AB-Türkiye ilişkileri

ile ilişkiler Türkiye için her zaman çok önemli, bir o kadar da zorlu bir süreci ifade eder. Ankara Anlaşması’nın imzalanmasıyla başlayan ve günümüze değin farklı evrelerden geçen ilişkileri şekillendiren gelişmeler kimi zaman tarafların birbirlerinden beklentilerinde değişikliklere yol açsa da, ne Türkiye tam üyelik kararından vazgeçebilmiş, ne de Avrupa Türkiye’yi tamamen reddedebilmiştir. Aralık 1997’deki Lüksemburg Zirvesi’nde adının tam üye adayları arasında yer almadığını gören Türkiye’nin tepkisi ile siyasi diyalogu kesme yönünde olmuştur. Aralık 1999 Helsinki Zirvesi’nde ise Türkiye’nin adaylığının teyit edildiğini ve bu ülke için de bir katılım öncesi strateji ve katılım ortaklığı belgesi hazırlanacağını ifade eden Konseyi’nin tutumundaki değişiklik, ilişkilerde tekrar karşılıklı yükümlülük ve beklentilerin ön plana çıktığı bir döneme girildiğini gösterir.
BİZ 81 YIL ÖNCE SÖYLEYECEĞİMİZİ SÖYLEDİK. ÇAĞDAŞLAŞMA YOLUNDA NE YAPTIYSAK KENDİMİZ İÇİN YAPTIK.
BUNDAN SONRA DA DOĞRU BİLDİĞİMİZ YOLDA İLERLEYECEĞİZ…

29 EKİM 1923 – 17 ARALIK 2004

GİRİŞ

Dünya pazarlarının birbirine yakınlaşması ve bütünleşmesi, mal ve sermaye dolanımın da sınırların kaldırılması, ülkelerarası alışverişte ortak normlara ve rekabetçi Pazar ortamının güç kazanması sonucu ekonomiler arası birlikler oluşturulmuştur. Bu birliklerin en önemli amacı üye ülkeler arasında Serbest Ticaretin kurulması, ekonomik kutuplar yaratılmasıdır. Bu amaca yönelik Ekonomik Bölgesel Birliklerin ilki Avrupa Ekonomik Topluluğudur.
Türkiye’nin dünya ekonomisinde yaşanan bu trendin dışında kalması düşünülemez. Bu nedenle Türkiye’nin Avrupa Topluluğu ile ilişkileri Gümrük Birliği ile önem kazanmıştır. Başlangıçtan beri Türkiye ve Avrupa Topluluğu ilişkilerini karşılıklı tanımlama arayışı içinde olmuşlardır. Doğaldır ki, kırk yılı aşan süre içinde hem Avrupa Topluluğu hem Türkiye önemli gelişmeler göstermiştir. Bir yandan bu gelişmeler, öte yandan dünyanın yaşadığı değişiklikler Türkiye-Avrupa Topluluğu ilişkilerinin sürekli yeniden tanımlanması gerektiğini ortaya çıkarmıştır.
Araştırma raporu olarak sunduğumuz çalışmamızda Türkiye-Avrupa Topluluğu ilişkilerinin Gümrük Birliği açısından değerlendirilmesi yapılmıştır.
İlk bölümde ’nin kurulması ve kısaca tanıtılması ikinci bölümde, Türkiye- İlişkilerinin Gelişimi üçüncü bölümde, Türkiye açısından önem taşıyan bazı Zirve Toplantıları dördüncü bölümde, Türkiye- Gümrük Birliğinin uygulanması son bölümde, Dünden Bugüne Türkiye- ilişkileri üzerinde durulmuştur.

BÖLÜM 1

1.1.AVRUPA BİRLİĞİNİN KURULUŞUNA VARAN GELİŞMELER

, birden bire ortaya çıkmış bir kuruluş değildir. Tersine, oldukça uzun bir geçmişe sahiptir ve buna öncülük eden bazı gelişmeler vardır. Denebilir ki, Avrupa birliğinin temel taşı 9 MAYIS 1950 tarihinde zamanın Fransız Dışişleri Bakanı Robert Schuman’ın yayınladığı ve Jean Monnet ile birlikte hazırladığı bir bildiri ile atılmıştır. Bu bildiride tüm Fransız-Alman kömür ve çelik üretim ve dağıtımının kartel denetimine verilmesi öngörülüyordu. Buna Schuman Planı da denmektedir. 18 NİSAN 1951 tarihinde altı Avrupa ülkesi,yani Belçika, Almanya, Fransa, İtalya, Lüksemburg ve Hollanda’nın Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu’nu kuran anlaşmayı imzalamaları ile Schuman Planı gerçekleştirilmiş oluyordu. Bu yeni topluluğun kurucuları, yürütülen faaliyetlerin geliştirilerek, ilerde Avrupa’nın siyasal birleşmesi yolunda daha ileri aşamalara ulaşacağını umuyorlardı. Altı üye ülke Dışişleri Bakanlarının 1955 yılında İtalya’nın Messina kentinde yaptıkları toplantı sırasında daha ileri bir birlik konusunda çalışmalar yapmak üzere, Belçika Dışişleri Bakanı Paul-Henri Spaak başkanlığında görevlendirilen bir komite kurulmuştu. Spaak Komitesi hazırladığı raporu ertesi yıl sundu. Bu rapor altı ülke arasında, 25 MART 1957’de Roma’da imzalanarak 1 OCAK 1958 tarihinde yürürlüğe girdi. Roma Anlaşması ile Avrupa Ekonomik Topluluğu ( AET ) VE Avrupa Atom Enerjisi Topluluğu ( Euratom ) kuruldu. Böylece daha önceden kurulan Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu ile birlikte birbirini tamamlayan üç kuruluş ortaya çıkmış oluyordu. Her üç kuruluş da aynı altı “kurucu üye “ arasında oluşturulmuştur: Almanya, Fransa, İtalya, Belçika, Hollanda ve Lüksemburg. Bu üç kuruluş birlikte, bugünkü ’nin öncüsü durumunda olan Avrupa Ekonomik Topluluğu’nu ( AET’yi ) oluşturur.

Related posts

Etiketler:, , , , , ,

Korku Oyunları

Komik Videolar

Aşk Şiirleri