 0,6 290,9 0,8
İadeler 178,5 169,2 193,2 290,9
Yumurta 33,1 35,7 32,8 40,7
Kümes Hayvanları Eti 145,4 133,5 160,4 250,2
İadeler 0,0 0,0 0,0 0,0
2 Sayılı Ek Dışındaki Ürünler 511,5 1,9 704,1 2,2 699,6 2,2 743,5 2,1
İadeler 511,5 704,1 699,6 743,5
Balıkçılık 23,6 0,1 26,2 0,1 32,1 0,1 32,4 0,1
İadeler 1,9 0,1
Müdahaleler 23,6 26,2 21,2 32,3
İADELER TOPLAMI 7.234,0 9.184,7 8.595,8 9.287,7
MÜDAHALELER TOPLAMI 16.548,8 19.881,9 20.223,9 22.047,5
T O P L A M 24.935,5 94,3 30.333,9 93,6 30.128,0 93,8 33.231,8 95,6
Diğer 1.518,0 2.052,0 1.979,5 1.516,3
T O P L A M 26.453,5 100,0 32.385,9 100,0 32.107,5 100,0 34.748,1 100,0
Kaynak : The Agrıcultural Situation in the European Union, 1991, 1992 ve 1993 yıllık Raporları.
Tablo : 43b - Avrupa Tarımsal Yönverme ve Garanti Fonu-Garanti Bölümü Harcamalarının Ürünler İtibarıyla Dağılımı
1994 1995 1996 1997
Ürünler MECU % MECU % MECU % MECU %
Tarla Bitkileri (1) 12.652,3 38,4 15.018,3 43,5 16.998,0 41,6 17.970,0 43,0
İadeler 1.513,2 1.092,7 368,0 377,0
Müdahaleler 11.139,1 13.667,0 16.630,0 17.593,0
Yardımlar (ha) 10.552,8 13.506,4 13.887,0 15.092,0
Tahıl Depolama Yardımları 186,7 62,7 60,0 421,0
Ekim Dışı Alan 1.712,9 2.412,6 2.326,0 1.731,0
Şeker 2.061,5 6,3 1.831,0 5,3 1.843,0 4,5 1.878,0 4,5
İadeler 1.377,4 1.312,1 1.344,0 1.400,0
Müdahaleler 684,1 518,9 499,0 478,0
Depolama Yardımları 551,2 398,8 377,0 352,0
Zeytin Yağı 1.819,5 5,5 812,5 2,4 2.113,0 5,2 2.104,0 5,0
İadeler 52,8 38,2 44,0 43,0
Müdahaleler 1.766,7 774,3 2.069,0 2.061,0
Kuru Yemler ve Sebzeler 378,4 1,1 342,0 1,0 385,0 0,9 405,0 1,0
İadeler 0,0 0,0 0,0 0,0
Müdahaleler 378,4 342,0 385,0 405,0
Kuru Yemler 367,1 311,8 314,0 330,0
Kuru Sebzeler 11,3 30,2 71,0 75,0
Tekstil Ürünleri Tohumları 863,5 2,6 876,1 2,5 850,0 2,1 863,0 2,1
Keten ve Kenevir 33,2 78,6 102,0 92,0
Pamuk 830,2 797,2 747,0 770,0
Meyve ve Sebzeler 1556,8 4,7 1.833,4 5,3 1.575,0 3,9 1.610,0 3,9
İadeler 216,7 239,5 97,0 84,0
Taze 186,8 203,0 78,0 73,0
İşlenmiş 29,9 36,5 19,0 11,0
Müdahaleler 1.340,1 1.593,8 1.478,0 1.526,0
Taze 768,3 977,6 812,0 878,0
İşlenmiş 571,8 616,2 666,0 648,0
Şarap 1.176,2 3,6 857,5 2,5 805,0 2,0 928,0 2,2
İadeler 80,4 36,7 50,0 54,0
Müdahaleler 1.095,8 820,8 755,0 874,0
Özel Stoklama Yardımları 54,4 38,8 35,0 32,0
Damıtma 285,5 123,6 48,0 189,0
Şarap İşleme Ürünlerine
Zorunlu Damıtma 53,8 52,1 52,0 66,0
Tütün 1.057,4 3,2 993,0 2,9 1.043,0 2,6 1.051,0 2,5
İadeler 49,9 35,1 4,0
Müdahaleler 1.007,5 957,9 1.039,0 1.051,0
Diğer Tarımsal Ürünler 79,2 90,7 107,0 273,0
Pirinç 22,9 49,6 30,0 43,0
Tohumlar 75,5 76,4 86,0 88,0
Hops 3,7 14,3 21,0 15,0
Süt Ürünleri 4.248,8 12,9 4.028,7 11,7 3.718,0 9,1 3.738,0 8,9
İadeler 1.926,8 2.267,1 1.703,0 1.779,0
Müdahaleler 2.322,0 1.761,6 2.015,0 1.959,0
Yağsız Süt İçin Yardımlar 779,2 791,3 759,0 706,0
Yağsız Süttozu Depolanması 69,4 -89,0 36,0
Tereyağı Depolama 67,6 -40,5 18,0 31,0
Tereyağının İmhası 669,4 628,5 673,0 668,0
Süt Üreticilerinden Kesintiler -2,0 -89,4 -92,0
Yeni Pazarların Geliştirilmesi 188,4 127,9 138,0 135,0
Dana ve Sığır Eti 3.466,6 105,0 4.021,1 11,7 6.744,0 16,5 5.833,0 14,0
İadeler 1.708,4 1.761,0 1.794,0 1.448,0
Müdahaleler 1.758,2 2.260,1 4.950,0 4.385,0
Kamu ve Özel Stoklama -209,0 -215,5 686,0 469,0
Süt İnekleri Primleri 882,0 1.064,7 1.473,0 1.677,0
Özel Primler 656,6 957,1 1.364,0 1.398,0
Gelir Kaybı Telafisi 0,0 650,0 0,0
Koyun ve Keçi Eti 1.279,8 3,9 1.780,9 5,2 1.447,0 3,5 2.091,0 5,0
İadeler 0,0 0,0 0,0 0,0
Müdahaleler 1.279,8 1.780,9 1.447,0 2.091,0
Domuz Eti 416,3 1,3 143,3 0,4 126,0 0,3 178,0 0,4
İadeler 259,1 118,2 100,0 144,0
Müdahaleler 157,2 25,1 26,0 34,0
Yumurta ve Kümes Hay. Eti 239,6 0,7 200,5 0,6 160,0 0,4 147,0 0,4
İadeler 239,6 200,5 160,0 147,0
Yumurta 26,0 28,6 16,0 20,0
Kümes Hayvanları Eti 213,6 171,9 144,0 127,0
Müdahaleler 0,0 0,0 0,0 0,0
Diğer Hayvancılık Ürünleri 117,3 0,4 114,7 0,3 134,0 0,3 116,0 0,3
Balıkçılık 35,5 0,1 39,4 0,1 39,0 0,1 44,0 0,1
İadeler 0,0 0,0 0,0 0,0
Müdahaleler 35,5 39,4 39,0 44,0
2 sayılı Ek Dışındaki Ürünler 631,4 1,9 574,3 1,7 541,0 1,3 535,0 1,3
İadeler 631,0 574,3 541,0 535,0
İADELER TOPLAMI 8.055,3 24,4 7.675,4 22,2 6.205,0 15,2 6.011,0 14,4
MÜDAHALELER TOPLAMI 22.964,4 69,7 24.541,8 71,1 31.332,0 76,7 32.501,0 77,7
T O P L A M 32.288,0 97,9 33.862,3 98,1 38.827,0 95,1 39.764,0 95,1
Diğerleri 682,4 640,4 2.001,0 2.041,0
G E N E L T O P L A M 32.970,4 100,0 34.502,7 100,0 40.828,0 100,0 41.805,0 100,0
(1) 1994 yılından itibaren bütçe nomonklatüründe yapılan değişiklikle tahıllar,yağlı tohumlar,bezelye, tarla baklası
ve nadasa bırakma tarla bitkileri adı altında birlikte gösterilmeye başlanmıştır.
Kaynak : The Agrıcultural Situation in the European Union, 1994, 1995 ve 1996 yıllık Raporları.
TABLO : 44a - Bazı Ülkelerin OTP Kapsamındaki Tarım Ürünleri İhracatları (1995) (Bin ECU)
FRANSA HOLLANDA İTALYA YUNANİSTAN PORTEKİZ İSPANYA 6 ÜLKE AB-15 6 ÜLKE’NİN
SITC KODU ÜRÜN ADI TOPLAMI % PAYI
TOPLAM 0-9 5.301.274 4.322.522 2.581.577 469.662 165.590 2.460.805 15.301.430 29.518.127 51,84
OO Canlı Hayvanlar 113.971 91.115 18.051 167 616 18.876 242.796 781.742 31,06
O1 Et ve Et Ürünleri 806.406 417.927 133.319 30.335 28.015 230.857 1.646.859 3.998.417 41,19
O2 Süt ve Yumurta 771.865 1.256.459 203.258 21.657 11.585 135.229 2.400.053 4.621.965 51,93
O3 Balık 184.777 240.003 55.721 11.228 45.272 298.215 835.216 1.396.021 59,83
O4 Hububat 1.575.112 185.497 770.445 44.966 13.340 297.751 2.887.111 4.836.923 59,69
O5 Meyve ve Sebzeler 424.296 720.155 761.270 285.484 45.606 881.075 3.117.886 4.019.426 77,57
O6 Şeker, Şeker Ürünleri ve Bal 468.958 213.264 92.336 6.683 4.692 241.055 1.026.988 2.469.141 41,59
O7 Kahve, Çay, Kakao, Baharat ve Ür. 333.016 379.107 311.272 43.303 3.497 175.042 1.245.237 2.761.070 45,10
O8 Hayvanlar İçin Gıda Maddeleri 156.741 263.025 111.150 10.839 2.498 41.266 585.519 1.465.811 39,95
O9 Margarin ve Çeşitli Yenilebilir Ürünler 466.132 555.970 124.755 15.000 10.469 141.439 1.313.765 3.167.611 41,47
11 İçkiler 2.878.829 850.523 720.964 79.153 113.642 361.198 5.004.309 8.213.891 60,92
12 Tütün ve Tütün Mamülleri 74.495 146.248 91.724 194.166 6.712 43.691 557.036 1.184.852 47,01
21 İşlenmemiş Deri, Kösele ve Kürk 49.328 94.049 43.436 8.860 142 22.642 218.457 833.418 26,21
22 Yağlı Tohumlar 44.560 38.497 2.255 5.515 10 1.993 92.830 135.816 68,35
231 Tabii Kauçuk 957 319 4.773 405 251 3.050 9.755 29.348 33,24
24 Mantar, Odun, Kereste 103.103 13.094 93.704 6.938 23.734 32.358 272.931 1.598.039 17,08
261-265+268 Tabii Tekstil Elyafları 115.619 5.865 48.600 155.405 757 24.703 350.949 706.013 49,71
29 Diğer Bitkisel Ürünler 195.085 851.456 134.055 5.740 15.921 69.181 1.271.438 1.951.346 65,16
4 Hayvansal ve Bit. Katı ve Sıvı Yağlar 229.101 396.408 340.770 32.081 95.919 369.949 1.464.228 2.140.071 68,42
592.11+12 Buğday ve Mısır Nişastası 2.299 12.602 2.784 38 0 2.173 19.896 33.326 59,70
KAYNAK : Eurostat.
TABLO : 44b - Bazı Ülkelerin OTP Kapsamındaki Tarım Ürünleri İhracatları (1996) (Bin ECU)
SITC FRANSA HOLLANDA İTALYA YUNANİSTAN PORTEKİZ İSPANYA 6 ÜLKE AB-15 6 ÜLKE’NİN
KODU ÜRÜN ADI TOPLAMI % PAYI
TOPLAM 0-9 5.837.419 4.065.577 2.875.581 545.576 188.682 2.473.344 15.986.179 30.866.923 51,79
OO Canlı Hayvanlar 130.077 82.919 14.061 128 722 14.296 242.203 750.902 32,25
O1 Et ve Et Ürünleri 883.239 496.073 163.592 17.595 24.411 261.065 1.845.975 4.168.094 44,29
O2 Süt ve Yumurta 991.111 1.018.300 244.735 22.668 15.008 145.413 2.437.235 4.578.168 53,24
O3 Balık 190.801 216.156 68.971 18.003 43.614 287.286 824.831 1.450.887 56,85
O4 Hububat 1.518.163 249.106 933.932 69.418 26.204 257.787 3.054.610 5.735.779 53,26
O5 Meyve ve Sebzeler 448.993 715.682 792.775 346.848 51.693 848.397 3.204.388 4.150.591 77,20
O6 Şeker, Şeker Ürünleri ve Bal 546.103 168.862 85.212 6.617 3.799 241.379 1.051.972 2.205.779 47,69
O7 Kahve, Çay, Kakao, Baharat ve Ür. 265.556 374.364 306.436 29.731 4.406 177.429 1.157.922 2.830.631 40,91
O8 Hayvanlar İçin Gıda Maddeleri 167.991 241.624 109.092 12.060 3.266 50.138 584.171 1.465.233 39,87
O9 Margarin ve Çeşitli Yenilebilir Ür. 695.385 502.491 156.775 22.508 15.559 190.154 1.582.872 3.530.859 44,83
11 İçkiler 3.006.039 957.428 811.427 86.601 139.071 410.349 5.410.915 8.647.925 62,57
12 Tütün ve Tütün Mamülleri 87.245 186.861 109.373 287.954 8.040 41.926 721.399 1.670.401 43,19
21 İşlenmemiş Deri, Kösele ve Kürk 48.880 92.151 45.826 11.047 19 28.723 226.646 1.011.741 22,40
22 Yağlı Tohumlar 68.185 36.965 2.841 6.256 13 3.313 117.573 200.330 58,69
231 Tabii Kauçuk 1.035 304 2.352 92 253 1.892 5.928 32.697 18,13
24 Mantar, Odun, Kereste 106.272 11.588 97.905 5.999 29.144 31.452 282.360 1.588.925 17,77
261-265+268 Tabii Tekstil Elyafları 93.085 5.419 42.736 237.578 1.215 37.127 417.160 707.749 58,94
29 Diğer Bitkisel Ürünler 208.509 817.831 161.372 7.889 14.761 58.464 1.268.826 2.010.925 63,10
4 Hayvansal ve Bit. Katı ve Sıvı Yağlar 189.381 261.879 484.689 34.167 100.892 342.920 1.413.928 2.026.125 69,78
592.11+12 Buğday ve Mısır Nişastası 1.549 16.948 1.874 16 5 2.478 22.870 39.550 57,83
KAYNAK : Eurostat.
TABLO : 44c - SITC Kodlarına Göre Türkiye’nin OTP Kapsamındaki Tarımsal Ürünler İhracatı (Bin ECU)
TOPLAM İHRACAT AB’YE İHRACAT DİĞER ÜLKELER
SITC KODU ÜRÜN ADI 1996 1997 1996 1997 1996 1997
DEĞER % PAYI DEĞER % PAYI DEĞER % PAYI DEĞER % PAYI
OO Canlı Hayvanlar 66.920 72.935 1.133 1,7 1.745 2,4 65.787 98,3 71.190 97,6
O1 Et ve Et Ürünleri 21.416 23.414 4.760 22,2 3.689 15,8 16.655 77,8 19.725 84,2
O2 Süt ve Yumurta 28.998 45.772 3 0,0 3.706 8,1 28.995 100,0 42.067 91,9
O3 Balık 257.166 109.913 63.726 24,8 88.763 80,8 193.440 75,2 21.151 19,2
O4 Hububat 399.655 561.277 14.944 3,7 15.619 2,8 384.712 96,3 545.658 97,2
O5 Meyve ve Sebzeler 1.747.475 2.174.856 1.104.666 63,2 1.357.671 62,4 642.809 36,8 817.184 37,6
O6 Şeker, Şeker Ürünleri ve Bal 166.196 237.694 18.364 11,0 27.971 11,8 147.832 89,0 209.722 88,2
O7 Kahve, Çay, Kakao, Baharat ve Ür. 113.663 150.104 18.069 15,9 24.713 16,5 95.594 84,1 125.392 83,5
O8 Hayvanlar İçin Gıda Maddeleri 11.473 6.702 996 8,7 1.098 16,4 10.477 91,3 5.604 83,6
O9 Margarin ve Çeşitli Yenilebilir Ür. 167.442 212.282 8.965 5,4 11.564 5,4 158.477 94,6 200.718 94,6
11 İçkiler 82.532 69.548 12.460 15,1 15.420 22,2 70.073 84,9 54.128 77,8
12 Tütün ve Tütün Mamülleri 502.138 602.047 12.460 2,5 15.420 2,6 489.679 97,5 586.626 97,4
21 İşlenmemiş Deri, Kösele ve Kürk 3.298 2.477 2.018 61,2 1.101 44,4 1.280 38,8 1.377 55,6
22 Yağlı Tohumlar 18.204 26.153 12.436 68,3 12.372 47,3 5.768 31,7 13.782 52,7
231 Tabii Kauçuk 223 161 6 2,8 117 72,5 217 97,2 44 27,5
24 Mantar, Odun, Kereste 13.800 27.111 1.619 11,7 3.994 14,7 12.181 88,3 23.117 85,3
261-265+268 Tabii Tekstil Elyafları 143.169 105.876 85.747 59,9 67.715 64,0 57.422 40,1 38.161 36,0
29 Diğer Bitkisel Ürünler 61.103 71.979 53.634 87,8 63.309 88,0 7.469 12,2 8.670 12,0
4 Hayvansal ve Bit. Katı ve Sıvı Yağlar 182.493 239.399 37.004 20,3 43.295 18,1 145.490 79,7 196.104 81,9
592,11+12 Buğday ve Mısır Nişastası 0 0 0 0,0 0 0,0 0 0,0 0 0,0
OTP KAPSAMINDAKİ TARIM ÜRÜNLERİ İHRACATI 3.987.364 4.739.701 1.453.008 36,4 1.759.281 37,1 2.534.356 63,6 2.980.420 62,9
TÜRKİYENİN TOPLAM İHRACATI 18.084.149 22.931.430 8.973.714 49,6 10.683.419 46,6 9.110.435 50,4 12.248.011 53,4
KAYNAK : DPT; DİE.
Tablo 44a, 44b ve 44c’de Türkiye’nin üçüncü ülkelere yapmış olduğu tarım ürünleri ihracatı görülmektedir. Tablo 43 ve 44a, 44b ve 44c’deki veriler birlikte değerlendirildiğinde, Türkiye’nin ihracatta iadeler kaleminde ATYGF-GB’den yılda ortalama 800 milyon ECU tutarında bir mali destek elde edebileceği hesaplanmıştır.
Bunların dışında AB tarafından tarım ürünleri piyasasında yapılan spesifik harcamalardan da, Türkiye’nin yılda 200 milyon ECU’lük bir kaynak temin etmesi söz konusudur. Sonuç olarak, Türkiye’nin ATYGF-GB’den yılda ortalama 6.400 milyon ECU’lük kaynak sağlaması mümkün görünmektedir.
Bulunan bu rakam, toplam üretim değerleri ve Fon harcamaları ile global olarak yeniden hesaplanmış ve benzer bir sonuca ulaşılmıştır. Ayrıca, Topluluk üyesi diğer ülkelerin, özellikle Fransa, Yunanistan, İspanya, Portekiz, İtalya ve Hollanda’nın Fondan aldıkları miktarlarla da mukayese edilmek suretiyle, rakamlar bir defa daha test edilmiştir. Bütün bu hesaplamalardan sonra, Türkiye için yapılan hesaplamadan elde edilen ortalama 6.400 milyon ECU’nun gerçekçi bir sonuç olduğu kabul edilmiştir.
2. Yapısal Fonlar
AB, üye ülkeler arasındaki gelişmişlik farklarını ortadan kaldırmak, hayat standardını yükseltmek ve ülke ekonomileri arasında daha sıkı bir işbirliği meydana getirmek amacıyla Yapısal Fonlar ( ABKF, ASF, ATYGF-YB, BSMA ve Uyum Fonu) adı verilen ve bir kısmı Topluluğun kuruluşundan itibaren çalışmaya başlayan bazı Fonlar kurmuştur. Zaman zaman işleyiş ve işlevlerinde değişikliklere uğrayan Yapısal Fonların faaliyetleri, giderek birbirlerini tamamlayan ve bütünleyen bir yapıya kavuşmaktadır. Nitekim, yapılan düzenlemelerle, Fonların tâbi olacağı, temel kıstaslar yedi ana başlık altında toplanmıştır. Önümüzdeki yıllarda ise, bu kıstaslar daha da azaltılmak suretiyle (üçe indirilmektedir) dağınıklığın ve kaynak israfının önlenmesi hedeflenmektedir.
Türkiye, AB’ye tam üye olması durumunda, Topluluk Yapısal Fonlarından, diğer ülkeler gibi belirlenen kıstaslar çerçevesinde faydalanabilecektir. Türkiye ile ilgili bir hesaplama yapabilmek için, öncelikle, Türkiye’nin Topluluk tarafından tespit edilen ve Yapısal Fon harcamalarına baz teşkil eden Kriterler çerçevesinde bir değerlendirmesini yapmak gerekmektedir.
Tablo 45′de, Türkiye ve AB üyesi ülkelere ilişkin temel göstergeler yer almaktadır. Bu araştırmanın üçüncü bölümünde belirtilen ve Yapısal Fon harcamalarında esas alınan Kriterlerin uygulandığı Topluluk bölgeleri ve alanları, Tablomuzda yer alan bu göstergeler ışığında tespit edilmektedir.
Kriter 1, son üç yılın Gayri Safi Yurt İçi Hasılası (GSYİH) ortalaması, Topluluk ortalamasının %75′inden daha düşük olan az gelişmiş bölgeleri kapsamakta olup, Yapısal Fonlardan (ABKF, ASF, ATYGF-YB, BSMA) bu Kriter kapsamında kalan bölgeler büyük ölçüde faydalanamaktadır.
Tablo : 45 - Temel Ekonomik Göstergeler (1997)
ÜLKELER YÜZÖLÇÜMÜ NÜFUS GSMH GSYİH KİLŞİ BAŞINA KİŞİ BAŞINA SİVİL DIŞ TİCARET
MİLLİ GELİR GSYİH ENFLASYON İŞSİZLİK İSTİHDAM İŞGÜCÜ DENGESİ
(Km2) (1000) (MECU) (MECU) (MECU) (ECU) (%) (%) 1996 (1000) 1996 (1000) 1996 (MECU)
BELÇİKA 30.518,0 10.172,2 189.928 170.820 18.675 16.796 1,5 9,2 3.791 4.188 9.408,8
DANİMARKA 43.091,1 5.275,1 99.705 124.740 18.901 23.647 2 6,1 2.618 2.815 4.555,2
ALMANYA 356.974,0 82.027,7 1.469.772 1.467.960 17.918 17.896 1,5 9,7 35.634 39.083 53.873,8
YUNANİSTAN 131.957,0 10.485,0 117.463 74.720 11.203 7.126 5,4 8,9 3.868 4.282 -12.278,3
İSPANYA 505.990,0 39.298,6 514.065 437.330 13.081 11.128 1,5 20,8 12.342 15.872 -8.913,6
FRANSA 543.965,4 58.493,9 1.065.466 1.032.740 18.215 17.656 1,3 12,4 22.186 25.342 10.687,0
İRLANDA 70.285,1 3.642,8 50.158 56.220 13.769 15.433 1,2 10,2 1.303 1.481 10.759,6
İTALYA 301.322,7 57.464,4 978.274 929.580 17.024 16.177 1,9 12,0 20.013 22.788 34.690,0
LÜKSEMBURG 2.586,4 418,3 11.160 10.390 26.679 24.839 1,4 3,7 165 171 *
HOLLANDA 41.526,0 15.562,2 267.265 263.990 17.714 16.964 1,9 5,2 6.533 7.407 9.875,1
AVUSTURYA 83.858,0 8.067,8 150.142 146.340 18.610 18.139 1,2 4,4 3.617 3.819 -8.767,7
PORTEKİZ 91.905,0 9.935,0 115.922 59.420 11.668 5.981 1,9 6,8 4.431 4.780 -8.119,5
FİNLANDİYA 388.145,0 5.132,3 77.900 111.920 15.196 21.807 1,2 14,0 2.040 2.445 7.640,5
İSVEÇ 449.964,0 8.844,5 144.015 191.380 16.283 21.638 1,9 10,2 3.984 4.409 14.270,4
İNGİLTERE 244.101,0 58.873,4 977.063 870.550 16.596 14.787 1,9 7,1 26.058 28.515 -22.685,4
AB 3.286.191,7 373.691,1 6.228.389 5.948.100 16.733 15.917 1,7 10,8 148.584 167.397 94.999,0
TÜRKİYE 779.000,0 62.610,0 172.767 169.554 2.759 2.708 78,7 13,0 19.453 22.359 -19.762,0
TÜRKİYE+AB 4.065.191,7 436.301,1 6.401.156 6.117.654 14.671 14.022 3,8** 10,9 168.037 189.756 75.237,0
* Lüksemburg’a ait veriler Belçika ile birlikte verilmiştir.
** Enflasyon ekonomik büyüklükler ile ağırlandırılmak suretiyle hesaplanmıştır.
KAYNAK : EUROSTAT;
Basic Statistics of the European Union, 1996;
Temel Ekonomik Göstergeler, DPT, Nisan 1997.
AB’nin ortalama GSYİH’sı 1997 yılında kişi başına 15.917 ECU’dür. Türkiye’nin tam üyeliği halinde bu rakam 14.022 ECU olmaktadır. Kriter 1 kapsamında Yapısal Fonlardan faydalanabilecek bölgelerin tespit edilmesinde ise bu değerlerin yüzde 75′i alınmaktadır. Bu miktarların yüzde 75′i ise mevcut Topluluk için 10.938 ECU, Türkiye’nin tam üyeliği halinde ise 10.517 ECU olup, Türkiye’de kişi başına GSYİH’nın en yüksek olduğu Kocaeli ili (yaklaşık 7.000 ECU) dahi bu rakamın altında kalmaktadır. Dolayısıyla Türkiye’nin tamamı, Kriter 1 çerçevesinde Yapısal Fon harcamalarından faydalanabilecektir. Buna karşılık, şu anda Kriter 1 kapsamında Yapısal Fon imkânlarından faydalanmakta olan üye ülkelerin bazı bölgeleri, Yapısal Fon harcamalarından Kriter 1 kapsamında faydalanma imkânını kaybedecektir.
Bu değerlendirmeler ışığında, Kriter 1 kapsamındaki bölgelerde halen Topluluk nüfusunun yüzde 25′ine tekabül eden 92 milyon insan yaşarken, Türkiye’nin tam üyeliği ile 63 milyon artarak 155 milyonun üzerine çıkacaktır. Diğer bir ifade ile Topluluk nüfusunun yaklaşık yüzde 33′ü Kriter 1 kapsamındaki bölgelerde yaşayacaktır. Bu ise bu bölgelerde yaşayan nüfusun yaklaşık yüzde 70 oranında artması demektir.
Üçüncü bölümde incelenen Kriter1 ile ilgili Tablo 31′e yeniden göz atılacak olursa, bunun mevcut üyeler açısından ne kadar önemli olduğu anlaşılacaktır. Çünkü, 1994-1999 yıllarını kapsayan dönemde Yapısal Fonlara ayrılan 153 milyar ECU’nün yüzde 61′ine tekabül eden 94 milyar ECU’sü Kriter 1 kapsamında kalan Topluluk bölgelerine harcanmakta olup bu kapsamda en büyük payı İspanya almaktadır. Şüphesiz, Türkiye’nin tam üyeliği başta İspanya olmak üzere Yunanistan ve Portekiz gibi Topluluğun nispeten az gelişmiş ülkelerinin pastadan aldıkları payın küçülmesine neden olacaktır.
Kriter 2 kapsamında Topluluk Yapısal Fonlarından faydalanan Gerileyen Sanayi Bölgeleri ise üç temel gösterge ile tanımlanmaktadır. Bunlar ;
işsizlik oranı Topluluk ortalamasının altında olmak,
sanayide çalışanların yüzde oranı Topluluk ortalamasının üstünde olmak,
bu iki istihdam kategorisinde gittikçe kötüye gitmektir.
Tanımdan da görüleceği üzere, Topluluğun ilk sanayileşen ülkeleri, İngiltere, Almanya, Fransa ve İtalya bu kriter kapsamında Topluluk Yapısal Fonlarından daha fazla faydalanmaktadır. Türkiye ise yukarıda açıklanan göstergeler ışığında değerlendirildiğinde, ilk sanayi kuşaklarının oluştuğu iller olan İstanbul, Kocaeli, Bursa, Adana, Kırıkkale ve son zamanlarda giderek değişim içine giren Zonguldak illeri Kriter 2 kapsamına girebilecek olan alanlar olarak görülmektedir.
Kriter 2 kapsamında kalan bölgelerde halen Topluluk nüfusunun yüzde 16’sına tekabül eden yaklaşık 60 milyon insan yaşamaktadır. Türkiye’nin katılımı ile bu rakam yüzde 18′lik bir artışla 75 milyona ulaşmış olacaktır.
Kriter 3; uzun dönemde işsizlikle mücadele, emek piyasasından çıkarılan insanların ve gençlerin çalışma hayatına kazandırılması faaliyetleri ve kadın ve erkekler için eşit istihdam imkânlarının teşvik edilmesi konularını kapsamaktadır.
Kriter 4; Sanayideki imalat sistemlerinin değişmesi ve değişen sanayilerde çalışanların yeni duruma uyumlarını sağlayacak faaliyetleri, bu Kriter kapsamında tanımlanmaktadır.
Kriter 5a; OTP reformunun temelindeki tarımsal yapının düzeltilmesini hızlandırıcı faaliyetler ile balıkçılık sektörünün yapısal düzenlemelerinin modernizasyonunun teşvikine yönelik faaliyetler, bu Kriter alanında mütalâa edilmektedir.
Kriter 3, 4 ve 5a kapsamında görüleceği üzere bir bölge veya bölgeler değil, ekonominin ve ülkenin tamamına yönelik faaliyetler söz konusu olmaktadır. Dolayısıyla Türkiye, tam üyeliği ile ülkemizdeki işgücünün ve özellikle kadınların ve gençlerin eğitimi, değişen sanayilerde ortaya çıkan işsizlerin yeniden bir meslek sahibi olmaları için eğitimi, tarımsal yapının iyileştirilmesi ve balıkçılık sektörünün modernizasyonu gibi alanlarda Yapısal Fonlardan yararlanma imkânına kavuşacaktır.
Kriter 5b kapsamındaki alanların belirlenmesinde sosyo-ekonomik seviyenin düşüklüğü gibi çok genel bir tanımlama yapılmıştır. Ancak, bu genel tanımlamanın yanı sıra, üç temel faktör dikkate alınmakta ve bu faktörlerin mutlaka ikisinin birlikte olması gerekmektedir. Bu faktörler ;
istihdamda tarımsal payın yüksekliği,
tarım gelirlerindeki payın düşük oluşu,
nüfus yoğunluğunun düşük olması ve/veya anlamlı bir nüfus azalışıdır.
Kriter 5b, görüleceği üzere, tarım ve kırsal kesime yönelik bir tanımlama getirmekte olup, halen Topluluk nüfusunun yüzde 8.8′i, yaklaşık 33 milyon insan bu kapsamda kalan bölge ve alanlarda yaşamaktadır. Kriterin isteği şartlar Türkiye’ye uygulandığında ülkemizin, Doğu ve Güney-Doğu Anadolu, ve Doğu-Karadeniz Bölgelerinin tamamı ile İç Anadolu ve Ege bölgesinin bir kısmının Kriter 5b kapsamındaki bölgelerde kalacağı görülmektedir.
Türkiye tam üyelik halinde yukarıda kısaca belirtilen Kriterler ışığında Topluluk Yapısal Fonlarından faydalanabileceği gibi, Topluluk tarafından üye ülkelerle işbirliği halinde geliştirilen ve çoğu zaman birden fazla ülkeyi ilgilendiren Topluluk İnisiyatifi kaleminden yapılan harcamalardan da faydalanma imkânına sahip olacaktır.
Bir önceki bölümde geniş bir şekilde izah edilen Topluluk İnisiyatifi adı altında toplanan Topluluk harcamalarına ana başlıklar itibarıyla kısaca bakacak olursak;
Interreg II : Sınır Bölgelerinde İşbirliği ve Enerji Şebekesi,
Leader II : Kırsal Kalkınma,
Regis II : Çok Uzak Bölgeler,
Employment : İstihdam ve İnsan Kaynaklarının Geliştirilmesi,
Adapt : İşgücünün Endüstriyel Değişikliklere Uyumu,
Reacher II : Kömür Madenleri Bölgelerinin Ekonomik Dönüşümü,
Resider II : Çelik Alanlarında Ekonomik Dönüşüm,
Konver : Savunma Sektöründe Ekonmik Dönüşüm,
Retex : Tekstil Sektöründeki Ekonomik Dönüşüm,
Textile and Clothing in Portugal ,
SMEs : Küçük ve Orta Boy İşletmelerin (KOBİ) Tek Pazara Uyumu,
Urban : Kentsel Alanlar,
Pesca : Balıkçılık Sektörünün Yeniden Yapılandırılması,
Peace : Kuzey İrlanda İçin Barış programlarından oluştuğunu hatırlarız.
Yukarıda ana başlıklar itibarıyla açıklanan ve Topluluk İnisiyatifi olarak adlandırılan bu faaliyet alanlarından; Portekiz için geliştirilen Tekstil ve Giyim sektöründeki modernizasyona yönelik programla, Topluluğun daha ziyade eski sömürgelerinden kalan, özellikle Fransa ve İspanya’ya ait, mesafe bakımından çok uzak olan ve denizaşırı bölgeler olarak tanımlanabilen çok uzak bölgelerine yönelik programı ve Kuzey İrlanda’da barışı gerçekleştirmek amacıyla uygulanan Peace programı dışında kalan mevcut Topluluk İnisiyatiflerinden Türkiye’nin büyük ölçüde faydalanabileceği görülmektedir.
Topluluk İnisiyatifleri programlarından desteklenen bu projeler, mali imkânlarını Topluluk Yapısal Fonlarından temin etmekte olup, Avrupa Yatırım Bankası kredilerinden de ayrıca faydalanabilmektedirler.
Topluluk, Yapısal Fonları tarafından finanse edilecek ve desteklenecek projelerin tespitinde uygulanmakta olan Kriterlere bu şekilde kısaca göz attıktan sonra, bu bölümde, Türkiye’nin Yapısal Fonlardan yararlanma imkanları ayrı ayrı değerlendirilecektir.
a) Avrupa Tarımsal Yönverme ve Garanti Fonu - Yönverme Bölümü
ATYGF-Yönverme Bölümü, Avrupa Topluluğunu kuran Roma Antlaşmasının 39′uncu maddesinde belirtilen genel ilkeler doğrultusunda, OTP’nin yapısal sorunlarını çözmek amacıyla yapılan yatırımların finansmanına katkıda bulunmaktadır. Fon, yardımlarında, Topluluk tarafından tespit edilmiş kriterler çerçevesinde hareket etmektedir.
ATYGF-Yönverme Bölümü, bir önceki bölümde de belirtildiği gibi, Kriter 1, 5a, 5b ve 6 kapsamında kalan bölgelere doğrudan yardımlar sağlamaktadır. Bu Kriterler çerçevesinde Fon tarafından üye ülkelere sağlanan yardımlarda aranan nitelikler şunlardır:
Geri Kalmış Bölgelerin Yapısal Uyumu ve Kırsal Kalkınmanın Teşviki (Kriter 1);
OTP’nin Reformu Çerçevesinde Tarımsal Yapının Düzenlenmesi (Kriter 5a);
Kırsal Kesimin Geliştirilmesi (Kriter 5b);
Balıkçılık Sektörü için Mali Araçlar (BSMA).
Görüldüğü gibi ATYGF-YB, Türkiye’nin ihtiyaç duyduğu her alandaki faaliyetleri finanse etmektedir. Türkiye’nin sahip olduğu tarımsal potansiyel ve tarım işletmelerinin yapısı dikkate alındığında bu mali imkânların ne kadar büyük önem taşıdığı görülmektedir.
ATYGF - YB harcamalarının 1996 yılında 4 milyar ECU’ye ulaşmış olması, Topluluk Bütçesindeki payının her geçen yıl artması ve ATYGF Bütçesindeki payının büyümesi, yapısal promlemleri olan Türk tarımı açısından fevkalâde önem taşımaktadır.
ATYGF - Yönverme Bölümü harcamalarından en büyük payı mevcut üye ülkelerden Fransa almaktadır. Fransa, 1982-1996 yılları arasında toplam 25,2 milyar ECU olan Fon harcamalarının, yaklaşık yüzde 17,6’sını, yani 4.456 milyon ECU almıştır.
Fon kaynaklarından faydalanmada Fransa’yı yüzde 16,1′lik pay ile (4.061 milyon ECU) İspanya izlemektedir.. İspanya’nın Fon imkânlarından 1987 yılından itibaren faydalandığı dikkate alınacak olursa, Fransa’ya oranla daha fazla Fon kaynaklarını kullandığı ortaya çıkmaktadır. Nitekim İspanya, geçiş dönemi kabul edilebilecek 1986-1990 döneminde Fon kaynaklarından daha az oranda faydalanmış, buna mukabil 1991 yılından itibaren 1993 yılı hariç Fon kaynaklarını en çok kullanan ülke olmuştur.
Fon kaynaklarından en çok faydalanan bir diğer ülke ise Almanya olmuştur. Bu ülke 1982-1996 yılları arasında Fon’un yüzde 14,1′lik bölümünü (3.572 milyon ECU) kullanmıştır. Almanya’yı İtalya yüzde 13,1 (3.328 milyon ECU) ve Yunanistan yüzde 11,3′lük (2.848 milyon ECU) payla takip etmektedir.
ATYGF-YB harcamalarından, görüldüğü gibi, daha ziyade tarımla uğraşan Topluluk ülkeleri, hattâ Topluluğun Akdeniz ülkeleri faydalanmışlardır. Türkiye’nin de bir Akdeniz ülkesi olması ve benzer ürünler üretmesinin yanı sıra, tarımsal yapısı Topluluğun mevcut ülkelerine kıyasla daha fazla ıslahata ve dönüşüme ihtiyacı vardır. Bu nedenle, mevcut üye ülkelerden daha fazla Fon imkânlarından faydalanma şansına sahiptir. Nitekim, 1985 yılında tam üye olarak Topluluğa katılan İspanya’nın Fon kaynaklarını kullanmada Fransa’nın önüne geçmesi bunun bir göstergesidir.
Tarımsal yapının yeniden düzenlenmesi ve mevcut yapının geliştirilmesi, ihtiyaç sahibi ülkeler için önem taşımaktadır. Tarımsal yapı problemlerini çözmüş veya tarımsal faaliyetleri az olan bir ülkenin Fon kaynaklarından faydalanması imkânları da kısıtlı olacaktır. İhtiyaç sahibi ülkenin tarımsal potansiyeli ve tarımsal yapısındaki bozukluklar, Fon kaynaklarının kullanılmasında etkili olan iki unsurdur.
Türkiye’nin durumu mevcut ülkelerle mukayese edildiğinde her iki alanda da büyük çapta ihtiyaç sahibi bir ülke olduğu görülmektedir. Bu nedenlerle, Türkiye’nin tam üyeliği halinde ATYGF-YB harcamalarından en çok faydalanan ülke olan İspanya’nın yerini alacağı kesindir. Bunun bir başka anlamı ise, Türkiye’nin Fon harcamalarından İspanya’nın her yıl aldığı yaklaşık 1 milyar ECU’den daha fazla kaynak sağlayacağıdır.
Tarımsal yapısı ve potansiyelinin de dikkate alınması halinde, Türkiye, Fon kaynaklarından İspanya’nın aldığı miktar kadar değil, daha fazlasını alacaktır. Ancak, Fonun kaynakları da dikkate alındığında bu miktarın 1,5 milyar ECU’den daha fazla olmayacağı görülecektir. Sonuç olarak, Türkiye ATYGF-YB’den 1 ilâ 1,5 milyar ECU arasında bir mâli imkân kullanabilecektir.
b) Avrupa Bölgesel Kalkınma Fonu
Avrupa Bölgesel Kalkınma Fonu (ABKF) 1975 yılında kurulmuştur. Fonun amaçları, geri kalmış bölgelerin gelişmesi ve yapısal bakımdan düzenlenmesine ve gerileyen sınai bölgelerdeki üretimin değiştirilmesine katılım yoluyla, Topluluk içindeki temel bölgesel dengesizliklerin giderilmesine yardımcı olmak şeklinde özetlenebilir.
Fonun işleyiş ve kuralları, 1979 yılında değişikliklere uğramış ve Kota ve Kota Dışı olmak üzere iki bölüme ayrılmıştır. Kota bölümü, Fon kaynaklarının yüzde 95′ine sahip olup, bu bölümün kaynakları üye ülkelerin bölgesel sorunları da dikkate alınarak dağıtılmıştır. Geri kalan yüzde 5′lik bölüm ise, Komisyon tarafından belirlenen birden fazla ülkeyi veya bölgeyi ilgilendiren özel programlar için kullanıma ayrılmıştır.
Bölgesel Fon ile ilgili 1984 yılında yapılan düzenlemelerle, Fonun kota ve kota dışı bölümleri kaldırılmıştır. Bunun yerini Topluluk tarafından üye ülkeler için belirlenen alt ve üst sınır uygulaması almıştır. Üye ülkeler kendileri için ayrılan alt sınırdan daha aşağı olmamak kaydıyla Fondan yararlanmaktadır.
Topluluk tarafından tespit edilen bu limitler, üye ülkelerin bölgesel farklılıkları, üretim düzeyleri, işsizlik oranları gibi kıstaslar dikkate alınarak belirlenmekte ve her üç yılda bir yeniden değerlendirilmektedir.
Bilindiği üzere Topluluk, ABKF aracılığı ile dört tür programa mali destek sağlamaktadır:
Komisyonun inisiyatifi ve üye ülkelerin işbirliği ile hazırlanan ve yüzde 55′lik kısmına kadar Topluluk tarafından finanse edilen Topluluk Programları;
Üye ülkeler tarafından veya onların kontrolünde hazırlanan ve Komisyonca onaylanan ve Topluluk ve üye ülkelerce birlikte finanse edilen ulusal programlar;
Üye ülkelerin inisiyatifinde hazırlanan projeler;
Küçük ve orta boy işletmelere yönelik olan ve Topluluktan 100.000 ECU’ye kadar yardım alabilen yerel potansiyellerin geliştirilmesine yönelik projeler.
Fon, diğer Yapısal Fonlarda olduğu gibi, yardımlarında Topluluk tarafından tespit edilmiş bulunan Kriterler çerçevesinde üye ülkelere yardım sağlamaktadır. Fon yardımlarından Kriter 1, 2, 5b ve 6 kapsamında kalan bölgelerdeki yatırımlar faydalanabilmektedir.
Fon, anılan kriterlerin kapsamında olmak kaydıyla aşağıda belirtilen özelliklere sahip projelerin finansmanına öncelik vermektedir:
- Devamlı istihdam yaratmayı veya devam ettirmeyi sağlayacak verimli yatırımlar;
- alt yapı yatırımları;
- özellikle küçük ve orta boy işletmelerin faaliyetlerini destekleyecek, mahalli potansiyellerin geliştirilmesine yönelik tedbirler;
- Yapısal Fonların kullandırılmasını düzenleyen kriterlerden Kriter 1′in kapsamındaki bölgelerde olmak şartıyla eğitim ve sağlık yatırımları;
- bölgesel gelişmeye katkıda bulunacak ve insan kaynaklarını geliştirecek ve işgücü piyasası ile ilişkili araştırma ve geliştirme faaliyetleri;
çevrenin korunmasına katkıda bulunacak alt yapı yatırımları ve bölgesel gelişmeyle ilişkili verimli yatırımlar;
üye ülkelerin sınır bölgelerinin Topluluk seviyesine yükseltilmesine yardımcı olacak faaliyetler.
ABKF, yukarıda genel çerçevesi ortaya konan kuralların yanı sıra, bölgesel planlar, bölgesel işletme programları, yardım planlarının kısmî finansmanı ve global yardımlar şeklinde birçok faaliyetin finansmanına katkıda bulunmaktadır.
Avrupa Tek Senedinin kabul edilmesinden itibaren ABKF kaynaklarında da önemli ülçüde artışlar meydana gelmiştir. Topluluk anılan tarihten itibaren ülkeler ve bölgeler arasındaki dengesizlikleri azaltmaya yönelik politikalara daha fazla ağırlık vermeye başlamıştır. Nitekim, 1987 yılından itibaren Fon imkânlarından Topluluğun az gelişmiş ülkeleri olan İspanya, Yunanistan, Portekiz ve İrlanda gibi ülkeler daha fazla pay almaya başlamışlardır.
1985 yılında Topluluğa 11′inci üye olarak katılan İspanya’yı Fon kaynaklarını en çok kullanan ülkelerin başında görmekteyiz. Bu ülke Topluluğa üye olduğu 1985 yılından 1996 yılı sonuna kadar toplam 15.334 milyon ECU kullanmak suretiyle İtalya ile birlikte değer olarak en çok kaynak kullanan ülke olmuştur.
Topluluğa 1981 yılında 10′uncu ülke olarak katılan Yunanistan ile 1985 yılında katılan Portekiz ise, katıldıkları tarihten itibaren ABKF kaynaklarından en iyi şekilde faydalanan ülkelerin başında gelmektedirler. ABKF kaynaklarından Topluluğun az gelişmiş ülkeleri daha çok faydalanmaktadır. Bu ise tâbii bir sonuçtur. Zira Fonun asıl kuruluş maksadı da Topluluğun nispeten geri kalmış ülkeleri veya bölgeleri arasındaki gelişmişlik farklarını gidermek veya mümkün olduğu kadar azaltmaktır.
ABKF harcamalarından da görülmektedir ki, Topluluk, bu amacın gerçekleştirilmesine yönelik olarak uygulamakta olduğu politikalarda oldukça başarılı olmuştur. Az gelişmiş ülkeler, Fon imkânlarını daha çok kullanmışlar, buna karşılık gelişmiş ülkeler Fon kaynaklarını daha az kullanmışlardır. Özellikle 1987 yılında Avrupa Tek Senedinin kabul edilmesi ve buna bağlı olarak Topluluğun uygulamaya koyduğu diğer politikalar da bu sonuca ulaşılmasında etkili olan unsurlar olmuştur.
Türkiye, tam üyeliği gerçekleştiği takdirde, ABKF imkânlarından en çok faydalanan ülkeler arasında olacaktır. Gerek Fonun kaynaklarının kullanılmasında esas alınan Kriterler, gerekse ülkeler için kabul edilen alt ve üst limitler açısından Türkiye, mevcut Topluluk ülkelerine oranla daha avantajlı, diğer bir deyişle daha az gelişmiş bir ülke olması nedeniyle, Fon kaynaklarınıdan en çok yararlanacak ülke konumunda olacaktır.
ABKF kaynaklarından en çok faydalanan ülkelerden İtalya’nın Fondaki alt ve üst limitleri yüzde 21,62 ilâ 28,79 dur. Fon kaynaklarını en çok kullanan ikinci ülke olan İspanya için bu pay oranları sırasıyla 17,97 ve 23,93′dür. Bu ülkelerin ekonomik ve sosyal göstergeleri, özellikle İspanya, diğer Topluluk ülkelerine oranla, Türkiye’ye daha yakın olduğundan, yapılacak hesaplamada anılan ülkelerin Fon içindeki alt ve üst limitleri dikkate alınmıştır.
Türkiye’nin tam üyeliği halinde, Topluluk tarafından uygulanmakta olan alt ve üst limitler yeniden tespit edilecektir. Türkiye’nin tamamı Kriter 1 kapsamında olduğundan, ülkemizin tamamı ABKF mali imkânlarından faydalanabilecektir. Kriter 2, ve 5b kapsamında kalan bölgelerde Türkiye, yine Fon imkânlarından yararlanabilecektir. Bu şartlar altında Türkiye’nin Fondan alabileceği kaynaklara esas olacak alt ve üst limitler yüzde 17,72 ilâ 23,42 arasında olacaktır. İtalya ve İspanya’nın limitleri ise, yaklaşık yüzde 20 oranında azalarak, yüzde 17,30 ilâ 20,03 ve 14,38 ilâ 19,14 olarak yeniden belirlenmiş olacaktır.
Türkiye’nin Fon kaynaklarından faydalanma limitleri bu şekilde belirlendiğinde ise, ABKF Bütçesine yıllık ortalama 2.300 milyon ECU yük getirecektir. Başka bir ifade ile Türkiye Fon kaynaklarından yılda 2.300 milyon ECU kullanma imkânına kavuşmuş olacaktır.
c) Avrupa Sosyal Fonu
Avrupa Sosyal Fonu (ASF), Avrupa Ekonomik Topluluğunu kuran Roma Antlaşması ile kurulan mali araçlardan biridir. Roma Antlaşmasının 123. maddesi “Ortak pazar içinde işçiler için istihdam imkânlarını iyileştirmek ve bu suretle yaşam standardının yükselmesine katkıda bulunmak amacıyla, aşağıda belirlenen hükümlere göre bir Avrupa Sosyal Fonu kurulur. Bu Fonun görevi, Topluluk içinde istihdamı kolaylaştırmak ve işçilerin coğrafi ve mesleki hareketliliğini artırmaktır” demek suretiyle hem Fonun kuruluşunu, hem de Fonun görevlerini belirtmiştir.
Antlaşmanın 124′üncü maddesi ise, Fonun Komisyon tarafından yönetileceğini hükme bağlamıştır. Komisyon, bu görevini, bir Komisyon üyesinin başkanlığında hükümetler, sendikalar ve işveren kuruluşları temsilcilerinden oluşan bir komitenin yardımı ile yapacaktır.
ASF ile ilgili zaman zaman düzenlemeler yapılmıştır. Son düzenleme ise geçirilen tecrübeler ve ülkelerin de talepleri dikkate alınarak 1993 yılında gerçekleştirilmiştir. Söz konusu düzenleme ile Fon kaynaklarından faydalanmada, Topluluk tarafından belirlenen Kriterler (Kriter 1, 2, 3, 4, 5b ve 6) esas alınacak ve projelerde aşağıdaki özellikler aranacaktır:
1. Kriter 3 kapsamında kalan bölgelerde olan ve aşağıdaki özellikleri taşıyan projeler birinci önceliğe sahiptir:
Uzun dönemli işsizliğe maruz kalmış işsizlerin mesleki entegrasyonlarına yönelik faaliyetler;
mesleki eğitim;
emek piyasasından dışlanan kişilerin entegrasyonuna yardımcı olmaya yönelik faaliyetler;
belirli bir süre emek piyasasının dışında kalan kişilerin yeniden emek piyasasına dönüşlerini kolaylaştıran veya kadın ve erkekler arasında fırsat eşitliğini geliştirmeye yönelik faaliyetler.
2. KOBİ’lerin ihtiyaçlarına cevap vermek üzere endüstriyel değişimler ve üretim sistemlerinde meydana gelen değişiklikler nedeniyle işsizlik tehdidi altında kalan kadın ve erkek işçilerin uyumlarını kolaylaytırmayı öngören faaliyetler;
3. Kriter 1, 2 ve 5(b) kapsamında kalan bölgelerde, özellikle erkek ve kadın işçiler için devamlılık gösteren, eğitim ve yönlendirme yoluyla istihdamı artıran ve istihdamda istikrar sağlamaya yönelik faaliyetler;
4. Kriter 1 kapsamındaki bölgelerde öğretmen, eğitmen ve idari personelin eğitim ve öğretimlerini güçlendiren ve geliştiren faaliyetler ile kamu görevlilerinin eğitimine yönelik faaliyetler.
ASF, görüldüğü üzere, faaliyet alanlarını büyük çapta doğrudan veya dolaylı olarak istihdama ve istihdam yaratıcı faaliyetlere yoğunlaştırmıştır. Dolayısıyla, Fon kaynaklarından da istihdam problemleri olan ülkeler daha fazla faydalanmışlardır. Bir yandan gençlerin, kadınların bir meslek sahibi kılınmaları suretiyle istihdam imkânlarının geliştirilmesine yönelik faaliyetleri destekleyen Fon, diğer yandan da endüstrilerdeki değişim veya endüstrilerde meydana gelen darboğazlar nedeniyle işsiz kalanların bir meslek sahibi olmalarını sağlayacak faaliyetlere destek olmaktadır.
Nitekim, ASF kaynaklarından son yıllarda en çok faydalanan ülke İspanya olmuştur. İspanya anılan dönemde Fon kaynaklarının beşte birine tekabül eden yaklaşık 7,5 milyar ECU kullanmıştır. Bu ülkeyi 5.774 milyon ECU’lük bir kaynak almak suretiyle Fon Bütçesinin yüzde 16’sını kullanan İngiltere izlemektedir. Almanya, Sovyetler Birliğinin dağılması ve Doğu Almanya ile birleşmesinden sonra ve özellikle 1993 yılından itibaren ASF Bütçesinden daha fazla pay almaya başlamıştır.
Tam üyeliği halinde, sahip olduğu nüfusu ve işsiz genç ve kadınların sayısı nedeniyle, Türkiye’nin, Fon kaynaklarından büyük çapta faydalanma imkânı olacaktır. Her şeyden önce, ASF kaynaklarından faydalanabilmek, ilgili ülkenin Topluluk normlarına uygun projeler hazırlaması ve hazırlamış olduğu projeleri uyguyabilme kapasitesine bağlıdır. Bu açıdan Türkiye’nin kendisini çok iyi hazırlaması ve organize etmesi fevkalade önem taşımaktadır. Aksi takdirde, kullanabileceği Fon kaynaklarından faydalanabilmesi mümkün değildir.
Türkiye’nin bu konudaki her şeyinin Topluluk normlarına uygun olarak uygulayabileceğini varsaydığımızda, özellikle genç ve kadın nüfusun eğitimi alanlarında Fon imkânlarından geniş ölçüde destek sağlayabilecektir. Topluluk ülkelerinden İspanya, İngiltere ve iki Almanya’nın birleşmesinden sonra ortaya çıkan yeni Almanya gibi ülkelerle Türkiye mukayese edildiğinde, Türkiye’nin de en az bu ülkeler seviyesinde bir kaynak kullanması söz konusudur. Yani, Türkiye’nin tam üyeliği ASF Bütçesine yaklaşık 750 milyon ECU’lük bir yük getirecektir.
d) Uyum Fonu
Topluluğun en fakir ülkelerinin hızla kalkınmalarını sağlamak ve ülkeler arasındaki gelişmişlik farklılıklarını azaltmak amacıyla hareket eden Topluluk, Maastricht Antlaşmasında bu amacın gerçekleştirmesini kolaylaştırmak için uyum Fonunun kurulmasını kararlaştırmıştır.
Topluluk, satın alma gücü paritesine göre kişi başına Gayri Safi Milli Hasılası (GSMH) Topluluk ortalamasını yüzde 90′ından daha düşük olan ülkelerin, oluşturulan bu mali araçlardan yararlanabilmelerini karar vermiştir.
Söz konusu Karar ile, oluşturulan bu mali araçlardan faydalanabilecek ülkeler ve Fondan alabilecekleri paylar da belirlenmiştir. Buna göre Fonun;
İspanya, yüzde 52 ilâ 58′ini,
Yunanistan, yüzde 16 ilâ 20’sini,
Portekiz, yüzde 16 ilâ 20’sini ve
İrlanda, yüzde 7 ilâ 10′unu kullanabileceklerdir..
Fondan faydalanmaya ehil olan bu ülkelerin Fon kaynaklarından yararlanabilmeleri için kamu açıklarının küçülmesi gerekmektedir. Aksi takdirde, bu ülkelerden gelecek projelere, kaynak tahsis edilmeyecektir. Ancak, kamu açıklarının kontrol altına alınması halinde, ilgili ülkeden gelen talepler değerlendirmeye alınmaktadır.
Uyum Fonu, kamu veya özel ayırımı yapmaksızın, Çevre (çevrenin korunması ve geliştirilmesi, insan sağlığının korunması, doğal kaynakların rasyonel kullanımı içme suyu temini, atık suların arıtılması ve katı atıkların bertaraf edilmesi) ve Ulaşım Alt Yapıları Projelerine (Trans-European Transport Network=NET gibi) mali destek sağlamakta olup, toplam kamu harcamalarının yüzde 80-85′ine kadar kısmını karşılamaktadır.
Belirtilen bu alanlardaki projelerin finansmanı amacıyla yedi yıllık bir dönem için toplam 15.150 milyon ECU’lük bir kaynak ayrılmıştır
Uyum Fonu kaynaklarından en büyük payı, İspanya almaktadır. Bu ülkeyi Yunanistan izlemektedir. Portekiz ile İrlanda ise, Fon kaynaklarından daha az oranda faydalanmışlardır.
Uyum Fonu kaynaklarından finanse edilen projeler, İspanya, Portekiz, Yunanistan ve İrlanda’da ulaştırma alt yapısının ve çevrenin geliştirilmesine katkıda bulunmuştur. 1993 yılından itibaren birçok proje Fon kaynakları ile desteklenmiştir. Gerçekleştirilen bu projeler sayesinde birçok kişiye iş alanları açılmış ve ekonomik aktiviteler artmıştır.
Türkiye, Topluluğun tam üyesi olsa idi hiç şüphesiz Uyum Fonundan faydalanan ülkelerden biri olacaktı. Satın alma gücü paritesi ile kişi başına GSMH’si, Topluluk ortalamasının yüzde 90′nından daha düşük olması Türkiye’ye bu hakkı sağlamaktadır. Diğer taraftan Türkiye’nin tam üyeliği ile satın alma paritesi ile kişi başına Topluluk GSMH’sı ortalaması daha düşük bir seviyede olacağından, İspanya, Fon kaynaklarından faydalanan ülkelerden birisi olmaktan çıkacaktır. Dolayısıyla Fon kaynaklarının dağılımında Türkiye, İspanya’nın yerini alacak ve yılda ortalama 1.500 milyon ECU’lük kaynağı Fondan temin edecektir.
Ancak, Topluluk, muhtemelen Türkiye’nin tam üyeliği halinde, İspanya’nın da Uyum Fonundan faydalanmasını temin edecek bir düzenlemeye gidecektir. Bu takdirde, Fon kaynaklarının artırılması ve Fonun ülkeler arasındaki paylaşımı yeniden düzenlenecektir. Her halûkârda, Türkiye’nin Fondan alabileceği kaynak değişmeyecek, buna karşılık başta İspanya olmak üzere, Fondan yararlanan mevcut ülkelerin alacakları kaynak miktarında bir miktar azalma olacaktır.
SONUÇ
Avrupa Topluluğu ile bir ortaklık yaratan Ankara Anlaşmasının imzalandığı 1963 yılından günümüze kadar dünyada, Türkiye’de ve Avrupa Birliğinde ekonomik, sosyal ve siyasal alanlarda önemli değişiklikler meydana gelmiş, uluslararası ekonomik ilişkiler yeni boyutlar kazanmıştır.
Altı üyeli bir Topluluk ile başlayan Türkiye - AB ilişkileri, 1973 yılında İngiltere, İrlanda ve Danimarka’nın, 1981 yılında Yunanistan’ın, 1986 yılında İspanya ve Portekiz’in ve 1995 yılında Avusturya, İsveç ve Finlandiya’nın katılımı ile bugün 15 üyeli bir AB ile sürdürülmek durumundadır.
1986 yılında başlayan GATT Uruguay Turu görüşmelerinin 1993 yılında anlaşmayla sonuçlanması ve 1 Ocak 1995 tarihinde Dünya Ticaret Örgütünün (DTÖ) kurulması ile, uluslararası ticareti düzenleyen yeni bir yapı ortaya çıkmıştır. DTÖ düzeyinde uluslararası düzenlemeler, imalat sanayi ürünlerinin yanı sıra, tarım ürünleri, hizmetler, fikri mülkiyet hakları, ticaretle ile ilgili yatırım tedbirleri ve ticaret politikalarını gözden geçirme mekanizmalarını da içine alan geniş kapsama sahip hale gelmiştir.
Uruguay Turu sonucu, Sübvansiyonlar ve Telafi Edici Vergiler, Ticarette Teknik Engeller, İthal Lisansları Prosedürü, Devlet Alımları, Gümrük Değerleme ve Anti-Damping Kodları DTÖ kapsamına alınmıştır. Ayrıca, Uluslarası Tekstil Ticaretini düzenleyen Teksil Ticareti Anlaşmasının 1 Ocak 2005 tarihinden itibaren yürürlükten kaldırılması kabul edilmiştir.
Uruguay Turu sonrasında sanayi ürünleri ithalatına uygulanan vergiler dört yıl içinde ortalama yüzde 34 oranında kademeli olarak indirilecek, tarım ürünleri ithalatında uygulanmakta olan vergilerde ise, 6 ilâ 10 yıl arasında, Gelişmiş Ülkeler yüzde 20, Gelişmekte Olan Ülkeler ise yüzde 13 oranında indirim yapacaktır. Ayrıca, tarım ürünleri ihracatında uygulanmakta olan sübvansiyonlar da azaltılacaktır.
Sovyetler Birliğinin dağılması ile Avrupa siyasi haritasında meydana gelen gelişmeler sonucu, iki Almanya birleşmiş ve daha güçlü ve büyük bir Almanya AB’deki yerini almıştır.
Eski Doğu Bloku ülkelerinin Rusya’nın etki alanından çıkmaları ve AB’ye tam üye olmak için yapmış oldukları müracatın AB’ce olumlu karşılanması ile AB’nin doğuya doğru genişlemesi süreci başlamıştır. Nitekim, AB Komisyonu 16 Temmuz 1997 tarihinde yayınladığı Gündem 2000 başlıklı raporunda 10 Merkezî ve Doğu Avrupa ülkesi ile Kıbrıs’ın genişleme sürecine dahil edilmesini önermiş, Bakanlar Konseyince de Polonya, Macaristan, Çek Cumhuriyeti, Slovenya, Estonya ve Kıbrıs ile tam üyelik müzakerelerinin başlatılması kararlaştırılmıştır.
Türkiye - AB ilişkilerinde de önemli gelişmeler yaşanmıştır. 1 Ocak 1973 tarihinde yürürlüğe giren Katma Protokol ile düzenlenen ve sanayi ürünlerinde taraflar arasındaki gümrük vergilerinin tedrici bir şekilde kaldırılmasını öngören Geçiş Dönemi, 6 Mart 1995 tarihli ve 1/95 sayılı Ortaklık Konseyi Kararı ile 1 Ocak 1996 tarihinde tamamlanmış ve Türkiye ile AB arasında gümrük birliği sağlanmıştır.
Türkiye’nin AB’ye yapmış olduğu tam üyelik müracaatının askıya alınmasından sonra taraflar arasında sürdürülen görüşmelerden bugüne kadar Türkiye’yi tatmin edecek bir sonuç alınamamıştır. Bu noktaya gelinmesinde şüphesiz AB’nin Türkiye’ye karşı sürdürmekte olduğu olumsuz tavrın rolü büyüktür. AB’nin bu tavrının gerekçeleri arasında, ortaya konan siyasî mülâhazaların yanı sıra, açıkça ifade edilmemekle birlikte, işçilerin serbest dolaşımı ile Türkiye’nin tam üyeliğinin AB Bütçesine getireceği malî yükün büyük rolü bulunmaktadır.
Bu nedenle, bu araştırmada Türkiye’nin tam üyeliğinin AB Bütçesine yapacağı etkiler üzerinde durulmuştur. Bilindiği üzere, AB Bütçesinin kendi öz kaynakları olup, bu kaynaklardan elde ettiği mali imkânları AB’nin ortak politikaları doğrultusunda üye ülkelere aktarılmaktadır. Türkiye de tam üye olarak AB içerisinde yerini aldığı zaman AB’nin bu sistemine dahil olacak ve Bütçesine katkıda bulunacağı gibi, Bütçe kaynaklarından da faydalanacaktır.
Tam üyelik halinde Türkiye, Bütçenin özkaynaklarını teşkil eden gümrük vergisi, tarım ürünleri ithalatından alınan vergiler, şeker üzerinden alınan vergiler ile Topluluk tarafından tespit edilen ortak metotlarla hesaplanan ve GSMH’sının yüzde 55′ini aşmamak kaydıyla katma değer vergisinin yüzde 1′ini ve GSMH katkı payı olarak GSMH’sının yüzde 1,27’sini Topluluk Bütçesine devredecektir.
1996 ve 1997 yılı verileri baz alınarak yapılan hesaplamaya göre, Türkiye, Topluluk Bütçesine, yılda ortalama, gümrük vergisi olarak 550 milyon ECU, tarım ürünleri ithalatından alınan vergiler kaleminden 30 milyon ECU, şeker ve glikoz vergileri kaleminden 100 milyon ECU, katma değer vergisi kaleminden 1.050 milyon ECU ve GSMH katkısı olarak 2.100 milyon ECU olmak üzere toplam 3.830 milyon ECU katkıda bulunacaktır.
Türkiye’nin AB’ye tam üyeliği, bir yandan Bütçe giderlerine bu şekilde katkısını zorunlu kılarken, diğer yandan AB Bütçesinden yararlanma imkânlarının da yolunu açmaktadır. Bütçenin en büyük gider kalemlerini teşkil eden ATYGF-GB kaynakları ile Yapısal Fon imkânlarından, Türkiye, önemli ölçüde yararlanacaktır.
Türkiye’nin gerek ATYGF-GB, gerekse Yapısal Fon kaynaklarından temin edeceği mali imkânların hacmi, AB’nin yapısını iyi tanıması ve AB standartlarında projeler üretmesi ile doğrudan ilişkilidir. Türkiye’nin kendisini en iyi şekilde hazırladığı varsayımında, Bütçe imkânlarından elde edebileceği kaynakların, yıldan yıla farklılıklar göstermesine rağmen, ortalama olarak, yılda; ATYBF-GB’den 6.400 milyon ECU, Yapısal Fonlardan 5.750 milyon ECU (ATYGF-YB’den 1.200 milyon ECU, ABKF’dan 2.300 milyon ECU, ASF’dan 750 milyon ECU ve Uyum Fonundan 1.500 milyon ECU) olmak üzere toplam 12.150 milyon ECU’ya ulaşması mümkündür.
Tablo : 46 -Türkiye’nin Tam Üyeliğinin AB Bütçesine Etkileri (Milyon ECU)
Türkiye’nin AB Bütçesine Katkısı Türkiye’nin AB Bütçesinden Faydalanma İmkanları
Gümrük Vergisi 550 ATYGF-GB 6.400
Tarım Vergileri 30 Yapısal Fonlar 5.750
Şeker ve Glikoz Vergisi 100 ATYGF-YB 1.200
Katma Değer Vergisi 1.050 ABKF 2.300
GSMH Katkısı 2.100 ASF 750
Uyum Fonu 1.500
TOPLAM 3.830 TOPLAM 12.150
Görüldüğü üzere, Türkiye AB’ye tam üye olarak katılacak olursa, 1996 ve 1997 yılı verileri esas alınarak yapılan bu hesaplamaya göre her yıl ortalama net olarak 8.320 milyon ECU’lük bir parasal kaynağa kavuşmuş olacaktır. Üstelik bu parayı hiçbir ülkenin veya Avrupa Parlamentosunun kısıtlaması olmaksızın kullanabilecektir.
Türkiye ile AB arasında gümrük birliğinin işlemeye başlamasını düzenleyen, 1/95 sayılı Ortaklık Konseyi Kararına ek olarak AB tarafından yayınlanan Mâli Deklarasyonla Türkiye’ye 5 yıllık bir dönem için verilmesi taahhüt edilen, ancak bazı ülkeler ve Avrupa Parlamentosunun çeşitli engellemeleri nedeniyle, bugüne kadar çok az bir kısmı kullanılabilen toplam 2.800 milyon ECU ile mukayese edildiğinde, Türkiye’nin kullanamadığı imkânların önemi daha iyi görülmektedir.
AB’ye 1981 yılında tam üye olarak katılan Yunanistan, 1997 yılına kadar AB’den toplam 34.686 milyon ECU net kaynak transfer etmiştir. Diğer bir ifade ile Yunanistan 15 yıl süreyle, yılda ortalama olarak, AB’den 2.312 milyon ECU tutarında kaynak kullanmıştır. Yunanistan 15 yıllık kaynak transferinin ortalaması böyle olmakla birlikte, yıllar itibariyle dağılımına bakıldığında, her yıl, bir önceki yıla göre daha fazla mali imkândan faydalanmıştır. Örneğin, AB’den 1990 yılında 2,5 milyar ECU alan Yunanistan, 1995 yılında 3,5 ve 1996 yılında ise 4 milyar ECU’den daha fazla kaynak kullanmıştır.
İspanya, AB’ye tam üye olarak katıldığı 1986 yılından 1997 yılına kadar geçen 11 yıllık süre içerisinde AB’den toplam 27.044 milyon ECU net kaynak transfer etmiştir. İspanya’nın kullanmış olduğu bu miktarın yıllık ortlaması ise 2.458 milyon ECU’ye tekabül etmektedir. Buna karşılık, özellikle son yıllarda İspanya AB Bütçesinden daha fazla faydalanmaya başlamıştır. Nitekim, 1994 yılında 3 milyar ECU kaynak kullanmışken, 1995 ve 1996 yıllarında bu miktarın 6,5 milyar ECU’yü aştığı görülmektedir.
Portekiz’in durumu da İspanya ve Yunanistan’dan farklı değildir. İspanya ile birlikte 1986 yılında AB’ye tam üye olarak katılan Portekiz, 11 yıllık bir süre zarfında AB’den toplam 15.139 milyon ECU net kaynak transferinde bulunmuştur. Portekiz de AB Bütçesinden her geçen yıl daha fazla miktarlarda olmak üzere faydalanmaktadır.
Bu üç ülkenin AB Bütçesinden almış oldukları payın her geçen yıl artmasında şüphesiz, Topluluğun artan mali imkanlarının olduğu kadar izlemekte olduğu politikaların da rolü büyüktür.
AB, özellikle 1985 yılında Avrupa Tek Senedinin kabulünden itibaren bölgesel ve yapısal politikalara ağırlık vermeye başlamış ve tarımsal politikalara ayırdığı kaynak larda kısıtlamalara gitmeye başlamıştır. Bu politikların uygulamaya konmasında, Topluluğun sanayileşmiş kuzey ülkelerinin etkisi olduğu kadar, dış dünyadan gelen, özellikle ABD ve Kanada, baskıların da büyük rolü olmuştur. Nitekim, tarım ürünlerinin DTÖ kapsamına alınması ile tarıma verilen desteğin giderek azaltılmasının kararlaştırılması, AB’nin tarım polikalarında da reforma gitmesini önemli ölçüde kolaylaştırmıştır..
Türkiye’nin AB’ye tam üye olarak katılmasının AB Bütçesine getireceği yükün yaklaşık 8 milyar ECU civarında olduğu, on Merkezi ve Doğu Avrupa Ülkesinin getireceği malî yükün ise 10 ilâ 12 milyar ECU civarında olduğu dikkate alındığında, AB’nin genişlemede yaptığı tercihin nedenlerini anlamak daha kolaylaşmaktadır.
Türkiye’nin, 1998 yılında ihtiyaç duyduğu dış kaynak miktarının ortalama 8 ilâ 10 milyar ABD Doları civarında olduğu dikkate alınacak olursa, AB üyeliğinin getireceği bu mali imkânın, ülkemiz açısından ne kadar önemli olduğu bir kez daha görülmektedir. Bu nedenlerle, Türkiye’nin AB ile ilişkilerinde, tam üyelik hedefine ulaştıracak politikaları geliştirmesi ve ısrarlı bir şekilde uygulamasının önemi açıkça görülmektedir.
EKLER
EK TABLO : 1a - Fransa’nın OTP Kapsamına Dahil Ürünler Üretimi (Bin Ton)
Ürünler 1990 1991 1992 1993 1994 1995 1996
1 Tahıllar 54.887,0 60.307,0 60.450,0 55.708,0 53.525,0 52.957,0 62.488,0
1.1 Buğday 33.312,0 34.483,0 32.508,0 29.324,0 30.653,0 30.969,0 35.946,0
1.1.1 Sert Buğday 31.417,0 32.004,0 30.613,0 28.427,0 29.602,0 29.931,0 ..
1.1.2 Durum Buğdayı 1.895,0 2.479,0 1.895,0 897,0 1.051,0 1.038,0 ..
1.2 Çavdar 236,0 216,0 208,0 189,0 176,0 196,0 219,0
1.3 Arpa 10.020,0 10.651,0 10.476,0 8.995,0 7.637,0 7.737,0 9.463,0
1.4 Yulaf 1.103,0 1.025,0 948,0 929,0 891,0 863,0 623,0
1.5 Mısır 9.291,0 12.787,0 14.886,0 14